4. Hukuk Dairesi 2021/26263 E. , 2024/4095 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/209 E., 2021/990 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü/ Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/489 E., 2020/303 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar .
**4. Hukuk Dairesi 2021/26263 E. , 2024/4095 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/209 E., 2021/990 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü/ Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/489 E., 2020/303 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davada davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; dava dışı ...'ya Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde davalı Yrd. Doç. Dr ... ve anılan hastanede Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda Asistan Doktor olarak görevli diğer davalı ... tarafından koroner anjiyografi işlemi uygulanması sırasında diğer davalı hemşireler tarafından hazırlanan, hastanın damar kılıfı (sheat) yerleştirildikten sonra damar açıklığını kontrol amacıyla damar içine serum fizyoljik yerine etil alkol enjekte edilmesi nedeniyle anjiyografi sonrası ilaç reaksiyonu gelişen hastanın sonraki süreçte sağ ayak parmağının ampute edildiğini, dava dışı hasta ... tarafından davacı idarenin hizmet kusuruna dayanılarak Zonguldak İdare Mahkemesinin 2007/487 esas ve 2011/358 karar sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasında yapılan yargılama sonucunda 40.000,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiğini, yasa yoluna başvurulması üzerine Danıştay 15. Dairesi'nin 2013/4375 esas sayılı ilamı ile manevi tazminat talebi yönünden kararın bozulmasına, maddi tazminat talebi yönünden kararın onanmasına karar verildiğini, Zonguldak İdare Mahkemesi'nin 2015/1343 esas ve 2016/30 sayılı kararı ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiğini ve kararın Danıştay 15. Dairesi tarafından onandığını, davacı kurum tarafından dava dışı ...'ya mahkeme kararları doğrultusunda ödeme yapıldığını, davacının yapmış olduğu ödemelerin rücuen tahsili için davalılar hakkında Zonguldak 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2841 esas ve Zonguldak Kapatılan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3901 esas (Zonguldak 1.İcra Müdürlüğü'nün 2017/17353 esas) sayılı dosyaları ile icra takibine başlandığını, fakat davalılar tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek Zonguldak 4. İcra Müdürlüğünün 2011/1832 esas sayılı dosyasında dava dışı ... isimli hastaya yapılan 201.094,56 TL ödemenin rücuen tahsili için Zonguldak 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2841 esas sayılı icra takip dosyasına ilişkin davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra dosyasına yapılan 201.094,56 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş; birleşen dava dilekçesinde; Zonguldak 4. İcra Müdürlüğünün 2011/1832 esas sayılı dosyasında dava dışı ... isimli hastaya yapılan 152.210,20 TL ödemenin rücuen tahsili için Zonguldak Kapatılan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3901 esas (Zonguldak 1.İcra Müdürlüğü'nün 2017/17353 esas) sayılı icra takip dosyasına ilişkin davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra dosyasına yapılan 152.210,20 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olay günü anjio laboratuarında işlemci hemşire olarak çalıştığını, hasta ...'yu anjio işlemine hazırladığını, bu arada anjio cihazını kullanan ...’ın hastanın üzerini steril örtü ile örttüğünü, ameliyathane içerisinde belli bir görev paylaşımlarının olmaması nedeniyle teknisyenlerin de hasta hazırlamada yardımcı olduğunu, olay günü ...'ın temizlik görevlisi ...'tan oradaki kaba serum fizyolojik dökmesini istediğini, ...’un da döktüğünü, bu sırada kendisinin de hasta başında EKG elektrotlarını taktığını, davalı Dr. ...'un da anjioya başladığını, bu sırada sheath (kılıf) yerleştirdiğini, serum fizyolojik çekerek damara verdiğini, hastanın bağırdığını, bu işlem tekrarlanınca hastanın tekrar bağırdığını ve işlemin sonlandırıldığını, bu sırada kendisinin de kumanda odasında olduğunu, davalı doktor ...'un sıvıda bir problem olduğunu düşündüğünü, serum fizyolojiği kimin döktüğünü sorduğunu, hizmetli ...'un “Ben döktüm” dediğini, hizmetliden şişe istendiğinde alkol koktuğunun anlaşıldığını, kendisinin kardiyoloji bölümünde 17.10.2005 tarihinde göreve başladığını, göreve başladığında kendisine hangi işi yapacağı konusunda bir şey tebliğ edilmediğini, görev bölümü yapılmadığını, olay günü serum fizyolojik dökülmesi konusunda kendisinin bir talimatının olmadığını ve tarafına kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin olay tarihinde anjio servisinde servis hemşiresi olarak çalıştığını, iki hasta hazırlık odasından sorumlu olduğunu, bu odalarda hastaları hazırladığını, olay günü anjio laboratuarında ...’ın görev yaptığını, ...’nin orada yapılan işlemlerden sorumlu olduğunu, olay esnasında hasta hazırlık odasında olduğunu, ...’nun bağırışı üzerine odaya geldiğini, olay ile ilgili hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili doktorun üniversitenin yaptığı tahkikat sonucunda ve bilirkişi raporunda belirtildiği gibi olayla ilgili herhangi bir suçunun ve kusurunun bulunmadığını, katater laboratuvarında uygulanacak ilaçların ve sıvıların hazırlanması, hastaya verilmesi, steril kaplara dökülmesi ve kasık bölgesinin sıvı ile temizlenmesinin hemşirelik hizmetleri kapsamında ve sorumluluğunda olduğunu, ayrıca sıvıların etiketsiz şişelerde saklanmasının da hemşirelik görevinin ihmali olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı üniversitenin kendi içinde oluşturduğu akademik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda ve davacı üniversitenin talebi ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. ....tarafından hazırlanan raporda olayın hemşire hizmetlerinden kaynaklandığı ve asistan ve uzman doktorların kusuru bulunmadığının ifade edildiğini, davacı tarafından yetki ve sorumluğu dışında görevlendirme yapılarak acil tıp teknisyeni olan ...'ın anjio teknisyeni olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirme neticesinde ...'ın bir temizlik personeline anjioda kullanılacak sıvıyı kaba boşaltmasını söylediğini ve farklı bir maddenin temizlik personeli tarafından kaba boşaltıldığını, meydana gelen olayın temel kaynağının bu görevlendirme ve temizlik personeline acil tıp teknisyeni tarafından kaba sıvı boşaltılması talimatının verilmesi olduğunu, bu nedenle davacı üniversitenin söz konusu bu görevlendirme nedeniyle ağır hizmet kusuru bulunduğunu belirterek olayın meydana gelmesinde hatası ve kusuru olmayan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı ...'nun koroner anjiyografi yapılması için davacı üniversitenin tıp fakültesi hastanesinin koroner ünitesine yatırıldığı, anjiyo sırasında dava dışı ...'nun sağ ayağında şiddetli ağrıların ve morarmanın başladığı, yapılan anjiyo işlemleri sırasında sheat yerleştirmesi sonrasında yıkama amacıyla serum fizyolojik yerine etil alkol kullanıldığı, bahsi geçen işlem nedeniyle dava dışı hastanın sağ ayak parmaklarının kesildiği, dava dışı hasta ... tarafından davacı idarenin hizmet kusuruna dayanılarak idare mahkemesinde açılan dava sonucunda 40.000,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı kurum tarafından dava dışı ...'ya mahkeme kararları doğrultusunda ödeme yapıldığı, davacı idarenin yapmış olduğu ödemelerin rücuen tahsili için davalılar hakkında Zonguldak 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2841 esas ve Zonguldak Kapatılan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/3901 esas sayılı (yeni esas Zonguldak 1 İcra Müdürlüğü'nün 2017/17353 esas) dosyaları ile icra takibine başladığı, Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/111 esas sayılı dosyasında davalılar hakkında taksirle yaralamaya neden olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, davalı doktorlar ... ve ...'un beraatlerine, diğer davalı hemşirelerin ise mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda davalılar ... ve ...'in uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğunun ve uygulamada kullanacak solüsyon ve malzemelerin hazırlanmasında sorumlu sağlık personelinin tıbben hatalı olduğunun bildirildiği, meydana gelen olayda davalılar ... ve ...'in kusurlarının bulunmadığı, diğer davalıların kusurlu oldukları ancak davacı kurumun anjiyografi laboratuvarında branşı dışında personel çalıştırdığı, çalışan personelin görevlerinin ve yetkilerinin tanımlanmadığı ve denetlenmediği, ayrıca kullanılan malzemelerin standartlara uygun olup olmadığının da denetlenemediği, bu nedenle davacı kurumun meydana gelen olayda %50 oranında kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle asıl dava yönünden; davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine; diğer davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile anılan davalıların Zonguldak 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2841 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptali ile takibin 100.547,28 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine; birleşen dava yönünden, davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine; diğer davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulü ile anılan davalıların Zonguldak Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün 2016/3901esas (yeni esas Zonguldak 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/17353 esas) sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptali ile, takibin 76.105,10 TL asıl alacak yönünden devamına ve alacağın likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ile ...'in kusursuz olduğu ifade edilerek davanın işbu davalılar yönünden reddine karar verilmesinin vicdana, hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca gerekçeye yer verilmeden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın davalı hemşireler yönünden kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu'nun 20.02.2020 tarihli raporunda davalı müvekkiline izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, davacı üniversitenin dikkat edilmesi gereken kurallar ve görev dağılımına ilişkin belgenin olay tarihine ait olmadığı dikkate alınmadan ve diğer raporların idare kusuru veya doktor kusurlarına ilişkin görüşlerine ilişkin değerlendirmede bulunmayan söz konusu raporun hüküm tesisine elverişli olmadığını, davalı doktorlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, idare mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davacı idarenin ağır hizmet kusuru olduğunun hüküm altına alındığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını ve kusuru bulunmayan davalı yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, söz konusu olayın yaşanmasında davacı kurumun tam ve ağır kusurlu olup, davacı kurumun kusur oranının %50'nin çok üzerinde olduğunu, davacı üniversite bünyesinde görev ve yetki dağılımına ilişkin nitelikli veya basit anlamda bir iş bölümü olmadığı gibi, buna ilişkin olayın yaşandığı tarihte düzenlenmiş herhangi bir yazının da bulunmadığını, mahkemece yaşanan olayda dava dışı ve dava içi başkaca şahısların kusur ve sorumlulukları göz ardı edilerek kusur ve sorumluluğu bulunmayan davalı müvekkili yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihi olan 24.01.2006 tarihinde dava dışı ödeme yapılan hastanın Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi koroner yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, davalı doktor ... gözetiminde davalı doktor ... tarafından aynı gün yapılan koroner anjiyografi işlemi sırasında hastanın bağırması üzerine ikinci hastanın içeri alındığı, ikinci hastada da aynı problemler olduğu, hastaya koroner anjiyografi uygulaması sırasında anjiyografi kateterinde serum fizyolojik yerine etil alkol verildiğinin anlaşıldığı, buna bağlı olarak ortaya çıkan klinik tabloda uygulamada kullanılacak solüsyon ve malzemelerin hazırlanmasından sorumlu koroner anjiyografi laboratuvarı hemşireleri olan davalılar ile birlikte koroner anjiyografi uygulamasını gerçekleştiren davalı doktorların da tıbbi yönden gerekli dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ettikleri, tüm davalıların ihmallerinin bulunduğu kanaatine varıldığından taraf vekillerinin bu hususlara ilişkin istinaf itirazlarının yerinde görüldüğü, ayrıca davanın, sağlık hizmeti sırasında verilen zarar nedeni ile müteselsil sorumlu devletin ödediği tutarın diğer sorumlulardan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, rücunun amacının, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmak olduğu ve rücunun kapsamının belirlenmesinde kusur etkin bir öğe ise de, hakkaniyet hususunun da onunla birlikte değerlendirilmesi gereken önemli öğelerden biri olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 üncü maddesi) uyarınca davaya konu olayın gerçekleşme biçimi, olay sonrası sağ ayak parmakları kesilen hastanın tedavisinde başka personelin de görev almış olması ve çalışma koşulları gibi unsurlar gözetilerek tazminat miktarından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 nci maddeleri uyarınca (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddeleri) uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, somut olayın açıklanan özellikleri dikkate alındığında davacı idare tarafından talep edilen tazminat miktarları üzerinden hakkaniyete uygun bir indirim yapılarak davalıların asıl dava bakımından 20.000,00 TL, birleşen dava bakımından ise 15.000,00 TL üzerinden sorumlu tutulmasının olaya uygun düştüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile asıl davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ..., ... ve ...'un Zonguldak 1. İcra Müdürlüğünün 2012/2841 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin 20.000,00 TL asıl alacak yönünden devamına ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ..., ... ve ...'un Zonguldak Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün 2016/3901 esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların kısmen iptali ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak yönünden devamına ve davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı kurumun da tabi olduğu ve hükümlerine uymak zorunda olduğu Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde davalıların kişisel kusurlarının bariz ve açık olduğunu, davalıların görevlerini tam olarak yerine getirmediklerini, davalıların ameliyathanenin işleyişinden, görevli personelden ve ayrıca yapılacak tüm tıbbi müdahalelerden sorumlu olduklarını, bu bağlamda idareye kusur atfedilmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince hukuka ve hakkaniyete aykırı olacak şekilde fahiş miktarda hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığını ve gerekçesiz biçimde icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu anjio işleminde her bir personelin görev ve sorumluluğunun bulunduğunu, malzemelerin hazır ... getirilmesi ve ilaçların hazırlanmasının tamamen hemşirelerin görev ve sorumluluğunda olduğunu, davacı üniversite tarafından ameliyathanede acil tıp teknisyeni görevlendirilmesinin ağır hizmet kusuru olduğunu, hemşire ... ve ... ile temizlik personeli ...'un dikkatsizliği ve kusurlarının gözardı edildiğini, olayın asıl sorumluların anılan personel ve bunlar arasındaki koordinasyonu sağlayacak olan Başhemşirelik ve Bölüm Başkanlığı olduğunu, davalı müvekkilinin ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini ve söz konusu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, davalının uzmanlık eğitimi alan asistan olarak tüm işlemlerini sorumlu olduğu hocaları nezaretinde ve bilgisinde gerçekleştirdiğini, bir asistan olarak hemşireleri denetlemek veya görev ve sorumluluklarını onlara hatırlatmak gibi bir görevi olmamasına rağmen, elbette yanlış olan şeyleri gerekli mercilere gereken zamanda ifade ettiğini, dava konusu olayın davacı üniversitenin hizmet kusuru ve hemşire görev ve sorumluluğundaki bir dikkatsizlikten kaynaklandığını, davacı üniversitenin kendi içinde oluşturduğu akademik bir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda ve davacı üniversitenin talebi ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan raporda olayın hemşire hizmetlerinden kaynaklandığı ve asistan ve uzman doktorların kusuru bulunmadığının belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yargılama aşamasında davalıların olayda kusurunun olup olmadığı varsa kusur oranlarının tespiti yönünde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan rapor ve ceza dosyasında alınan rapor ile davalı doktorların kusuru olmadığının tespit edildiğini ve ceza mahkemesinde müvekkili davalı doktorun beraatine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince, dosyada bulunan deliller yok sayılarak ve vicdani kanaat kullanılarak yeniden davalı müvekkilini sorumlu tutacak şekilde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve vekalet ücreti tayin edilirken kabul ve ret oranları dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı doktor ve hemşirelerin tedavi hatası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle davacı kurum tarafından dava dışı hastaya ödenen tazminatın davalı doktor ve hemşirelerden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde davalı ...'un kardiyoloji uzmanı, davalı ...'in anılan hastanede Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda asistan doktor, diğer davalılar ... ve ...'nin ise hemşire olduğu, dava dışı ... tarafından uygulanan tedavide hizmet kusuru olduğundan bahisle üniversite aleyhine Zonguldak İdare Mahkemesinin 2007/487 esas ve 2011/358 karar sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı idare tarafından dava dışı hastaya ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir. 2.Bozma nedenine ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple, davacı vekilinin ve davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.