2. Hukuk Dairesi 2019/3247 E. , 2019/10000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonund
**2. Hukuk Dairesi 2019/3247 E. , 2019/10000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilerek davalı kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmiş, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Hükme karşı, davalı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince kadının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 140/5. maddesinde; "Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir" hükmü yer almıştır. HMK'ya göre, iddia ve savunmanın ileri sürdüğü vakıaların hangi delillerle ispat edileceğinin dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasındaki dilekçelerde gösterilmesi gerekir. İlk derece mahkemesi, 19/09/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında, davalı kadın vekili tarafından sunulan cevap ve ikinci cevap dilekçesinde tanık deliline dayanılmadığından bahisle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/04/2016 tarih ve 2014/2695 esas, 2016/522 karar sayılı kararı uyarınca, davalı kadının tanık dinletme talebinin reddine karar vermiştir. Davalı kadın, yasal süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile ikinci cevap dilekçesinin içeriğinde, iddialarını ileride dinleteceği tanıklarla ispat edeceğini belirtmek suretiyle, usule uygun şekilde tanık deliline dayanmış ve cevap dilekçesinden sonra sunduğu 10/03/2017 havale tarihli dilekçede de tanıklarının isimlerini bildirmiştir. O halde, yasal süresinde sunduğu dilekçelerinde tanık deliline dayanan davalının 10/03/2017 havale tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıklarının dinlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.10.10.2019 (Prş.)