10. Hukuk Dairesi 2023/10112 E. , 2023/11167 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2077 E., 2022/3352 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2022/46 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince isti…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10112 E. , 2023/11167 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2077 E., 2022/3352 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2022/46 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, davacının aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan davalı şirketlere ait iş yerlerinde 13.11.2008-09.10.2012 tarihleri arası yaz kış kesintisiz çalıştığını, davalı ... Otelcilik İşlt. Tur....Ltd. Şti. çalışanı iken ücret alacaklarının verilmemesi nedeniyle işten ayrıldığını, davalı şirket yetkilisi ... her yıl işlettiği otelin adını ve şirketi değiştirerek davacıyı çalıştırmaya devam ettiğini, 29.05.2009-31.08.2009 arası davalı ... Tur. İnş....Ltd.Şti., 12.07.2011-13.02.2012 arası davalı ... Tur. İnş....Ltd.Şti. 23.03.2012-05.05.2012 arası davalı ... Otelcilik İşl.Tur...Ltd. Şti. tarafından Kuruma bildirimlerinin yapıldığını, geriye kalan dönemler için Kuruma bildirilmediğini, sigortalı gösterilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... Turizm İnşaat Tekstil San.ve Tic. Ltd. Şti ile ... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'ye Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre diğer davalı ... Otelcilik İşl. Tur. Tic. İth. ve İhr. Ltd. Şti'.ye usulüne uygun şekilde tebliğ yapılmış, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını hak düşürücü sürenin geçtiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosyada toplanan bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda davanın kabulüne, 15.03.2010 - 30.04.2010, 04.03.2011 - 11.07.2011, 14.03.2012 - 24.03.2012, 06.05.2012 - 10.06.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı şirketler nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, bordro tanıklarının davacının davalıya ait bulunan iş yerinde kesintisiz ve aynı işverene bağlı olarak çalıştığını gördüğüne dair şüpheden uzak ifade bulunmadığını, hizmet tespiti davalarında eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, Kurum kayıtları, bordro tanık beyanları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında talebe konu sürede kesintisiz mevsimlik hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının davalı işverenlerce Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine dair talebinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 13.11.2008-09.10.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanun'un kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihde kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. İnceleme konusu dosyada; davacı davalı şirketler nezdinde çalıştığını, ancak tüm hizmetlerinin bildirilmediğini belirterek çalışmasının tespitini talep etmiş, Mahkemece davacının 15.03.2010 - 30.04.2010, 04.03.2011 - 11.07.2011, 14.03.2012 - 24.03.2012, 06.05.2012 - 10.06.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı şirketler nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Davacının hizmet cetvelinin incelenmesinden 29.05.2009-31.08.2009 arası davalı ... Tur. İnş...Ltd. Şti., 12.07.2011-13.02.2012 arası davalı ... Tur. İnş...Ltd.Şti. 23.03.2012-05.05.2012 arası davalı ... Otelcilik İşl.Tur...Ltd. Şti. tarafından Kuruma bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... Tur.İnş...Ltd.Şti.'den 29.05.2009-31.08.2009 tarihleri arasında bildirimi olup, davacının başkaca bildirimi olmaması ve Mahkemenin kesintili kabulü karşısında 15.03.2010-30.04.2010 dönemi yönünden hak düşürücü süre irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca kararda her bir işveren nezdinde geçen çalışma sürelerinin ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken tüm davalıların nezdinde çalıştığı kabul edilerek infaza elverişli olmayan hüküm kurulması yerinde değildir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.