Başvuru, Yüksek Askerî Şûra kararı ile görevden alınan Türk Silahlı Kuvvetleri personeline sağlanan haklardan yararlandırılmama işlemine karşı açılan davada benzer durumda olan personelden farklı uygulama yapılması, gereği gibi savunma yapma imkânı sunulmaması, haksız olarak suç isnat edilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, eşitlik ilkesinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; Yüksek Askerî Şûra kararı ile görevden alınan Türk Silahlı Kuvvetleri personeline sağlanan haklardan yararlandırılmama işlemine karşı açılan davada benzer durumda olan personelden farklı uygulama yapılması, gereği gibi savunma yapma imkânı sunulmaması, haksız olarak suç isnat edilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, eşitlik ilkesinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 6/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde astsubay olarak görev yapmakta iken Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararı ile 2007 yılında meslekten ihraç edilmiştir. 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun geçici maddesi uyarınca başvurucu, YAŞ kararı ile ihraç edilen personele sağlanan imkânlardan (maaş, tazminat vb.) faydalanmak için başvuruda bulunmuş ancak Millî Savunma Bakanlığı tarafından talep reddedilmiştir. Başvurucu, söz konusu ret işlemine karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) nezdinde dava açmıştır. AYİM Birinci Dairesi (Mahkeme) 26/9/2012 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir. Başvurucu söz konusu yargılama sürecinde kendisine hükme esas alınan belgelerin incelettirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi 6/5/2015 tarihli ve B. No: 2012/775 sayılı kararı ile hükme esas alınan belgelerin başvurucuya incelettirilmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği sonucuna varmış, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir. İhlal kararı uyarınca yeniden yargılama yapan mahkeme öncelikle hükme esas alınan belgeleri başvurucunun incelemesine sunmuş ve başvurucuya bu belgelere ilişkin itirazlarını ileri sürme imkânı vermiştir. Mahkeme yeniden yargılama sonucunda 7/4/2016 tarihli kararı ile davayı reddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle mevcut uyuşmazlığın meslekten ihraç edilme işlemine ilişkin olmayıp başvurucunun 926 sayılı Kanun'un geçici maddesinden yararlandırılma talebinin reddi işlemine yönelik bulunduğu ve bu yararlandırılmama işlemin hukuki değerlendirmesinin yapılacağı hatırlatılmıştır. Millî Savunma Bakanlığının 926 sayılı Kanun'un geçici maddesi uyarınca daha önce meslekten ihraç edilmiş olanlara imkân tanımak noktasında açık bir takdir yetkisinin bulunduğu vurgulanarak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucunun yapılan idari soruşturma sonucunda gerek kendi ifadesinden gerekse meslektaşlarının beyanlarından uyuşturucu temini ve kullanımı faaliyetinde bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun birlik içinde hız limitlerini aşarak askerî araç kullanması nedeniyle beş gün göz hapsi cezası da almış olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun idari soruşturma sırasında ifadesi alınırken iradesinin fesada uğratıldığını veya zorlandığını ortaya koyan bir kanıt bulunmadığı ve dosya içindeki bilgilerin hükme ulaşmak için yeterli olduğu hususlarının altı çizilmiştir. Ayrıca disiplin hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığından masumiyet karinesinin ihlalinin de söz konusu olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak idarenin takdir yetkisini objektif ölçülere uygun bir biçimde kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği kanaatine varılmış ve ret gerekçesi oluşturulmuştur. Başvurucu, ret hükmünü 13/5/2016 tarihinde tebellüğ etmesinin ardından 6/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 926 sayılı Kanun'un geçici maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler veya vefatları hâlinde hak sahipleri, bu madde hükümlerinden yararlanabilmek için altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvururlar.Milli Savunma Bakanı, başvurunun kabulüne veya reddine en geç altı ay içinde karar verir. Milli Savunma Bakanı, hazırlık amacıyla sadece gerekli yazışmaların yapılması hususunda yardımcı olmak üzere gerektiğinde komisyonlar kurabilir ve bu komisyonlara, ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından temsilci çağırabilir. İlgililerin, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesine esas bilgi ve belgeler Genelkurmay Başkanlığınca en geç altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına gönderilir." 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde; İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''