21. Hukuk Dairesi 2012/15147 E. , 2013/19973 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle biriken aylıkların faiziyle tahsiline, davalı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından…
**21. Hukuk Dairesi 2012/15147 E. , 2013/19973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle biriken aylıkların faiziyle tahsiline, davalı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibarıyla yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir. Somut olayda, SGK tarafından yaptırılan kontrol memuru araştırmasına göre, davacı ve eşinin boşandığı halde birlikte yaşadıkları yönünde kuvvetli kanıtlara ulaşılmış ise de mahkemece kurum tarafından düzenlenen raporda dinlenen komşu beyanlarında geçen ifadeler doğrultusunda araştırma yapılmaksızın sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm tesis edilmiştir. Yapılacak iş, davacının boşanma tarihinden sonra özellikle 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonraki dönemde, hangi adres veya adreslerde kimlerle birlikte ikamet ettiği, diğer bir anlatımla bu dönemde boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının belirlenmesi için davacının ve boşandığı eşinin muhtarlık ve seçmen bilgi kayıtlarının, varsa çalışmaları nedeniyle resmi kurumlara ve işverenlere verdikleri adreslerin, bağlı bulundukları nüfus idaresindeki kayıtlı adreslerinin veya yapılmış ise adres nakillerine dair bilgilerin sorulması, oturulduğu belirlenilen adres veya adrese komşu binaların kapıcı, yönetici ve oturanları arasında zabıtaca konu hakkında bilgisi olabileceklerin belirlenerek mahkemece bu kimselerin beyanlarına başvurulmak ve özellikle tutanak tanığının beyanında geçtiği üzere davacının boşandığı eşinin apartman karar defterinde imzasının bulunduğu yönündeki iddia karşısında, apartman karar defteri istenilerek davacının boşandığı eşinin apartman sakini olarak imzasının bulunup bulunmadığı, öte yandan apartman aidatlarının kimin tarafından yatırıldığı hususlarının özelikle apartman yöneticisi de dinlenmek suretiyle tespit edilip, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.