9. Ceza Dairesi 2021/3945 E. , 2023/7106 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/56 E., 2014/326 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanu…
**9. Ceza Dairesi 2021/3945 E. , 2023/7106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/56 E., 2014/326 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/508 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Usul ve Kanuna aykırı olan kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece katılan mağdurenin hazırlık ve mahkeme ifadelerinde detaylarda kısmi farklılıklar olsa da özü itibari ile örtüşen beyanları, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü okula gitmek için evden çıkan katılan mağdurenin canı istemediği için okula gitmediği ve caddelerde dolaşmaya başladığı, bu sırada kendisini ... ... olarak tanıtan daha sonrasında ise yapılan teşhis tutanağında kesin olarak teşhis ettiği sanık ... olduğu anlaşılan kişi ile karşılaştığı, olay günü kendisinin üstünün biraz ıslak ve çamurlu olduğu, bunun üzerine sanığın kendisine yardımcı olabileceği, arkadaşının evine götürebileceğini söylemesi üzerine kendisinin de bunu kabul ettiği ve birlikte dört katlı bir binanın dördüncü katına çıktıkları, evin içerisinde sanığın kendisine yaklaşarak sarılmaya ve öpmeye çalıştığı ve birlikte sevişmek istediğini söylediği ve bir defa dudağından öptüğü, kendisinin ise bu durumu kabul etmeyerek yapma dediği, sanığın ise bir kaç defa bu teklifi yenilemesi üzerine katılan mağdurenin evden çıkarak gittiği, sanığın da bu duruma engel olmadığı akabinde katılan mağdurenin polis tarafından bulunduktan sonra bu olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılmış olup, her ne kadar gerek tanık anlatımları, gerekse katılan mağdurenin dosyaya yansıyan kişiliği itibari ile sorumsuz ve sorunlu bir yapısının bulunduğu anlaşılıyor ve beyanlarındaki detaylar yönünden kısmi farkılıklar söz konusu ise de katılan mağdurenin sanığın kendisine yönelik teklif ve davranışları konusunda tutarlı ve istikrarlı beyanlar olduğu, sanığın da savunmasında her ne kadar cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını kabul etmeyerek suçlamayı reddetmiş ise de kendi ikrarından da anlaşılacağı üzere katılan mağdureyi söz konusu eve götürdüğünün sabit olduğu, yine sanık her ne kadar bu eylemi katılan mağdureye yardım amacıyla yaptığını belirtmiş ise de bir kız çocuğuna yardım etme biçiminin gerek toplumumuzun örf ve adetleri, gerekse katılan mağdurenin yaşı, olayın olduğu yerin kırsal bir bölge değil şehir merkezi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde kolluk kuvvetlerine kolaylıkla ulaşabileceği ya da telefon ile herhangi bir yetkili makama bilgi verebileceği bu hususun çok zor ve külfetli bir husus olmadığı ancak sanığın bu şekilde yardım yöntemini tercih etmeyerek hayatın olağan akışına aykırı olarak ve kimsenin bulunmadığı bir eve götürmeyi tercih etmesinin ve katılan mağdurenin sanık ile daha önceden herhangi bir tanışıklığının dolayısıyla husumetinin ve iftira atmayı gerektirecek bir nedeninin bulunmayışı, yine sanığında savunmasında ikrar ettiği üzere sanığın ismini ... ... olarak katılan mağdureye söylemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın on beş yaşından küçük olan katılan mağdureyi hürriyetinden yoksun kılarak söz konusu olayın gerçekleştiği yer olan eve götürüp burada sevişmek istediğini birkaç kez tekrarlayıp ve sarılmak suretiyle dudağından öpmesi şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeniyle çocuğa yönelik cinsel amaçlı olarak hürriyetten yoksun kılma ve sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.