İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KAŞ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:10/11/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :01/09/2025 KARAR TARİHİ:26/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca is…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:KAŞ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ:10/11/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :01/09/2025 KARAR TARİHİ:26/03/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... civarında ,Antalya Serik yolu üzerinde bulunan Aksu İlçesi ... Mah. ... karayolunda, müvekkil ... ' in yolcu konumunda bulunduğu ... Plakalı ... 'nın kullanımındaki motorsiklet normal bir hızda sağ şeritte ilerlerken davalı ... kullanımında olan ... Plakalı ... marka Ticari araç sol şeritten en sağ şeride geçerek aniden sinyal yakmadan ... İstasyonuna girmek üzere sağa kırınca davaya konu haksız fiil oluşturan kaza meydana geldiğini, oluşan kazada müvekkilimin adeta vücudunda hasar almayan yeri kalmadığını, kafasında yüzünde belinde ellerinde lezyonlar oluştuğunu, sargıya alındığını, tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın ... balıkçılık şirketine kayıtlı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilim ... şiddetli şekilde savrulduğunu, ambulansla hastaneye baygın şekilde kaldırıldığını, ilk müdahalesi Antalya ... Hastanesinde yapıldığını, ilk muayenesinde Dr. ... tarafından düzenlenen adli muayene raporunda Beyin Travması olabileceği düşünülerek Beyin Cerrahisine sevki uygun görüldüğünü, hastaya Beyin Cerrahisi servisine takip amacı ile yatış önerildi " şeklinde tanılar konulduğunu, sonrasında omzunda ve belinde kırık teşhisi konulduğunu, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi nde sol omzundan ameliyat olmuş , platin takıldığını, halen vücudunda kalıcı yaralar mevcut olup sol omzunda platin takılı şekilde hareket kısıtı mevcut olduğunu, müvekkil evine ekmek getirmek zorunda olup mecburen Antalya tahtakale mağazasında şarküteri bölümünde çalıştığını, kaza anında da asgari ücretle çalıştığını, kazadan kaynaklı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Nolu dosyasıyla soruşturma yürütülmüş akabinde açılan dava olan Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi nin ... E. Sayılı dosyasında alınan ... Tarihli Bilirkişi raporunda ... Plakalı araç sürücüsü olan davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/2 -b Maddesindeki "Şerit değiştirmeden önce gireceği şerite sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek" kuralını ihlal ettiği, ... in yolcu konumunda olduğu motorsikletin sürücüsü dava dışı ... 'nın ise herhangibir kural ihlali olmadığı kanaat ve rapor edildiğini, davalı ... oluşan kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu olup müvekkilimin uğradığı manevi zarar ve oluşacak işgücü kaybının doğrudan illiyet bağı ile sorumlusu olduğunu, Antalya Arabuluculuk Bürosunun ... ve Antalya Arabuluculuk Bürosunun ... nolu dosyalarıyla arabuluculuk dava şartı yerine getirildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığını, aynı zamanda ... Sigorta A.Ş. ye 13.05.2024 tarihli dilekçe ile ön başvuru koşulu da yerine getirildiğini, müvekkil ... in yaşadığı haksız fiil sadece kendisini değil diğer davacılar anne ve babası olan ... ve ... i de derinden etkilediğini, bu nedenle çekilen acının her ne kadar karşılığı olmasa da Hala sol Omzunda hareket kısıtı olan ... İçin 240.000 TL ,Anne ... için 30.000 TL ve baba ... için 30.000 TL manevi tazminatın Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep etmek zorunluluk arz ettiğini, müvekkil ameliyat sürecinde ve süreçten sonra düzenli periyotlarla (6 kez) kontrole Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ne gitmek zorunda kaldığını, yaşadığı evin bulunduğu ilçe olan Aksu ilçesinden Antalya Araştırma Hastanesi ne gidiş geliş ücretlerinin hastane masrafları dahilinde karşılanmasını, müvekkilin kaza tarihinden sigortalı işe giriş tarihine kadar olan sürede geçici işgöremezlik talebinde bulunduğunu, müvekkil ...'in yaşı da dikkate alınarak hayat boyu mahrum kalacağı sürekli iş göremezlik ödeneğinin de hesaplanmasını, Davalı şirket ve Davalı ... ın mal kaçırma kastına istinaden ileride alacaklarımızı teminat altına almak istemesi nedeniyle davalı ... ve ... şirketinin tüm mal varlığına dava değeri kadar sonradan arttırılmak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 04.09.2025 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile, takdiren 10.000,00 TL teminatın mahkememiz veznesine yatırılması yada kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkememize sunulması halinde davalı ... ve davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı menkul ve gayri menkul mal varlıkları üzerine dava değeri kadar tutar yönünden ihtiyati haciz konulmasına," karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermesinden sonra davacıların süresinde dava açmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararının geçersiz hale geldiğini, geçersiz hale gelen ara karar için yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulamayacağını, ihtiyati haciz kararının dava değerinin tamamı için verildiğini, ancak Antalya 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dosyada davacı ...'in açtığı 750.000,00 TL'lik manevi tazminat davasında mahkemenin alacağın %13'ü olan 100.000,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verdiğini, bu nedenle bu dosyada alacağın tamamı üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında tespit edilen kusur yönüyle kusurlu tarafın davacı olduğunun belirlendiğini, kendilerinin ticari bir firma olduğunu, bu nedenle ticari işlemlerinin sekteye uğradığını, ihtiyati haciz şartlarının dosyada oluşmadığını, ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesini istinaf etmiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, haksız eylemden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24/05/2016 gün ve 2016/4517-6851 E.K. sayılı ilamı). Somut olayda; dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davacı ... 'in Antalya Serik yolu üzerinde karayolunda seyrettiği sırada yolcu bulunduğu ve sürücü ... 'nın kullanımındaki motorsiklet de normal hızda sağ şeritte ilerlerken davalı ...'ın kullanımında olan ... plakalı ticari aracın sol şeritten en sağ şeride aniden sinyal yakmadan ... istasyonuna giriş yapması nedeniyle kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığı, tarafların kusur durumlarının yargılama sırasında tespit edileceği, davacıların davalılara yönelik alacak hakkının haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, dolayısıyla 2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerindeki şartların oluştuğu anlaşılmakla mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalıların istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılardan Alınan harç istinaf karar harcını karşıladığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...