12. Ceza Dairesi 2015/15315 E. , 2017/1458 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 1-Sanıklar ... ve .... ... hakkında beraat 2-Sanık ... hakkında TCK’nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanık ...'in mahkûmiyetine, sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanıklar.... ve ...'ın beraatleri…
**12. Ceza Dairesi 2015/15315 E. , 2017/1458 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : 1-Sanıklar ... ve .... ... hakkında beraat 2-Sanık ... hakkında TCK’nın 85/1, 62, 50/4-1a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanık ...'in mahkûmiyetine, sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanıklar.... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Kusursuz olduğu kabul edilerek hakkında beraat hükmü kurulan sanıklar hakkında "suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesine dayanılması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, beraate ilişkin hükmün A-1. Fıkrasının çıkarılarak, yerine “Sanık ... ve ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de yüklenen suç açısından sanıkların kusurlarının bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların CMK'nın 223/2-c bendi gereğince ayrı ayrı beraatine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'in sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanık ...’in ...Köyleri Hizmet Götürme Birliği ve...İlçe Özel İdaresi müdürü olarak görev yaptığı,...İlçe... Devlet Hastanesinde çevre sağlık teknikeri olarak çalışan tanık ... ve aynı yerde memur olarak çalışan ölen ...’un her hafta salı günü rutin olarak köylere giderek tahlil için su numunesi aldıkları, olay tarihinde de aynı şekilde ölen ...'un idaresindeki kamyonet cinsi görev aracı ile yanında ...olduğu halde su numunelerini aldıktan sonra Çatak Köyü istikametinden...merkezine saat 13:00 sıralarında dönüş yaptıkları sırada 5 metre genişliğinde eğimli ve virajlı, stabilize kaplama, dar köy yolunun solundan yol dışı kalarak kuru dere yatağının bulunduğu dik eğimli yere yuvarlanması neticesi sürücü ...'un öldüğü, kaza tespit tutanağı ve ...Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu ile "olay yeri yolun bakım ve onarımından sorumlu idari görevli ya da görevlilerinin, sürücüleri yoldaki tehlikeli durumlara karşı uyaracak ve önlem almalarını sağlayacak gerekli işaretlemeleri yapmamaları nedeni ile tali kusurlu olduğunun" tespit edildiği olayda; anılan yolda işaretleme ya da başka bir tedbir alma zorunluluğu bulunup bulunmadığı hususlarında Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanları ya da Teknik Üniversitelerin konu ile ilgili öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.