Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyle hapis cezası verilen ve kovuşturması devam eden başvurucu hakkında 2011 yılında yapılan Komiser Yardımcılığı Sınavı'nın sorularını FETÖ/PDY aracılığıyla önceden aldığı ve anılan memuriyete yerleştiği iddiasıyla yeni bir ceza soruşturması başlatılmıştır. Gözaltına alınan başvurucu, üzerine atılı resmî belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından tutuklanması istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmiştir. Hâkimlik, 9/5/2017 tarihli bilirkişi raporunda başvurucunun sınavda kopya çekmiş olabileceğine dair tespite ve S.Ç. adlı tanığın başvurucunun sınav sorularını önceden gördüğüne ilişkin beyanına dayalı olarak başvurucunun isnat edilen suçlardan tutuklanmasına karar vermiştir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı 11/10/2019 tarihli iddianame ile resmî belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle başvurucu hakkında aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. İddianameyi kabul eden Antalya Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) müteaddit defa başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve son olarak 11/6/2020 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucunun karara itirazı Antalya Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 29/6/2020 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 23/7/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 24/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 22/9/2020 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve haftanın belirli günü kolluk birimine imza verme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Yargılama süreci sonucunda 11/6/2021 tarihinde yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar verilmiştir. Anılan karara karşı Başsavcılık istinaf kanun yoluna başvurmuş olup istinaf talebinin reddiyle karar 7/12/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Komisyon tarafından başvurucunun adli yardım talebi kabul edilmiş ve bu kararda incelenen şikâyetler haricindeki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, başvuruya konu şikâyetler yönünden ise başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.