4. Hukuk Dairesi 2021/14591 E. , 2023/3795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2991 Esas 2020/1192 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul / Davacı istinaf taleplerinin kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/487 Esas 2018/416 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden ka
**4. Hukuk Dairesi 2021/14591 E. , 2023/3795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2991 Esas 2020/1192 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul / Davacı istinaf taleplerinin kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/487 Esas 2018/416 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kabulü, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf taleplerinin esastan reddine, davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; motosiklet sürücüsü müvekkili ile davalı ...'ın sürücü, davalı ...'ın işleten olduğu ve davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını, sürücünün ehliyeti olmadığı gibi geçiş önceliğinin bulunmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 100,000,00 TL manevi tazminatın araç sürücüsü ve malikinden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı 17.02.2018 tarihinde maddi tazminat talebini 212.302,98 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili; davalı ... adına kayıtlı aracın davalı şirkete 16.06.2014-16.06.2015 tarihleri arasında geçerli sigorta poliçesi bulunduğunu ve 290.000,00 TL teminat bedeli olduğunu, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu oldukları farz edilse dahi kusur oranı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu ayrıca maluliyetin kalıcı olup olmadığının da araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., ... vekili; yetkiye itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin ise asliye hukuk mahkemesi olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davacının dava konusu kaza nedeni ile geçici ve sürekli olarak iş ve gücünden yoksun kaldığını, alınan kusur raporu ile kazanın meydana gelmesinde davalıların %100 oranında kusuru bulunduğunu ve hesap raporu ile zararın hesaplandığını, kaza nedeni ile davacının duyduğu acı ve elem dikkate alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bilirkişi raporu ile belirlenen 212.302,98 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 12.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının diş teknisyeni olması nedeni ile maddi tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, belirlenen manevi tazminat miktarının da maluliyet durumu ve davacının yaşı dikkate alındığında yetersiz olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın oluşuna ilişkin olarak usulüne uygun olarak kusur raporu alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirmeye rağmen sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kabul edilemeyeceğini, karara dayanak yapılan hesap raporunun da denetime elverişli olmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya bakmaya yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olmasına ve usulüne uygun olarak yapılan yetki itirazına rağmen yetkisizlik kararı verilmemesinin usulüne aykırı olduğunu, vekillikten çekilme dilekçesi, adli tıp raporu ve bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davacının, motor kullanma ehliyetinin bulunmadığını ve kaza sırasında uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, olay yerinde keşif yapılarak kusur raporu düzenlenmesinin gerektiğini, kazanın oluşunda davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, belirlenen iş göremezlik raporunun hatalı olduğunu, davacının günlük hayatına devam ettiğini, usulüne uygun kusur ve maluliyet raporu almaksızın verilen, maddi ve manevi tazminata dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç [adres satırı maskelendi] V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; vekillikten çekilme dilekçesi, adli tıp raporu ve bilirkişi raporunun usulsüz olarak tebliğ edildiğini, usulsüz tebligatlar neticesinde savunma haklarının kısıtlandığını, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.06.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 ve 21 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile eklenen aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 inci maddesine, 6099 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile eklenen 2 nci fıkrasında; "gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır. 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır. Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın (davalının) adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanunu'nun 10/1 inci maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliği'nin 16/2 nci maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır. Dosya kapsamında; davalılar ... ve ... vekilinin 15.11.2016 tarihli dilekçe ile davalıların vekilliğinden istifa ettiği, söz konusu dilekçesinin davalılara tebliği maksadı ile gönderilen tebligatın mernis adresine yapıldığı ancak davalılara tebliğ edilmeyerek muhtara tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Aynı şekilde dosya kapsamından alınan adli tıp raporu, kusur ve aktüerya raporlarının da davalıların doğrudan mernis adreslerine çıkarılan tebligatlar yolu ile Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesi uyarınca muhtara teslim edildiği ve ayrıca davalıların yargılamaya katılmadıkları ve söz konusu raporlara itiraz etmedikleri anlaşılmaktadır. Davalılara gönderilecek olan vekillikten çekilme dilekçesi, kusur, maluliyet ve aktüerya raporlarının, bildirilen adreslerine tebligat yapılmadan adres kayıt sistemindeki adresine doğrudan 21/2 nci maddeye göre tebliği usulüne uygun olmayıp yukarıda açıklandığı üzere belirtilen sıralamaya uyularak tebligatların yapılması, davalılara savunma ... verilmesi gerekmektir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. KARAR Açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a iadesine, HMK 373/2 maddesi uyarınca dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.