4. Hukuk Dairesi 2013/1805 E. , 2013/19622 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine .../03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin red…
**4. Hukuk Dairesi 2013/1805 E. , 2013/19622 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine .../03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen .../.../2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının, sosyal paylaşım sitesi olan "twitter" hesabından, şahsiyet haklarına saldırı kastı ile ağır hakaret oluşturacak beyanlarda bulunduğunu belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davalı, dava konusu edilen ifadelerin davacının kişilik değerlerine yönelik kasıtlı saldırı mahiyetinde olmayıp, davacının konuşmalarının siyasi eleştirisi mahiyetinde olduğunu, doğrudan şahsının hedef alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; asıl amacın davacının siyasetini eleştirmek olsa da, yayınlanan ifadeler içerisindeki "Yetim hakkı yiyip, aile yakınlarına menfaat sağladığı, usulsüz ihalelerle siyasi yandaşlarına menfaat sağladığı, hırsızlık yasaları çıkardığı ...." şeklindeki ithamların siyasi eleştiri sınırlarını aştığı, kullanılan uslübunda aşağılayıcı olduğu kanaatine varıldığı, ancak uzun süreden beri hükümetin başında olup Türkiye'deki siyasetin önde gelen siması olan davacının bu tür eleştirileri de toleranslı, hatta hoşgörü ile karşılaması gerekeceği, gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu ifadeler bir bütün olarak incelendiğinde; siyasetçi olan taraflardan davalının davacıya yönelik, güncel konularda değerlendirmelerde bulunduğu ve yapılan değerlendirmelerde özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı, söylemlerin sert eleştiri düzeyinde kaldığı anlaşılmıştır. Gerek Dairemizin gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin istikrar kazanmış uygulamalarında siyasetle uğraşan kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanması gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğünün sadece "zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirler değil aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerinde bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ve ifade özgürlüğü olmadan "demokratik bir toplum"dan söz edilemeyeceği vurgulanmıştır. “ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne göre siyasetçilere yönelik eleştirinin sınırı özel kişiler için olandan daha geniştir ve bu durum günümüzde yerleşik bir ilke haline gelmiştir.(Örneğin, ...... c. .....04/2006, para.41) ” (İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa -Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Kapsamında Bir İnceleme, .....) Davacı ve davalının siyasi kişilik olmaları da dikkate alındığında, davacının sert eleştirilere katlanması gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine .../.../2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. .../.../2013