12. Ceza Dairesi 2012/30361 E. , 2013/28693 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suçlar : 1-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma,2-Suç Üstlenme Hükümler : 1-Sanık ... hakkında;TCK'nın 179/3-2, 62, 53, 58.maddeleri gereğince mahkumiyet 2-Sanık ... hakkında; TCK'nın 270/1, 62, 51/1,3.maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenme suçlarından sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya i
**12. Ceza Dairesi 2012/30361 E. , 2013/28693 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suçlar : 1-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma,2-Suç Üstlenme Hükümler : 1-Sanık ... hakkında;TCK'nın 179/3-2, 62, 53, 58.maddeleri gereğince mahkumiyet 2-Sanık ... hakkında; TCK'nın 270/1, 62, 51/1,3.maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenme suçlarından sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık ...'nun trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Yozgat Belediyesinde çalışan sanık ...'nun, 4 saat 45 dakika sonraki ölçüme göre 1,36 (olay anında 2,07) promil alkollü olduğu halde, idaresindeki belediyeye ait kamyonet ile 21/01/2012 günü saat 17:30 sıralarında, meskun mahalde, bölünmüş yolda, ışık kontrollü kavşakta kırmızı ışık nedeniyle beklemekte olan önündeki mağdur ...'a ait araca durur vaziyette iken arkadan çarparak ve bu aracın da öndeki mağdur ...'a ait araca çarpmasına ve ...'nin aracındaki bir kısım yolcuların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmalarına ve araçlarda maddi hasara sebep olması, olay sonrası durmayarak kaçan sanığın ifade vermek üzere aynı gün gece saat 23:00 sularında yanında yine aynı belediyede işçi olarak çalışan sanık ...'le birlikte birlikte emniyete gelerek ...'in olay anında aracı kendisinin kullandığı ve sanık ...'ın da yanında oturduğu yolunda beyanda bulunmasını sağlayıp kendisinin de bu doğrultuda beyanda bulunması, ancak belediyenin kurum avukatı ...'nun olaydan 3 gün sonra Emniyet Müdürlüğü'ne müracat ederek, kurum olarak yapmış oldukları araştırmada aracı sanık ...'ın kullandığını fakat alkollü olması nedeniyle olay yerinden kaçtığını, daha sonra sanık ...'i "ben alkollüyüm, bu halimle ... sürücüsü olarak ifade verirsem mesleğimden olurum" diyerek aracı kendisinin kullandığını söylemeye ikna ettiğini tesbit ettiklerini beyan etmesi üzerine 24/1/2012 tarihli savunmasında olayın aslını anlatmaya mecbur kalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken, olayın oluş şekli, sanığın alkol düzeyinin yüksekliği ve olay sonrası davranış tarzı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin eleştirilen husus dışında kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın TCK'nın 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki velayet, vesayet, kayyımlık hak ve yetkilerini kullanmasına yönelik hak yoksunluğunun, kendi alt soyu açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar” diğer kişiler yönünden “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” devamına karar verilmesi gerekirken, diğer kişiler yönünden de “koşullu salıverilme tarihine kadar” devamına karar verilmesi suretiyle anılan Kanunun 53/3. maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanık hakkındaki hüküm fıkrasının son bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın, mahkumiyet hükmünün kanuni sonucu olarak TCK'nın 53/1,a,b,c,d,e maddesindeki haklarını kullanmaktan aynı maddenin 2. fıkrası gereğince mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53/1,c bendindeki velayet, vesayet, kayyımlık hak ve yetkilerini kullanmasına yönelik hak yoksunluğunun ise kendi alt soyu açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar devamına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkındaki suç üstlenme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın suç üstlenme suçundan dolayı TCK'nın 270/1 ve 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ise de; evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.