6. Hukuk Dairesi 2014/186 E. , 2014/10604 K. MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2013/468-2013/931 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişki…
**6. Hukuk Dairesi 2014/186 E. , 2014/10604 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2013/468-2013/931 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir 2-Davacı vekili; davalının müvekkiline ait taşınmazda 01.05.2010 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, kira bedelinin aylık 5.500 TL olup, sözleşme uyarınca yapılan artışlarla birlikte 2011 yılı için 6.000 TL ve 2012 yılı için 6.600 TL olduğunu, ancak davalının sözleşmedeki artış koşuluna uymaksızın ödeme yaptığından 2012/Kasım ve Aralık ile 2013/Ocak aylarından bakiye 3.300 TL borcu bulunduğunu, 2013/Şubat ayının ise hiç ödenmediğini, buna ilişkin olarak davalı hakkında Tekirdağ 2.İcra Müdürlüğünün 2013/895 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, keza 2013 yılı Mart ayı kira borcunun ödenmemesi üzerine de Tekirdağ 1.İcra Müdürlüğünün 2013/1794 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı nedeniyle takiplerin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise; aylık kira bedelinin 5.500 TL olup kira bedellerinin bu tutar üzerinden eksiksiz şekilde ödendiğini, bakiye kira borçları bulunmadığını, davacının tahliye tehdidi nedeniyle bir kısım ayların fazlaca ödenmiş olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece her iki takip yönünden bilirkişi raporunda hesaplanan tutar olan 9.029 TL ile 6.382 TL üzerinden itirazın iptaline, davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 01.05.2010 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Sözleşmede kira bedeli aylık 5.500 TL olup her ayın 5.günü alacaklının sözleşmede belirtilen banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin özel koşullar bölümünün 4.maddesinde; kira bedelinin 2011 yılı için enflasyon artışı oranında arttırılarak ödenmeye devam edileceği belirtilmiştir. Davacı vekili sözleşmedeki artış şartına uygun olarak kira bedelinin 2011 yılı için 6.000 TL ve 2012 yılı için 6.600 TL olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış ve 2012 yılı Kasım ve Aralık, 2013 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin ödenmeyen ve eksik ödenen 16.500 TL alacağın tahsilini istemiştir. Davacının alacak iddiası sözleşmedeki artış koşuluna dayalı olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda her yıl için Üfe-Tüfe ortalaması oranında artışla hesaplama yapılmış, mahkemece bu hesaplama şekline göre karar verilmiştir. Oysa ki sözleşmede kararlaştırılan artış koşulu belirli ve muayyen olmadığı gibi kira döneminin yenilenen ilk yılı için öngörülmüştür. Taraflarca yenilenen ilk yıldan sonraki dönem için kira bedeline artış yapılması kararlaştırılmamıştır. Öte yandan yenilenen ilk yıl için öngörülen artış koşulu da enflasyon şartını içermekte olup belirli ve muayyen olmadığından (hangi kurumun açıklayacağı oranların baz alınacağı ya da TEFE mi TÜFE mi oranında artış yapılacağının belli olmaması gibi) geçerli değildir. Bu durumda mahkemece aylık kira bedelinin 5.500 TL olduğunun kabulü ile alacak ve tahliye istemi hakkında yeniden inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.