T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1650 Karar No : 2025/9424 DAVACI :... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/1650 E. , 2025/9424 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1650 Karar No : 2025/9424 DAVACI :... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu meslekten çıkarma kararı ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın gerekçesiz olduğu, 2802 sayılı Kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerine uyulmadığı, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, sosyal medyada yaptığı paylaşımının suç teşkil etmediği ve dava konusu işlem ile fikir ve ifade hürriyetinin ihlal edildiği, söz konusu paylaşımın suç teşkil edip etmediği, 2802 sayılı yasanın hangi maddesine aykırılık teşkil ettiğinin belirtilmediği, yapılan paylaşımın içeriği incelendiğinde suç teşkil edecek veya disiplin cezasını gerektirecek herhangi bir ifade bulunmadığı, söz konusu paylaşımın kapalı gurup olan ve ancak hukukçuların üye olabildiği www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde mesleki sorunları dile getiren genel ifadelerin yer aldığı, herhangi bir kişiyi veya kurumu hedef almayan fikir ve ifade hürriyeti kapsamındaki beyanlar olduğu, uyarı cezası dahi verilmesini gerektirmeyecek, zamanaşımına uğramış beyanlarından dolayı meslekten çıkarma cezası verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına aykırı davranıldığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği belirtilerek dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin eylemlerinin suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü, davacının zamanaşımı itirazına itibar edilemeyeceği, davacıya soruşturma aşamasında savunma hakkı tanındığı, dava konusu işlemde de belirtildiği gibi ilgililerin görevlerini yerine getirirken vicdani kanaatlerinden başka herhangi bir etki altında kalmadan sadece hukuku uygulayacakları yönündeki beklentiden uzak şekilde, birer Devlet görevlisi oldukları hususunu gözardı ettikleri, görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getiremeyeceklerini soruşturmaya konu işlem ve tasarruflarıyla açıkça ortaya konulduğu ve bu yönüyle eylemlerinin kamuoyu nezdinde hâkimlik, savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu. İlgili yasa hükümlerinde ceza kovuşturmasının sonucunun beklenmesini gerektiren amir bir düzenlemenin bulunmadığı, 2802 sayılı Kanunun 72. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların mahkûm olması veya olmamasının ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, davacının sübuta eren fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69/son maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaliyle, bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir Dosyanın incelenmesinden : dava konusu işlemin dayanağını oluşturan soruşturma kapsamında yapılan incelemelerle ; davacının da aralarında olduğu ilgili hakim ve cumhuriyet savcılarının www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde yaptığı paylaşım içeriklerinde; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, MİT Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesiyle ilgili paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumların bulunduğu , bahse konu paylaşımların siyasi görüş içerdiği, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedelediği, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda davacının ; www.adalet.org sitesinde, "Selden kütük kapmak.." başlığı altında "Öncelikle; Hesap vermesi gereken herkes yargılanmalı, herkes yaptıklarından ötürü hukuk çerçevesinde hesap vermelidir. Ancak; Hakkı, hukuku, kamu vicdanını bir tarafa bırakarak; "Hakim" vasfını yitirerek, "Korku" ve "Selden Kütük Kapma Gayreti" ile.. Sırf emir büyük yerden geldiği için karar verenler, Kütüğü kapamadan! O sel sizi yutacak... Bilinsin ki hukuksuzluğa ve haksızlığa sayfalarca gerekçe uydursanız da; Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır..." şeklinde paylaşımda bulunduğu tespit edilerek , eyleminin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğunun değerlendirilmesi sonucu , 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 'uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Diğer yandan , davacının ,Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 5. Dairesinin 23.06.2020 tarihli ve E:2017/5851, K:2020/2630 sayılı kararı ile ''davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15.12.2021 tarih ve E:2021/318 , K:2021/2992 sayılı kararıyla istemin reddine dair verilmiş kesin kararın bulunduğu dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği değerlendirilerek 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından, dava dilekçesinde 2802 sayılı Kanunda disiplin cezaları için öngörülen zamanaşımı sürelerine uyulmadığı iddia edilmiş ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinde davacı hakkında yürütülen ceza davalarına ilişkin yapılan inceleme sonucunda, Hakimler ve Savcılar Kurulu .... Dairesinin davaya konu ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle kovuşturma izni de verilmesi üzerine Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı hakkında açılan davada; .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak neticeten 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu görüldüğünden, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 72. maddesinin son fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca davacının zamanaşımı iddiaları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : HSK Genel Kurulunca daha önce meslekten çıkarılmalarına karar verilen bazı yargı mensuplarının sosyal paylaşım sitelerinde yapmış oldukları paylaşımları hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu .... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur. Anılan soruşturma iznine HSK Kurul Başkanı tarafından "Olur" verilmesi üzerine, ... Cumhuriyet Savcısı iken meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında; 12/05/2015 tarihinde, www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde;" Selden kütük kapmak.." başlığı altında "Öncelikle; Hesap vermesi gereken herkes yargılanmalı, herkes yaptıklarından ötürü hukuk çerçevesinde hesap vermelidir. Ancak; Hakkı, hukuku, kamu vicdanını bir tarafa bırakarak; "Hakim" vasfını yitirerek, "Korku" ve "Selden Kütük Kapma Gayreti" ile.. Sırf emir büyük yerden geldiği için karar verenler, Kütüğü kapamadan! O sel sizi yutacak... Bilinsin ki hukuksuzluğa ve haksızlığa sayfalarca gerekçe uydursanız da; Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır..." şeklinde paylaşımda bulunduğu iddiaları nedeniyle soruşturma başlatıldığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 15/01/2019 tarihli soruşturma raporunun incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Hakim ve cumhuriyet savcılarının, meslek hayatı boyunca yaptığı iş ve davranışlarında, yaptığı mesleğin önemi nedeniyle bağlı olduğu bir takım evrensel etik kurallar vardır. Nitekim 2001 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Hindistan' ın Bangalor kentinde kabul edilen Yargı Etiği İlkeleri ile 2005 yılında kabul edilen Budapeşte ilkeleri, uluslararası belgelerden istifade edilip hazırlanan, yargı mensuplarına yönelik uyması gereken evrensel etik kurallar içermektedir. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 27.06.2006 yılında 315 sayılı kararıyla kabul ettiği Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde yer alan tarafsızlık değeriyle ilgili bölümde, "hakimin mahkeme içinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hakim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak davranışlar içerisinde olmalıdır, hakim kamuya açık olsun veya olması, herhangi bir şahıs veya mesele hakkında adil yargılanmayı etkileyecek yorum yapmamalıdır." Dürüstlük değeri ilkesiyle ilgili "hakim tüm faaliyetlerinde uygunsuz davranışlardan ve uygunsuzluk görüntüsü oluşturmaktan kaçınmalıdır. Sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hakim, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumundadır, bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapmalıdır." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir. 2005 yılında Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilen ve ülkemiz için de bağlayıcı olan "Budapeşte İlkeleri" olarak bilinen bildirgede, "Savcıların her zaman ve her koşulda görevlerini adil ve tarafsız yerine getirirler, mesleki gizliliği korumalıdır, özel yaşamlarındaki faaliyetleri nedeniyle savcılık hizmetinin fiili dürüstlüğünü, adilliğini, tarafsızlığını veya buna ilişkin makul algıları zedelememelidir." şeklinde evrensel etik ilkeler düzenlenmiştir. Disiplin dosyasında ilgili hakim ve cumhuriyet savcıları, www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde bazı paylaşımlar yapmıştır. Bu paylaşımların içeriklerinde özetle; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesi ilgili yapmış oldukları paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlar olduğu tespit edilmiştir. İlgili hakim ve savcıların paylaşımları ile yargı alanında etik kuralları düzenleyen uluslararası belgeler ve mesleki teamüller ile birlikte değerlendirildiğinde; çağdaş demokratik toplumların üç saç ayağından biri yargı erki olduğu, yargı mensuplarının icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle uluslararası evrensel etik kurallarına bağlı olarak meslek hayatında veya özel yaşantılarında doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık görüntüsünü zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmaları ve mesleğin vakarını muhafaza etmesi gerektiği, bahse konu paylaşımların içeriğinde siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar yer almaktadır. İlgililer her ne kadar savunmalarında özetle; düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında paylaşımları yaptıklarını söylemiş ise de; bu paylaşımlarla, mağduriyet algısını oluşturmak amacıyla, kamu oyu baskısı oluşturmak ve FETÖ/PDY lehine sistematik ve planlı bir şekilde, yürütülen organizasyonun parçası olarak, etik ilkelere aykırı olarak doğruluk, dürüstlük, bağımsızlık ve tarafsızlıklarını yitirecek şekilde olduğundan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığından savunmalarına itibar edilmemiştir. İlgililerin sosyal medyadaki paylaşımların amacı, içeriği bir bütün olarak bakıldığında evrensel etik kurallarına aykırı, seçilen meşru hükumetin yıpratılması, FETÖ lehine mağduriyet algısının oluşturulması, hükumet aleyhine yapılan soruşturmaların kamu baskısı kurularak meşruiyet kazandırılması amacıyla yapıldığı, eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu anlaşıldığından,.." şeklinde yer verilen gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedilmesi üzerine, bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, belirtilen kararların iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacı hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu .... Dairesinin davaya konu ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle kovuşturma izni de verilmesi üzerine Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan dolayı hakkında açılan davada;... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak neticeten 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapığı yeniden inceleme talebinin reddine dair kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/12/2021 tarihli ve E:2021/318, K:2021/2992 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti hâkimleri ve savcılarının takip edecekleri etik ilkeleri belirleyen ve bağlayıcı bir belge olan Türk Yargı Etiği Bildirgesi'nin 3.1. maddesinde, "Adil yargılamanın gereği olarak, herhangi bir tarafa iltimas göstermeden ve ayrımcılık yapmadan tarafsız bir şekilde hareket ederler."; 3.2. maddesinde, "Tarafsız hareket etmekle yetinmez, objektif bir bakış açısıyla tarafsızlıklarına ilişkin her türlü kuşkuyu bertaraf edecek bir duruş sergilerler. Yargıya güvenin sağlanması ve sürdürülebilmesi için tarafsız olmak kadar, tarafsız görünmenin de önemli olduğu bilincindedirler."; 3.3. maddesinde, "Mesleki ve sosyal hayatlarında tarafsızlık ilkesine aykırı düşebilecek her türlü ayrımcı söylem ve davranıştan kaçınır; konuşma ve beden dilini tarafsızlıklarını ihlal etmeyecek biçimde kullanmaya özen gösterirler."; 3.4. maddesinde, "Sosyal medya başta olmak üzere, kitle iletişim araçları vasıtasıyla yapacakları yorum, değerlendirme ve paylaşımların kolaylıkla amacını aşan sonuçlar doğurabileceğini ve tarafsızlıklarını sorgulanır hale getirebileceğini öngörerek hareket ederler."; 5.1. maddesinde, "Kendilerine duyulan güvenin, yargıya olan güvenle doğrudan ve ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunun bilinciyle bütün işlem, eylem ve kararlarında yargıya güveni temin eder ve güçlendirirler."; 5.5. maddesinde, "Özel hayatlarında, mesleki güvenilirliklerine gölge düşürebilecek davranışlarda bulunmamaya hassasiyet gösterirler."; 5.6. maddesinde, "İfade özgürlüklerini, yargıya duyulan güveni sarsmayacak ve siyasi tarafgirliğe düşmeyecek biçimde kullanırlar."; 7.1. maddesinde, "Mesleklerinin yaşamlarına kattığı değer ve yüklediği sorumluluğun bilinciyle görevlerinin gerektirdiği hassasiyetle davranırlar."; 7.3. maddesinde, "Toplumun kendilerinden yargı hizmetinin kaliteli sunulmasının yanı sıra erdemli olmalarını da beklediğinin bilincindedirler."; 7.7. maddesinde, "İfade özgürlüğü kapsamında yazılı, görsel, işitsel ya da sosyal medyada düşüncelerini açıklarken veya paylaşımlarda bulunurken, mesleğin gerektirdiği etik ilkelere uygun hareket ederler." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının 12/05/2015 tarihinde, www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde; "Selden kütük kapmak.." başlığı altında "Öncelikle; Hesap vermesi gereken herkes yargılanmalı, herkes yaptıklarından ötürü hukuk çerçevesinde hesap vermelidir. Ancak; Hakkı, hukuku, kamu vicdanını bir tarafa bırakarak; "Hakim" vasfını yitirerek, "Korku" ve "Selden Kütük Kapma Gayreti" ile.. Sırf emir büyük yerden geldiği için karar verenler, Kütüğü kapamadan! O sel sizi yutacak... Bilinsin ki hukuksuzluğa ve haksızlığa sayfalarca gerekçe uydursanız da; Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır..." şeklinde yaptığı paylaşımın 2014 HSK seçimlerinde sözde bağımsız görünümlü FETÖ/PDY terör örgütü mensubu adayların yargıyı ele geçirmesini önlemek adına bir araya gelmiş hakim ve savcılardan oluşan platformun adaylarını herkesin önünde küçük düşürmek ve dolaylı olarak destek oldukları FETÖ/PDY terör örgütü mensubu adayların kazanmasının önünü açmak adına yapıldığı, bu haliyle söz konusu paylaşımları içerik olarak Anayasa ile güvence altına alınan ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşarak hâkimlik ve savcılık mesleğinin temel kriterleri ile bağdaşmayacak nitelikte söylemler içerdiği görülmektedir. Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda sarf ettiği söz ve paylaşımların hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların iadesine karar verilmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. disiplin //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };