1. Ceza Dairesi 2022/7688 E. , 2023/4742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı 7226 sayılı Kanun'un geçici birinci maddesinin (a) fıkrası uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (5271 sayılı Kanun) belirlenen sürelerin 13.03.2020 ile 30.04.2020 tarihleri arasında duracağı, 30.04.2020 tarihinde 31114 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 29.04.2020 tarihli 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı ka
**1. Ceza Dairesi 2022/7688 E. , 2023/4742 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı 7226 sayılı Kanun'un geçici birinci maddesinin (a) fıkrası uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (5271 sayılı Kanun) belirlenen sürelerin 13.03.2020 ile 30.04.2020 tarihleri arasında duracağı, 30.04.2020 tarihinde 31114 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 29.04.2020 tarihli 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla sürenin 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı, bu itibarla 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında temyiz sürelerinin işlemeyeceği de dikkate alındığında, sanık müdafiinin 25.05.2020 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/53 Esas, 2019/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/1949 Esas, 2020/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (lehe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde katılan ...'ın yolda yürüdüğü sırada, sanığın bir yıl kadar önce kendisini yaralaması nedeniyle aralarında husumet bulunan katılanı gördüğü ve kimliği tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte yanına gittikleri, kısa boylu şahsın katılanın koluna girip elini omzuna attığı, katılanın; ''Sen kimsin elini çek!" diyerek arkasına döndüğü esnada, arkasında bulunan sanığın, katılana bıçakla saldırarak bel bölgesinden ve baldırından iki bıçak darbesi ile yaraladığı, katılanın sol böbreğinin alınması nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, teşhis tutanağı, kamera kayıtları, video analizi bilirkişi raporu, hastane yazı cevapları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur. 3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin Gaziosmanpaşa Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 30.11.2017 tarihli adlî muayene raporunda; katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve sol böbreğinin alınması nedeniyle organlarından birinini işlevinin yitirilmesine neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince teşebbüs hükümleri uygulanırken eksik ceza tayin edilmesinin aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle eleştirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık müdafiinin; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden; Katılanın anlatımları ile uyumlu adlî muayene raporu, sanığın ikrarı ve kamera kayıtları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, sanık ve katılan arasında önceye dayalı husumet bulunması, Dairemizce de izlenen kamera kayıtlarına göre sanığın öldürmeye elverişli bıçakla katılanın hayatî bölgesini hedef alarak şiddetli bir şekilde bıçağı saplaması ile katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve böbreğinin alınması nedeniyle işlev kaybına neden olacak şekilde yaralandığı, acil müdahale ile kurtarıldığı, sanığın ilk bıçak darbesinden sonra da eylemine devam ederek kaçmaya çalışan katılana bıçak savurduğu ve bacağından yaraladığı dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin anılan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Karar başlığında suç tarihinin 23.10.2017 yerine 25.11.2017 olarak hatalı gösterilmesi, 2. Sanığın aşamalarda alınan istikrarlı savunmalarında olay tarihinden bir yıl kadar önce katılanın, arkadaşları ile birlikte kendisini döverek bacağından bıçakladığını, olay günü de katılanı yolda gördüğünde bu husumet nedeniyle eylemini gerçekleştirdiğini iddia ettiği, sanık savunmasının kovuşturma aşamasında dinlenilen tanıkların beyanları ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kovuşturma aşamasındaki yazı cevapları ile desteklendiği, sanığın katılana yönelik eylemini gerçekleştirmesi için dosyaya yansıyan başkaca bir nedenin bulunmadığı, katılanın kendisini bıçakla yaralamasından duyduğu hiddet ve öfkenin etkisi ile üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümündeki (1) ve (2) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.03.2020 tarihli ve 2019/1949 Esas, 2020/514 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.