Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1984 E. , 2024/4281 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1984 Karar No : 2024/4281 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... Mirasçıları; -... -... -... 6- ... Mirasçıları -... ..., ... 7- ... 8- ... Eksport Madencilik San. ve Tic. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. .. KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... p…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1984 E. , 2024/4281 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/1984 Karar No : 2024/4281 DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... Mirasçıları; -... -... -... 6- ... Mirasçıları -... ..., ... 7- ... 8- ... Eksport Madencilik San. ve Tic. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. .. KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... ve ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazları kapsayan alanda 16/11/2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nın iptali istenilmiştir. DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın İzmir İli, Bornova İlçesi sınırlarında kaldığı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında toplu işyeri, akaryakıt+LPG ve servis istasyonu, belediye hizmet alanı ve kültürel tesis alanı olarak belirlendiği; davacılar tarafından ise, daha önce askeri alan kullanımında kalan taşınmazın, askeri alan kullanımından çıkarılması halinde yalnızca sosyal tesis alanı olarak belirlenebileceği, yapılaşmaya açılamayacağı halde bu alanın askeri alandan çıkarılarak kentsel yerleşim alanına alındığı alandan geçen otoyolun 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kuzeye kaydırıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında yapılan revizyon ile Naldöken bölgesinde kavşak eklendiği iddialarıyla dava konusu çevre düzeni planının iptali gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :Davalı tarafından, usul yönünden, derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda yol güzergahının belirlendiği, planın şematik olduğu ve kesin güzergahın alt ölçekli planlar ile belirleneceği, 23.06.2014 tarihinden bu yana planda değişiklik yapılmadığı, 2018 tarihli plan değişikliklerine davacıların itirazlarının olmadığı savunularak davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarihli, ... sayılı karar ile onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, (eski .. parsel), yeni ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel, ... ada, ... ve ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alana ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. Taşınmazlar, dava konusu çevre düzeni planında kentsel yerleşik alanda kalmaktadır. Çevre düzeni planları, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak, ilgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen veriler ve bu veriler kapsamında yapılan analiz, etüt ve araştırmalar sonucunda, tarihi, doğal ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra kontrollü kentleşmenin ve gelişmenin hedeflendiği, imar planlarını yönlendirecek strateji ve politikaların ve bunun yansıması mekansal kararların üretildiği, şematik dili olan, plan notları ve raporuyla bütün olan planlardır. Dolayısıyla genel arazi kullanım kararları getiren çevre düzeni planlarına ilişkin kararlar, gelecekteki nüfusun durumu hakkında kestirimlerin yapılması suretiyle yerleşim ve sanayi alanlarının gelişme yönünün belirlenmesi ve bu sırada, tarım alanları, orman alanları, meralar, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapının korunması, diğer bir ifade ile fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, yatırımların yer seçimlerinin ve gelişme eğilimlerinin yönlendirilmesi ve toprağın korunma, kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlemesi amacıyla oluşturulur. Bu niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak olan çevre düzeni planlarının, yine bu plana dayanılarak yapılan ve parsel bazında arazi kullanım kararlarını belirleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlardan farklı olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlığa konu planın, plan notlarının 4.6 sayılı maddesinde de kentsel yerleşme alanları; bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen kentsel kullanım alanları olarak, 4.7 sayılı maddesinde, kentsel yerleşik alanlar; büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlar olarak, 4.8 sayılı maddesinde, kentsel gelişme alanları; bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların gerçekleşeceği alanlar olarak tanımlanmış, 8.1.1.1 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş alanların bütünü olduğu belirtilmiş, 8.1.1.2 sayılı maddesinde, bu planda kentsel yerleşme alanı olarak gösterilmiş olsun ya da olmasın, bağlı bulundukları kentsel yerleşme merkezlerinden kopuk biçimde konumlanan, belediye sınırları içine alınarak mahalleye dönüşmüş/dönüşecek kırsal yerleşme alanlarında yapılacak alt ölçekli planlarda; çevre düzeni planında önerilmiş gelişme alanı varsa bu alan sınırları da dikkate alınarak, gelişme alanı belirlenmemiş yerleşim birimlerinde ise varsa geçmişte belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarına ilişkin sınırlar da dikkate alınarak, yerleşmenin kendi gereksinimi kadar alanın alt ölçekli planların hazırlanacağı, alt ölçekli planlarda, yerleşmenin sahip olduğu geleneksel doku ve yapılaşma özellikleri ile çevresindeki alanın doğal özelliklerinin planlama aşamasında dikkate alınması ve koruma kararlarına dönüştürülmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş, 8.1.1.3 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları v.b. alanların yer alabileceği, kentsel yerleşme alanlarında organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, serbest bölgeler, sanayi tesisleri ile endüstriyel hammadde ve mamul ürünlerinin açık ya da kapalı olarak depolanacağı tesislerin yer alamayacağı, kentsel yerleşik alanlarda var olan sanayi tesislerinin, ekonomik ömrü dolduğunda sanayi alanlarına taşınacağı, bu planda kentsel yerleşme alanları için belirlenmiş olan nüfus kabulü esas olmak üzere, kentsel yerleşmeler içindeki yoğunluk dağılımının imar planlarında yapılacağı, imar planında yer alacak nüfusun, o yerleşme için bu planla getirilen toplam nüfus kabulünü aşamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının niteliği ve plan notları dikkate alındığında, anılan planlarda belirlenen kentsel kullanım alanlarının tamamının yapılaşmaya açılacağı çıkarımının yapılamayacağı, bu sınırların ölçeğin gerektirdiği üzere gelişmenin yönünü gösterecek şekilde şematik olduğu ve kentsel yerleşik alanların yapılaşmaya açılması ya da yeşil alan gibi sosyal donatı alanlarına ayrılmasına ilişkin belirlemelerin alt ölçekli planlarda yapılabileceği kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığa konu çevre düzeni planında, taşınmazlara kentsel yerleşik alan işlevi verilmesi, anılan taşınmazların yapılaşmaya açıldığı anlamına gelmediğinden, askeri alan olması nedeniyle otoyolun bu alandan geçirilmediği, sonrasında ise bu alanların yapılaşmaya açıldığı iddiasıyla açılan bu davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince; Danıştay Altıncı Dairesinin 28/02/2022 tarih E:2022/926, K:2022/2257 sayılı davanın süreaşımı yönünden reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/12/2022 tarihli, E:2022/2587, K:2022/4074 sayılı kararı ile ..., ... ve ...'ya ilişkin kısmının değişik gerekçe ile onanması, diğer davacılara ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/02/2024 tarihinde, davacı vekili Av....'ın ve davalı idare vekili Hukuk ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandıktan sonra uyuşmazlığın çözümü için gerekli görüldüğünden verilen 14/02/2024 tarihli, E:2023/1984 sayılı ara kararı üzerine cevap dilekçesinin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı İdarenin usule ilişkin ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, eski ... parsel sayılı taşınmaz, Milli Savunma Bakanlığı tarafından 09/12/2007 tarihinde TOKİ'ye devredilmiş ve Orgeneral Cemal Gürsel Kışlasının askeri güvenlik bölgesi sınırları dışına çıkarılmıştır. ... tarih ve ... sayılı TOKİ tarafından onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmaz, "konut dışı kentsel çalışma alanı", "ticaret alanı" ve "park alanı" olarak belirlenmiş olup, anılan imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Yargı kararının uygulanması amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 24/03/2016 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında, dava konusu taşınmaz "toplu işyerleri, ticaret alanı, ibadet alanı, belediye hizmet alanı, akaryakıt+LPG servis istasyonu alanı ve park" kullanımlarına ayrılmış, bu planlara karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile imar planlarının iptaline karar verilmiştir. Yine yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla bu defa, uyuşmazlık konusu taşınmazın "toplu işyerleri, ticaret alanı, ibadet alanı, belediye hizmet alanı, akaryakıt+LPG servis istasyonu alanı ve park" olarak belirlenmesine dair 16/04/2018 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile imar planlarının iptaline karar verilmiş, bu nedenle plansız kalan taşınmaza ilişkin 10/01/2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının 03/02/2020-04/03/2020 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine, anılan imar planları ile birlikte taşınmaza ilişkin 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı'nın ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle, 05/08/2020 tarihinde, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açılmıştır. Anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, davanın görev yönünden reddine ve dosyanın Danıştay'a gönderilmesine yönelik kararı üzerine, 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 01/12/2020 tarih ve E:2020/10424, K:2020/11775 sayılı dilekçe ret kararına istinaden kayda giren yenileme dilekçesi ile 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planının; dava konusu taşınmazın İzmir İli, Bornova İlçesi sınırlarında kaldığı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında toplu işyeri, akaryakıt+LPG ve servis istasyonu, belediye hizmet alanı ve kültürel tesis alanı olarak belirlendiği; davacılar tarafından ise, daha önce askeri alan kullanımında kalan taşınmazın, askeri alan kullanımından çıkarılması halinde yalnızca sosyal tesis alanı olarak belirlenebileceği, yapılaşmaya açılamayacağı, alandan geçen otoyolun 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kuzeye kaydırıldığı iddialarıyla, iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 10/07/2018 tarihli 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak, (c) bendinde ise, havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2.fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 19. maddesinde: “- (1) Genel Müdürlük; otoyol, Devlet ve il yolları ağına giren karayolu güzergâhlarına ve bunların değişikliklerine ilişkin planlarını hazırlayarak, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerde imar planlarına işlenmesini belediye veya ilgili kurum ve kuruluşlardan talep eder. Belediye veya ilgili kurum ve kuruluşlar, karayolu güzergâhlarına ilişkin söz konusu planlara varsa itirazlarını en geç otuz gün içinde bildirir. Bu süre sonunda itiraz edilmemişse güzergâh planları, ilgili kurum veya kuruluşlar açısından imar planına esas olmak üzere kesinleşir. İlgili kurum ve kuruluşlarca itiraz edilmesi halinde ise karayolu güzergâh planlarına yapılacak itirazlar Genel Müdürlükçe değerlendirilerek, itiraz tarihinden itibaren en geç yirmi gün içinde sonuçlandırılır. Belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan yerlerde ise karayolu güzergâh planları, il özel idareleri veya ilgili kurum ve kuruluşlarla koordine edilmek suretiyle Genel Müdürlükçe doğrudan tayin ve tespit edilir ve uygulaması bu çerçevede yapılır. Bu fıkra hükümlerine göre son halini alan yol güzergâh planları Bakan onayı ile yürürlüğe girer. Bakan bu yetkisini Genel Müdüre devredebilir. (2) İlgili kurum veya kuruluşlar mevcut imar planlarını kesinleşen karayolu güzergâh planlarına uygun olarak en fazla altmış gün içinde revize eder. İmar mevzuatının gerektirdiği diğer işlemler ilgili kurum ve kuruluş tarafından yürütülür. Revize edilen imar planına yapılan ve karayolu güzergâhında değişiklik gerektiren itirazlar Genel Müdürlükçe karara bağlanır. (3) Karayolu güzergâh planlarının belirlenen süre sonunda, ilgili kurum veya kuruluşça imar planlarına işlenmemesi hâlinde, kesinleşen karayolu güzergâh planları Genel Müdürlükçe imar planlarına işlenir. Karayolu güzergâhlarının işlendiği imar planları Bakan tarafından resen onaylanmak suretiyle kesinleşir ve ilgili kurum ve kuruluşa bildirilir. Kesinleşen imar planlarının bir sureti Bayındırlık ve İskân Bakanlığına da gönderilir. Bu şekilde kesinleştirilen imar planları ile ilgili diğer işlemler, ilgili kurum ve kuruluş tarafından imar mevzuatının gerektirdiği şekilde yürütülür. (4) Kesinleşen imar planlarında karayolu ve çevresine ilişkin daha sonra yapılacak her türlü ilave, değişiklik ve diğer çalışmalarda, trafik ve karayolu güvenliği açısından Genel Müdürlüğün görüşü alınır. Bu plana ilişkin değişiklikler hakkında ilgili mevzuatına göre ilan süresinin başladığı tarihte Genel Müdürlüğe bilgi verilir. (5) İlgili kurum veya kuruluşlar, kesinleşen karayolu güzergâh planlarına ilişkin olarak yapacakları imar planı çalışmalarında, Genel Müdürlükçe karayolu güzergâhına ilişkin hazırlanan jeolojik, jeoteknik ve fotogrametrik raporları esas almak zorundadır. (6) Bu madde hükümleri çerçevesinde kesinleşen karayolu güzergâh planları kapsamında karayollarının yer aldığı alanlara ilişkin olarak, belediyeler veya il özel idarelerince, ilk kez yapılan imar planı düzenlemelerinde, otoyollar hariç olmak üzere, kesinleşmiş güzergâh planlarındaki karayolları, 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesi hükümleri dâhilinde oluşturulacak düzenleme ortaklık payları hesabına dâhil edilir. İlgili belediyeler veya il özel idareleri, söz konusu işlemleri Genel Müdürlük ile koordineli olarak ve ivedilikle sonuçlandırır” hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Esas Yönünden; Çevre düzeni planları, varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak, ilgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen veriler ve bu veriler kapsamında yapılan analiz, etüt ve araştırmalar sonucunda, tarihi, doğal ve kültürel değerlerin korunması ve geliştirilmesinin yanı sıra kontrollü kentleşmenin ve gelişmenin hedeflendiği, imar planlarını yönlendirecek strateji ve politikaların ve bunun yansıması mekansal kararların üretildiği, şematik dili olan, plan notları ve raporuyla bütün olan planlardır. Dolayısıyla genel arazi kullanım kararları getiren çevre düzeni planlarına ilişkin kararlar, gelecekteki nüfusun durumu hakkında kestirimlerin yapılması suretiyle yerleşim ve sanayi alanlarının gelişme yönünün belirlenmesi ve bu sırada, tarım alanları, orman alanları, meralar, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapının korunması, diğer bir ifade ile fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, yatırımların yer seçimlerinin ve gelişme eğilimlerinin yönlendirilmesi ve toprağın korunma, kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlemesi amacıyla oluşturulur. Bu niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak olan çevre düzeni planlarının, yine bu plana dayanılarak yapılan ve parsel bazında arazi kullanım kararlarını belirleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlardan farklı olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlığa konu planın, plan notlarının 4.6 sayılı maddesinde de kentsel yerleşme alanları; bu planla belirlenmiş kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları ile bu alanlarla bütünleşen kentsel kullanım alanları olarak, 4.7 sayılı maddesinde, kentsel yerleşik alanlar; büyükşehir ve/veya ilçe belediye sınırları içinde var olan, içinde boş alanları barındırsa da büyük oranda yapılaşmış olan alanlar olarak, 4.8 sayılı maddesinde, kentsel gelişme alanları; bu planın hedef yıla ilişkin nüfus kabulleri ile ilke ve stratejilerine göre bu planla kentsel yerleşime uygun bulunan kentsel kullanımların gerçekleşeceği alanlar olarak tanımlanmış, 8.1.1.1 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarının, kentsel yerleşik alanlar ve kentsel gelişme alanları olarak gösterilmiş alanların bütünü olduğu belirtilmiş, 8.1.1.2 sayılı maddesinde, bu planda kentsel yerleşme alanı olarak gösterilmiş olsun ya da olmasın, bağlı bulundukları kentsel yerleşme merkezlerinden kopuk biçimde konumlanan, belediye sınırları içine alınarak mahalleye dönüşmüş/dönüşecek kırsal yerleşme alanlarında yapılacak alt ölçekli planlarda; çevre düzeni planında önerilmiş gelişme alanı varsa bu alan sınırları da dikkate alınarak, gelişme alanı belirlenmemiş yerleşim birimlerinde ise varsa geçmişte belirlenmiş köy yerleşik alanı ve civarına ilişkin sınırlar da dikkate alınarak, yerleşmenin kendi gereksinimi kadar alanın alt ölçekli planların hazırlanacağı, alt ölçekli planlarda, yerleşmenin sahip olduğu geleneksel doku ve yapılaşma özellikleri ile çevresindeki alanın doğal özelliklerinin planlama aşamasında dikkate alınması ve koruma kararlarına dönüştürülmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş, 8.1.1.3 sayılı maddesinde, kentsel yerleşme alanlarında, konut alanları ile eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, açık ve kapalı spor alanları, yeşil alanlar, kamu kurum alanları, trafo vb. gibi sosyal ve teknik alt yapı alanları ile ticaret alanları, küçük sanayi sitesi alanları, turistik tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları v.b. alanların yer alabileceği, kentsel yerleşme alanlarında organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, serbest bölgeler, sanayi tesisleri ile endüstriyel hammadde ve mamul ürünlerinin açık ya da kapalı olarak depolanacağı tesislerin yer alamayacağı, kentsel yerleşik alanlarda var olan sanayi tesislerinin, ekonomik ömrü dolduğunda sanayi alanlarına taşınacağı, bu planda kentsel yerleşme alanları için belirlenmiş olan nüfus kabulü esas olmak üzere, kentsel yerleşmeler içindeki yoğunluk dağılımının imar planlarında yapılacağı, imar planında yer alacak nüfusun, o yerleşme için bu planla getirilen toplam nüfus kabulünü aşamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Dairemizin 14/02/2024 tarihli, E:2023/1984 sayılı ara kararına verilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı ... sayılı cevabından; Davaya konu taşınmazların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanarak 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 7.maddesi uyarınca ... tarih ... sayılı olur'u ile onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “kentsel yerleşik alan” olarak belirlenen bölgede ve "otoyol- ekspres yol" güzergahı üzerinde yer aldığı, 16.11.2015 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında da aynı kullanım kararlarının devam ettiği, 07.07.2020 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinde "kentsel yerleşik alan" olarak belirlenen bölgede yer almaya devam ettiği, ancak "otoyol- ekspres yol” güzergahı üzerinde artık yer almadığı, İzmir Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... sayılı cevabından; Uyuşmazlığa konu taşınmazların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamı dışında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda ifade edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının niteliği ve plan notları dikkate alındığında, anılan planlarda belirlenen kentsel kullanım alanlarının tamamının yapılaşmaya açılacağı çıkarımının yapılamayacağı, bu sınırların ölçeğin gerektirdiği üzere gelişmenin yönünü gösterecek şekilde şematik olduğu ve kentsel yerleşik alanların yapılaşmaya açılması ya da yeşil alan gibi sosyal donatı alanlarına ayrılmasına ilişkin belirlemelerin alt ölçekli planlarda yapılabileceğinin kuşkusuz olduğu, gerek dava konusu taşınmaz, gerekse çevre yolu kavşak bağlantı noktasının trafik güvenliği bakımından, uygulamaya yönelik kesin kararlar getirmediği, bu alanlardaki uygulamaya yönelik esas kararların ilgili kurum ve kuruluşların uygun görüşüne göre alt ölçekli planlarda belirleneceği güzergah yer seçimi kararının ilgili kurum ve kuruluşların teknik etüt çalışmaları sonucu kesinleşeceği, karayolu projelerinin sorumluluğunun davalı idarede bulunmadığı, davalı idare tarafından sadece yetkili kurum ve kuruluşlarca belirlenen güzergahın imar planlarına işlendiği, davalı idarenin yol projesinin güzergahını belirleme konusunda yetkisinin bağlı yetki niteliğinde olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan karayolu güzergah projesinin de dava konusu edilmediği anlaşıldığından, proje ile belirlenen güzergaha yönelik değerlendirmeler yapılarak projenin uygun olmadığından bahisle davacıların dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddia ve itirazlarına itibar edilmemiştir. Bu itibarla davaya konu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.