5. Hukuk Dairesi 2025/8166 E. , 2026/4326 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/462 Esas, 2025/608 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/2 Esas, 2024/133 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dava…
5. Hukuk Dairesi 2025/8166 E. , 2026/4326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/462 Esas, 2025/608 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/2 Esas, 2024/133 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 20... parsel sayılı taşınmaza imar planında çocuk bahçesi ve oyun alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada mahkemenin görevsiz olduğunu, Muğla İdare Mahkemesinin görevli olduğunu, davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Marmaris ve Çevresi Turizm Alanı Marmaris Revizyon Uygulama İmar Planında çocuk bahçesi ve oyun alanı fonksiyonunda kaldığını, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının talep ettiği kamulaştırma bedelinin fahiş ve kabul edilemez olduğunu, taşınmazın onlarca hissedarının olduğunu, davacının hissesini daha yüksek hisse sahiplerine satabileceğini ya da ortaklığın giderilmesi davası açabileceğini, dava konusu taşınmazın denize uzak konumda olduğunu, şeklinin geometrik olarak uygun olmadığını, dava dilekçesinde sunulan emsallerin emsal olamayacağını, davalı idarenin taşınmaz üzerinde gelir getirici herhangi bir faaliyetinin olmadığını, taşınmaz üzerine asfalt dökme, parke taşı döşenmesi vb. herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını, Mahkemece kanunda belirtilen şartlara sahip bilirkişilerce keşif yapılmasını, kanunda belirtilen oranda indirim yapılması hususunun gözetilmesi gerektiğini, davacının tanık deliline dayanmasına muvafakat etmediklerini, faiz taleplerine itiraz ettiklerini, davada maktu vekâlet ücretinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının usul ve kanunlara aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz bedelinden düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın uygulama imar planında çocuk bahçesi ve oyun alanı olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığı, bu yönüyle fiili el atma eyleminin gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 1'inin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, bu itibarla kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup arsa vasfında olan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/998 Esas, 2024/6381 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1'de hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve bahsedilen Dairenin uygulamaları gereğince bu tür davalarda maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden Mahkemece harcın nispi olarak alınması ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması ve Mahkemece dava konusu taşınmazda davacılar adına kayıtlı olan hisselerin iptali ile çocuk parkı olarak tapuya tesciline karar verilmesine rağmen davalı ... adına tescil hükmü kurulmaması doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin vekâlet ücretine yönelik kararının doğru olduğunu, vekâlet ücretinin nispi hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın vekâlet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaz bedelinden düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 20... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında çocuk bahçesi ve oyun alanı olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gözetildiğinde fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur. 4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.