4. Hukuk Dairesi 2016/5091 E. , 2018/1505 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/12/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tem…
**4. Hukuk Dairesi 2016/5091 E. , 2018/1505 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 27/12/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili; 16/12/2011 tarihli ... Gazetesi'nin ilk sayfasındaki "Adaletin Tecellisi" başlığıyla haber yapıldığını, haberin yanına müvekkillerinin fotoğrafları konularak, fotoğrafın üzerine "kurtlar vadisi gibi" başlığı atıldığını, beşinci sayfasında bahsedilen habere devam edilmiş, müvekkillerinin fotoğrafları konularak, mahkeme kararının bir bölümü yayınlandığını, müvekkillerinin ...'a yapılan saldırıda bizzat rol oynadığını, dosyaların birleşmesi ile ...'a yapılan saldırının sanıkları arasında yer aldığını, çete ile ilgileri olduğunu ve karanlık ilişkilerin içerisinde olduğunun belirtildiğini, fotoğrafları konularak suçlu olarak lanse edildiğini ve kişiliklerinin zedelendiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; dava konusu haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığını, müvekkilinin topluma yanlış bir izlenim verici hiçbir açıklama da bulunmadığını, davacıların kişilik haklarına herhangi bir saldırıda bulunulmadığı, haberin amacının gerçekleri gün ışığına çıkararak toplumu haberdar etmek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haberin içeriğindeki mevcut olan ifadelerde, iddia edilen suçların davacılar tarafından gerçekleştirildiğine dair net, tartışmasız, yargılamaya muhtaç olmaksızın hüküm verilmiş ve bunun neticesinde davacıların atılı suçları işledikleri yönünde ifadeler taşıması davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi