8. Hukuk Dairesi 2017/15993 E. , 2020/1705 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; dava konusu 738 nolu parselin bir kısmının kıyı çizgisi içerisinde kaldığından bahisle ilgili kısmın tapusunun ip…
**8. Hukuk Dairesi 2017/15993 E. , 2020/1705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; dava konusu 738 nolu parselin bir kısmının kıyı çizgisi içerisinde kaldığından bahisle ilgili kısmın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ilk olarak davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine 1. Hukuk Dairesinin 15.04.2010 tarihli ve 2010/3157 Esas, 2010/4316 Karar sayılı ilamı ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozma kararı verilmiş; bozma üzerine Mahkemece davalı tarafın yargılama giderlerini kabul etmesi sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, yine davacı tarafın temyizi ile hüküm 1. Hukuk Dairesi tarafından 28.11.2011 tarihli ve 2011/10417 Esas, 2011/11873 Karar sayılı ilamı ''Mahkemece; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem yapılarak 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükmü gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiş olması karar tarihi itibariyle doğru ise de, anılan Yasanın Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Esas sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 23.07.2011 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve usulü kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse de, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı nedeniyle 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılması zorunlu hale gelmiştir.'' gerekçesi ile bozulmuş; Mahkemece bozma sonrası keşif yapılmış, yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi kurulu raporuna göre taşınmazın tamamının kıyı çizgisinin dışında kaldığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar veriilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir.