3. Hukuk Dairesi 2021/2619 E. , 2022/2602 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 22/03/2022 tarihinde davacı vekili Av…
**3. Hukuk Dairesi 2021/2619 E. , 2022/2602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 22/03/2022 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı sitenin o dönemki yönetimi ile 01/01/2005 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi imzalayarak, binanın duvarının dış cephesinin ışıklı reklam panosu konularak kullanımı konusunda anlaştıklarını, ancak davalı yönetimin 05/01/2008 tarihinde kiralanan alandaki reklamları indirdiğini, bu nedenle açtıkları dava ile kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespit edilmesine rağmen davalı yönetimin kiralanan alanın kullanılmasına izin verilmediğini, bu nedenle sözleşme konusu reklam duvarını kullanamamasından kaynaklı uğradığı zararlara karşılık şimdilik 50.000 TL tutarındaki alacaklarının, sözleşmenin fesih tarihi olan 09/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalılar; kira sözleşmesinin 31/12/2007 tarihinde sona erdiğini, bu tarihe kadar davacı kiracının kiralanan alanı reklam yeri olarak kullandığını, davacı tarafından daha önce açılan tazminat davasının reddedilerek kesinleştiğini, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davacının reklam alanının kullandırılmaması nedeniyle açtığı tazminat davasının İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/11 E. 2013/63 K. sayılı (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/502 Esas sayılı) dosyası ile reddedilerek kesinleştiği gerekçesiyle, dava şartı olan kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince; her iki dava konusunun farklı dönemlere ilişkin olduğu ancak uyuşmazlığın doğduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nın 250. maddesi uyarınca seçimlik haklarından birisini kullanmayan kiracının tazminat talep edemeyeceğine yönelik mahkeme kararının kesinleştiği ve davacı tarafından da dava dilekçesinde ifade edildiği üzere 08/04/2015 tarihli ihtara kadar fesih veya kira indirimi yönünde bir seçimlik hakkının kullanılmadığı, bu nedenle açılan davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.