4. Hukuk Dairesi 2009/14931 E. , 2011/348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... İlt. Hiz. AŞ ve ... ve diğerleri aleyhine 13/05/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin
**4. Hukuk Dairesi 2009/14931 E. , 2011/348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... İlt. Hiz. AŞ ve ... ve diğerleri aleyhine 13/05/2008 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/01/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava; yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiş; hüküm, Dairemiz sayın çoğunluğu tarafından onanmıştır. Aşağıda belirteceğim sebep ve gerekçelerle Dairemizin bu kararına katılmam mümkün değildir. Şöyle ki; Davacı vekilinin dava dilekçesinde; ... Partisi’nin yayın organlarından www.....com.tr adlı web sitesinde 06.03.2008 tarihinde yayımlanan “...:Ergenekon Operasyonu ...-Bush Buluşmasında Kararlaştırıldı” başlıklı haberin, “... CIA’nin Avucuna Nasıl Düştü” alt başlığı ile; “MİT eski Kontr-Terör Merkezi Başkanı ...’ün, 4 Haziran 2000 tarihinde atin org isimli web sitesindeki “Çift Meslekliler” başlıklı yazısında, ...’in 1997 yılında Susurluk’un ünlü “düğün fotoğrafını” basına istihbarattan alıp sattığını yazıyor. Zamanlama dikkat çekici, olayın üzerinden 3 yıldan fazla zaman geçmiş. Ancak ...’i himaye ettiği söylenen Tuğgeneral ... ...’ün emekli olacağı o günlerde kesinleşmiş. ..., ...’ün yazısı üzerine telaşa kapılıyor ve kısmen korku, kısmen Amerika’da lüks yaşam hayalleriyle CIA’ nın kucağına düşürülüyor.” Şeklindeki yazısı ile gerçekle ilgisi olmayan uydurma ve itham edici ifade ve değerlendirmeler yapıldığı, yine aynı yazıda, ”... istenen ifadeyi verdikten sonra ABD’ye götürülüyor. Amerika’da kalacağı yeri, çalışacağı kurumu ayarlayan Eski Mit Kontr-Terör Merkezi Başkanı ..., New York İnstitutes adlı paravan kurumda Türkiye’ye ve Ortadoğu’ya ilişkin raporlar hazırlaması için işe alınıyor, İngilizce bilmeyen ve Türkçe’yi bile doğru dürüst kullanamayan ...’in ABD’ye varır varmaz işe alınıp maaşa bağlanması dikkat çekici” biçimindeki ifadeleri ile tanımadığı halde, ...’in Amerika’da kalacağı yeri ve çalışacağı işi sağladığı gibi gerçek dışı ve itham edici iddialarda bulunulduğu, Aynı web sitesindeki 23.04.2008 tarihli “Ergenekon Tertibinde Hedef TSK ve Milli Kuvvetler” başlıklı haberin, “Ekibi Yöneten ...” alt başlığı ile kaleme aldığı yazıda; “...’in ekibi ise ... tarafından kullanılıyor. ... dergisinin son sayısında yer alan haberde tertibin perde arkasındaki kişinin ... olduğu açıklandı ve ...’in ekibinin CIA bağlantılı ... tarafından kullanıldığı belirtildi” demek suretiyle, kanıtlayamamalarına rağmen, hem davacıyı, hem de soruşturmayı yürüten adli makamları ve Emniyet teşkilatı mensuplarını tertibin içinde bulunmakla suçladıkları, böylece; Anayasa, Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu ile koruma altına alınan kişilik haklarına saldırıldığı ileri sürülerek, manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kişilik değerlerini ihlal edici bir durumun söz konusu olmadığını, kaynak gösterilen yayınla ilgisi olmayan ikinci paragraftaki beyanlarla, en fazla gerçek olmayan bir hususun yazı konusu haline getirildiğinin iddia olunabileceğini, bunun da ancak tekzip nedeni sayılabileceğini savunmuştur. Mahkemece görevlendirilen bilirkişi; davalı vekilinin savunmasındaki hususa dikkat çekerek, davacıyı kişiliği tartışılan ve suç işlediği iddia olunan biri ile işbirliği içinde gösterilmesi nedeni ile kişilik haklarına saldırı mevcut olduğu kanaat ve değerlendirmesinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ret kararının gerekçesinde; yayının haber verme özgürlük ve sınırları içerisinde yapıldığını, davacının kişilik haklarına aykırılık bulunmadığını bildirmiştir. Diğer yandan; dava konusu yazının www.....gov.tr adresinde de yayımlanması üzerine Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetin “Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verilerek sonuçlandırıldığı, itiraz neticesinde 16.09.2009 gün ve 2009/3553 sayılı iddianame ile Beyoğlu Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/2028 esas sayılı dosyasına sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan ... ... ve ... ... hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlıyacağından öncelikle, bu ceza davasının sonucuna göre hüküm verilmek üzere kararın bozulması icap ettiğini düşünüyorum. Ayrıca esas yönünden de, atıf yapılan yazıda bulunmayan hususlar yayın konusu yapılmak suretiyle, davacının kişiliği tartışılan ve suç işlediği iddiası ile aranan bir kişiyle işbirliği içinde gösterilerek hukuka aykırı bu yayınla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu sonuç ve kanaatine ulaştığımdan, davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği inancındayım. Bu itibarla; yukarıda arz ettiğim gerekçelerle, kararın bozulması gerektiğinden, davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi hükmünü onayan değerli çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20/01/2011