10. Hukuk Dairesi 2023/2676 E. , 2024/8018 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3310 E., 2022/3713 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/550 E., 2022/239 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı ... vekili t…
**10. Hukuk Dairesi 2023/2676 E. , 2024/8018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3310 E., 2022/3713 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/550 E., 2022/239 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi ile karşı dava yönünden miktar nedeniyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı karşı davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... ile yaptıkları iş akdi gereği 2015-2013 yılları arasında çalıştığını, iş akdinin 2015 yılında hukuksuz bir şekilde son verildiğini, müvekkilinin iş tanımında olmamasına rağmen baro yöneticilerinin şahsi işleri ile de ilgilenmek zorunda bırakıldığını, çoğu zaman uykusuz ve yorgun bir biçimde iş yeri kurallarına riayet edebilmek adına 2 veya 3 saatlik uykuyla işe devam etmeye çalıştığını, davacının ekseriyetle baro eski başkanı olan ...'nın şahsi arabasında ve şahsi işleri için gece geç saatlere kadar çalıştırıldığını, bu sürecin 15.08.2013 tarihine kadar aynı tempoda devam ettiğini, 15.08.2013 tarihinde müvekkilinin asli görevi olan baronun işlerini devam ettirirken davalı ...'nın kendisini arayarak davalıya ait ... plakalı aracın servis randevusu olduğunu ve bu nedenle şahsi aracın servise götürülmesi talimatını verdiğini, aynı tarihte ve aynı anlarda Baro Yazı İşleri Müdürünün müvekkilini arayarak ev eşyaları için acil ikinci el eşyası satıcısı bulmasını istemiş, davacının başkanın aracını servise götüreceğini söylemiş ise de müdürün ısrar etmesi üzerine önce müdürün işlerini halletmiş, daha sonra aracı alınan servis randevusuna yetiştirmek istediği esnada trafik kazası geçirerek ağır yaralandığı, davacının her ne kadar bu kazada asli kusurlu olarak gözükse de kazanın asıl ve temel sebebinin müvekkilinin mesai mefhumu olmaksızın aylar boyu süren çalışması ve baro yöneticilerinin angaryalarından kaynaklı olduğunu, davacının geçirdiği kaza nedeniyle felç kalma tehlikesi yaşadığını, aylarca hastanede yattığını ve kazanın etkilerini halen atlamadığını, gördüğü rehabilitasyonun devam ettiğini, müvekkilinin genç yaşta kaza nedeniyle ciddi maluliyet yaşadığını, davalı ise anlaşılmayan nedenle davacının iş akdini sonlandırdığını, bunun üzerine işe iade davası açıldığını ve davacının işe iadesine karar verildiğini, ancak henüz kesinleşmediğini, yaşanan olaylardan dolayı davacının maddi ve manevi zor zamanlar geçirdiğini, SGK kayıtlarına göre davacının %48 maluliyetinin olduğunu belirtmiş, açıklanan nedenlerle 1.000,00 TL maddi, 70,000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu belli olduğu halde, davanın belirsiz alacak olarak açılmasının davanın usulden reddi sebebi olduğunu, davacının Antalya Barosu Başkanlığında 13.06.2006 - 27.01.2016 tarihleri arası çalıştığını, davacının kullanmış olduğu ... plakalı aracın 15.08.2013 tarihinde birden çok aracın karıştığı yaralamalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası yaptığını, bu kazada davacının asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın önceki dönem Baro Başkanına ait olduğunu, başkanın şahsi aracını baronun işlerinde kullanmasına izin verdiğini, kaza nedeniyle baro yönetimi ve personelinin derin üzüntü içinde olduğu ve davacıya her türlü maddi ve manevi desteğin verildiğini, davacının Antalya Özel ... Park Sağlık tesisinde fizik tedavisi ve rehabilitasyon uygulamasının yapıldığını, baro tarafından davacının Ankara GATA hastanesinde fizik tedavi görmesinin sağlandığı, davacının ağır şartlar altında çalıştığı, 2-3 saatlik uyku ile mesaiye geldiğinin asılsız olduğu, baronun gece geç saatlere kadar mesai yapılacak bir iş yoğunluğunun olmadığı, davacı cumartesi günleri çalışmış olsa dahi bunun karşılığı ücretin kendisine ödendiğini, başkanlıkça işe giriş çıkış saatlerinin kayıt altına alındığını, davacıya fizik tedavi görmesinden dolayı bir dönem geç gelmesine izin verildiğini, ancak davacının bunu suiistimal ettiğini, fizik tedavi gördüğüne dair hiçbir resmi doktor raporu sunmadığını, geç gelme olayını uzun süre devam ettirdiğini, davacının verilen görevi ihmal ettiği için 24.11.2015 tarihli tutanak tutulduğunu, bu kapsamda 23.11.2015 tarihinde görevli olduğunu CMK telefonundaki aramalara cevap vermeyerek CMK sisteminin işletilmesinde aksaklıklara neden olduğunu, davacının sürekli geç gelmesinden dolayı kurum içerisindeki diğer işçilerin çalışma performansını da etkilediği için feshin haklı ve geçerli bir fesih olduğunu, davacının manevi tazminat istemi dava dilekçesinde sunulduğu üzere daha önce yargılama konusu yapıldığını, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi uyarınca daha önce açılan davadaki miktarın bu dava ile yükseltilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafın maluliyet oranının henüz kesinleşmediğinin, tedavisinin devam ettiği belirtilmiş ve davanın reddini savunmuştur. Davalı karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı baro başkanlığında şoför olarak çalışan bir işçi iken 15.08.2013 tarihinde ağır kusuru ile neden olduğu kaza neticesinde yaralandığını, davacının tek kusurlu olarak neden olduğu kazanın davalı müvekkile ulaşması üzerine davacının ambulans ile sevk edildiği Antalya Eğitim Araştırma Hastanesine varmadan kendisini acil serviste karşıladığını, bizzat tedavisi ile kaza anından itibaren birebir ilgilendiğini, davalının baro başkanı olmasına karşın, şahsi aracını baronun işlerinin yürütülmesi için kullanılmasına müsaade ettiğini, davacı tarafın özel şoför olarak çalıştırılması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacının kaza tarihinde aracı tek başına kullandığı ve şoför sıfatı ile diğer davalı bünyesinde çalışan bir kişi olduğunu, davalı vekil edenin aracın kullanımı sırasında davacıya herhangi bir müdahalesi veya emir talimatının bulunmadığını, davacının aracı kurallara uygun şekilde kullanmayarak, çok süratli şekilde aracın kontrolünü kaybetmiş ve kendisi ile birlikte diğer kazaya karışan araçlar içerisindeki kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye attığını, davalı Baronun gecelere sarkan işlerinde davacının sürekli olarak bir yerlere intikal halinde değil, araç içerisinde veya dışında bekleme ve dinlenme halinde olduğunu, fazla çalışmasının karşılığının kendisine ödendiğini, davalı müvekkilin kazanın oluşumundan itibaren davacıya tüm maddi ve manevi desteği verdiğini, davacının iş akdinin feshi yönünden davalı baro başkanına yöneltilebilecek bir sorumluluğun olamayacağı, davacının maddi tazminat isteminin dava dilekçesinde sunulduğu üzere daha önce yargılama konusu yapıldığını, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi uyarınca daha önce açılan davadaki miktarın bu dava ile yükseltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın maluliyet oranının kesin olmadığı, tedavisinin devam ettiği, davacının kendi kusurundan dolayı hak sahibi olamayacağını, bu nedenle davanın reddini savunmuş, iş kazası nedeniyle 3. kişiye ödenen 2.194,00 TL maddi tazminatın davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davacı karşı davalı kazalının % 100 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle ;"...asıl dava yönünden, davacı-karşı davalının davasının reddine; karşı dava yönünden, davalı-karşı davacı ...'nın davasının kabulüne, 2.194,00 TL alacağın dava dışı şirkete ödeme tarihi olan 13.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacı ...'ya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı-karşı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur durumunun hatalı olduğunu, karşı davanın da reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Karşı davada verilen (2.194,00 TL) kabul hükmünün karar tarihi ve HMK'nın 341 inci maddesinde bulunan düzenleme itibariyle kesinlik sınırı (8.000,00 TL) kapsamında kaldığı anlaşılmakla, asıl dava yönünden 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesi kapsamında dosya incelendiğinde; dosyaya sunulan veya celp edilen kayıtlar ile tanık beyanları ve dosya kapsamına uygun olduğundan denetime elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu itibariyle, inceleme konusu hüküm yerinde bulunmuştur. Açıklamalarla birlikte, karşı dava yönünden hükmün kesin olduğu bu husus dışında ise dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun asıl dava yönünden esastan, karşı dava yönünden ise istinaf başvurusunun miktardan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı ... vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek yanızca asıl dava yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı-karşı davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.