6. Hukuk Dairesi 2023/3544 E. , 2023/4060 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/47 E., 2021/441 K. DAVA TARİHİ : 30.05.2013 HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birl. Davaların Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. …
**6. Hukuk Dairesi 2023/3544 E. , 2023/4060 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/47 E., 2021/441 K. DAVA TARİHİ : 30.05.2013 HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birl. Davaların Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili temyiz etmiş, Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesince karar bozulmuş, ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: ASIL ve BİRLEŞEN DAVALARDA: I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin/işçilerinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının/davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA: II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı ...-Tem Temizlik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı idare arasındaki sözleşmede işçi alacakları ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, işçi alacaklarından sorumluluğun davacıda olduğunu, müvekkilinin ancak işçilerin kendisinde çalıştığı süre ile sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı Yakoza Temizlik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş ve dava konusu edilen işçilik alacaklarından sorumluluğun asıl işveren davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2013/586 Esas, 2016/104 Karar sayılı kararıyla; ödenen miktarın yarısının asıl işveren sıfatı ile davacının uhdesinde kalması gerektiğine yönelik bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dikkate alınması neticesinde asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2016/7394 Esas, 2019/4949 Karar sayılı ve 27/11/2019 tarihli kararı ile mahkemece, tacir olan her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili hususlarda doğan hukuk davalarının 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca ticari dava sayılacağı ve davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiği, Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği dikkate alınmaksızın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olmasının usul ve yasaya aykırı bulunması neticesinde ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödenen miktarın yarısının asıl işveren sıfatı ile davacının uhdesinde kalması gerektiğine yönelik bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dikkate alınması neticesinde asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, asıl davada davalı ...Şti'den 8.157,27 TL, davalı Yakoza Temizlik Ltd.Şti'den 5.145,60 TL, 2013/587 esas sayılı dosyasında, davalı ...Şti'den 2.761,00 TL, davalı Yakoza Temizlik Ltd.Şti'den taleple bağlı kalınarak 5.411,16 TL, 2013/588 esas sayılı dosyasında, davalı ...Şti'den 8.062,29 TL, davalı Yakoza Temizlik Ltd.Şti'den taleple bağlı kalınarak 5.093,38 TL, alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Asıl ve birleşen davalarda dava konusu edilen miktar dikkate alındığında davalılar lehine hükmedilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin haksız olduğunu, ödenen tazminat tutarlarından %50 ‘si oranında davalıların sorumlu olacağına ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğunu, sorumluluğun davalılarda olduğunu, raporun hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436 ve 437 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalıların ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davalarda davacı yararına BOZULMASINA, Temyiz peşin harcın istek halinde iadesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 04/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.