4. Hukuk Dairesi 2022/2364 E. , 2024/11539 K. MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1468 E., 2021/1451 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/95 E., 2017/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırl…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2364 E. , 2024/11539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1468 E., 2021/1451 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/95 E., 2017/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının üstlendiği baraj yapım işi sırasında yapılan kazı çalışmaları sonucu çıkan hafriyatın Bingöl ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve içme suyu hattının geçtiği taşınmaza döküldüğünü ve bu sırada aşırı dolgu yapıldığını, aşırı dolgu sebebi ile belirtilen alandaki isale hattında heyelan meydana geldiğini ve içme suyu hattında kayma oluştuğunu, zararın davalının baraj çalışmaları sebebi ile dökülen malzemeden kaynaklandığını, Bingöl iline 10 gün boyunca içme suyu ulaştırılamadığını, bu nedenle belediyenin gelirlerinde kayıp oluştuğunu, müvekkilinin zarar gören boru hattının onarımı nedeniyle de zararı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 166.026,00 TL onarım bedeli ve 423.283,20 TL gelir kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Adıyaman mahkemeleri olduğunu, söz konusu hattın onarım bedelinin bilirkişi raporu ile tespit edilebilecek bir konu olmadığını, meydana gelen olayda müvekkilinin bir kusuru olmadığını, dava dilekçesinde zararın ne şekilde hesaplandığı ve gerçekleştiğinin hiçbir şekilde ifade edilmediğini, yalnızca belediyenin abonelerine su sağlayamama nedeni ile uğradığı zarardan bahsedildiğini, içme suyu boru hattının geçirildiği güzergahın çok yakınında fay hattı bulunduğunu, bölgenin depremsel açıdan aktif olduğunu, müvekkili tarafından inşaata başlanmadan önce de isale hattının geçtiği bölgede meydana gelen heyelanlar nedeniyle içme suyu boru hattı güzergahının büyük bölümünde değişiklik yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan kazıların yüzeysel olması nedeniyle heyelana sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının eylemi nedeniyle zararın meydana geldiği yönünde keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları olmasına rağmen keşif yapılmadan ve olay yerini görmeyen bilirkişilerce düzenlenen rapora itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, tespit dosyasında alınan raporunun, Bingöl Valiliği tarafından hazırlanan teknik raporun ve İlk Derece Mahkemesince alınan 21.07.2016 tarihli bilirkişi raporunun yöreyi iyi bilen uzman ekipler tarafından düzenlendiğinden bu raporların hükme esas alınması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, uzman bilirkişiler tarafından ve yerinde yapılan keşif neticesince alınan raporların değerlendirilmediğini, özelikle harfiyatın döküldüğü bölgede zemin üzerine aşırı bir yük oluşturması nedeniyle zararın meydana geldiğini, diğer bölgelerde böyle bir durumun söz konusu olmadığını, harfiyatın dökülmesinin heyelanı tetiklediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı tarafından yürütülen baraj yapım işi sırasında çıkan hafriyatın davacıya ait içme suyu hattının bulunduğu taşınmaza dökülmesi ve aşırı dolgu nedeniyle meydana gelen heyelan sonucunda içme suyu hattında zarar meydana gelmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan raporun önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.