18. Ceza Dairesi 2016/4107 E. , 2018/11740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19. maddesindeki “Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder” hükmü ile 5271 sayılı CMK'nın 35/3. ma
**18. Ceza Dairesi 2016/4107 E. , 2018/11740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, yaralama, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19. maddesindeki “Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder” hükmü ile 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesindeki “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” hükmü karşısında, cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığa gerekçeli kararın ve ek kararın tebliğine ilişkin evraklarda, bu kararların sanığa okunduğuna dair herhangi bir ifadeye yer verilmediğinden gerekçeli karar ile ek kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın yok hükmünde olduğu ve sanığın temyizi süresinde kabul edilerek, dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Katılan ...’ın 08/01/2014 havale tarihli cezaevi idaresine yönelik sunmuş olduğu dilekçesinde, müdür görüşü için idareye çıktığı sırada davaya konu eylemlerin gerçekleştiğini belirtmesi ve tanık ...’in de katılan beyanı doğrultusunda anlatımda bulunması karşısında, dosyada mevcut infaz koruma memurlarınca düzenlenmiş olan tutanakta, katılanın iç kapıya getirildiği sırada müdür görüşü için bekleyen sanığa saldırdığının ifade edilmesi ve sanığın Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki anlatımında, “salı günleri telefon görüşüne çıkıyordum. Süleyman da aynı blokta olduğu için aynı gün telefona çıkıyordu. Bu nedenle karşılaşıyorduk. Olay günü de karşılaştık. Bana hakaret ve tehditte bulundu. Daha sonra müdür görüşüne geldiğimizde anneme ettiği küfüre sinirlenerek kendisine saldırdım.” demesi ve olay tarihi olan 06/01/2014 tarihinin de pazartesi gününe denk gelmesi göz önüne alındığında, katılanın olayın öncelik ve sonralık ilişkisine dair çelişkili anlatımlarının bulunduğu ve tutanak içeriğinde sanığın hakaret niteliğinde herhangi bir ifadesine yer verilmediği dikkate alınarak, katılanın beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı ayrıca sanık tarafından aralarında husumet bulunduğu belirtilen tanık ...’in beyanına hangi gerekçeyle itibar edildiği açıklanıp tartışılmadan, eksik incelemeyle hakaret suçuna ilişkin sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Birinci bozma sebebi yönünden yapılacak olan değerlendirmenin sonucuna göre de; sanığın yaralama eyleminin meşru savunma kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekliliği, 3- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, 4- Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmemesi, 5- Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, katılan sanık ...’ın mala zarar verme eylemine ilişkin sair hususlar incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.