Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5173 E. , 2024/6948 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5173 Karar No : 2024/6948 DAVACILAR : 1- ... Derneği 2- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 3- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 4- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 07/07/2…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5173 E. , 2024/6948 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/5173 Karar No : 2024/6948 DAVACILAR : 1- ... Derneği 2- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 3- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 4- Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 07/07/2022 tarihli, 31889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hatay İli, Erzin İlçesinde bulunan ve sınırları karara ekli haritada gösterilen alanın 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi uyarınca "... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi" olarak ilan edilmesine ilişkin 06/07/2022 tarihli, 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacılar tarafından, ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi'nin “Propandan Polipropilen Üretme Tesisi, Su Alma Yapısı ve Derin Deniz Deşarjı” projesi için aldığı ÇED Olumlu kararının iptali için dava açıldığı, bu davanın sonucunun beklenmediği, Erzin ilçe belediyesinin de dahil olduğu yerel yönetim, kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin, çevre halkının olumsuz görüş ve tüm itirazlarına rağmen bu itirazları göz ardı ederek, söz konusu alanın "... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi" olarak ilan edilmesi kararı verildiği, bu karar ile tarım ve zeytinlik alanları içinde, doğal çevreye geniş oranda etki edecek riskli bir tesis kurulmasının önünün açıldığı, projeye konu tesisin Çevre Kanunu'na aykırı olduğu, doğal alan ve yerleşim bölgeleri için yaşamsal tehlike oluşturduğu, bölgenin tatlı su kaynaklarından ve denizden su çekerek faaliyet göstereceği, havaya zehirli gazlar salınması nedeniyle hava kirliliğine yol açacağı, atık su ve plastikle de çevreye zarar verileceği, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'a aykırı olduğu, zeytinlik sahalarına 3 km mesafede tesis işletilemeyeceği, aynı bölgede bitişik parsel için ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı kararıyla zeytinlik alanlara 3 km mesafeden yakın olduğundan tesis kurulamayacağına karar verildiği, dava konusu alanın Bakanlar Kurulunca ilan edilen büyük ova koruma alanına bitişik olduğu, tesisin öngörülen koruma amaçlarını etkisiz kılacağı ve nadir bulunan koruma altındaki kumullar üzerinde yapılacağı, uluslararası sözleşmelerle belirlenen yükümlülüklere aykırı davranıldığı, bölgenin sulak alan niteliğinde olduğu, bölgenin 2-3 km mesafe yakınında bulunan Burnaz kaynak grubuna etkisinin dikkate alınmadığı, Kanunun aradığı taşınmaz şartlarını taşımadığı ve kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalılar tarafından, usul yönünden, davacıların ehliyetli olmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, ayrıca davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi, açılmadığının anlaşılması halinde davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden, ilgili şirketin Kanunun aradığı şartları sağladığı, gerekli izinleri aldığı, yatırım taahhüdünde bulunduğu, belirlenen alanın %53,3’ünün mülkiyetine sahip olduğu, ÇED olumlu belgesini sunduğu, alana yönelik yer seçimi etüdü yapıldığı, ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, kamu yararının dikkate alındığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün uygun görüş verdiği ileri sürülerek işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilen özel endüstri bölgesinde gerçekleştirilecek projeye ilişkin olarak alınan ÇED Olumlu kararının iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13785, K:2024/3951 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş olması nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 07/07/2022 tarihli, 31889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hatay İli, Erzin İlçesinde bulunan ve sınırları karara ekli haritada gösterilen alanın 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi uyarınca "... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi" olarak ilan edilmesine ilişkin 06/07/2022 tarihli, 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun "Özel endüstri bölgeleri" başlıklı 4/Ç maddesinin 1. ve 2. fıkralarında: "Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı yüz elli bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar plânları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az elli bin metrekare tevsi imkânı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan, iki yüz bin metrekareden büyük alanlar gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu, Cumhurbaşkanınca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilir. Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda; … c) Yeni yatırıma ilişkin “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmış olması, şartları aranır." kuralına yer verilmiştir. Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin "Yer seçimi ve ilan" başlıklı 33. maddesinin 2. fıkrasında: “ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesine karar verilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Aktarılan düzenlemelere göre, özel endüstri bölgesinin ilan edilebilmesi için alanda gerçekleştirilecek yeni yatırıma ilişkin olarak "ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınması zorunludur. Dosyanın incelenmesinden, ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi tarafından uyuşmazlığa konu alanda gerçekleştirilmesi planlanan “Propandan Polipropilen Üretme Tesisi, Su Alma Yapısı ve Derin Deniz Deşarj" projesi hakkında Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 14. maddesine göre Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı'nın ... tarihli, ... sayılı işlemiyle "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verildiği, yatırımcı tarafından özel endüstri bölgesi kurulmasına yönelik başvuru için fizibilite raporu ve eklerinin sunulduğu, başvuru şartlarını taşıdığının görülmesi üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yer seçimine ilişkin kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınarak mahallinde yapılan çalışmalar üzerine Yer Seçimi Etüt Raporu'nun davalı idarenin bünyesinde tekniker ve maden mühendisi unvanına sahip uzman kişiler tarafından düzenlendiği, anılan Bakanlığın ... tarihli, ... sayılı yazısı ile sunulduğu Cumhurbaşkanlığı tarafından, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi uyarınca "... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi" olarak Hatay İli, Erzin İlçesi, Aşağıburnaz Mahallesi, Gaziçiftliği Mevkiinde yaklaşık 45 hektar büyüklüğündeki alanın 06/07/2022 tarihli, 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ilan edilmesi üzerine görülen davanın açıldığı, söz konusu proje için düzenlenen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararla, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporda belirtilen yönlerden, ÇED Olumlu Raporunun; Karasal Hayvanlar, Yaban Hayatı, Deniz Kaplumbağaları Uzmanlığı açısından ve Deniz Ekosistemi ve Su Ürünleri Uzmanlığı açısından mevzuata ve çevrenin korunması kriterlerine uygun olmadığı, "ÇED Olumlu" kararı verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, temyiz edilen bu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 2023/13785 esasına kayden inceleme aşamasında olduğu, dava konusu işlemden sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından -Bakanlığın resmi internet sitesi incelendiğinde- 4737 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca 25/07/2023 tarihinde uyuşmazlık konusu alana yönelik olarak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli revizyon nazım ve uygulama imar planlarının onaylanarak 1 hafta süreyle askıya çıkarıldığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kısmen sanayi ve depolama kısmen de mera alanında kaldığı, bu planda değişiklik yapıldığı yolunda bilgi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 4737 sayılı Kanunun 4/Ç maddesinin 2. fıkrasının c) bendi uyarınca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilme koşulu olan “ÇED Olumlu” kararının yargı yerince iptal edilmekle uyuşmazlık konusu alanın özel endüstri bölgesi ilan edilme niteliğini yitirmesi karşısında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Diğer taraftan, Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin "Yer seçimi ve ilan" başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında yer alan Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için; bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7. maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır kuralının gönderme yaptığı Yönetmeliğin "Eşik analizi haritası ve yer seçimi etüt raporunun hazırlanması" başlıklı 7. maddesi, Yönetmeliğin 5. maddesine dayanılarak ihtiyacı karşılayabilecek büyüklükte tespit edilen alanlar için bu Yönetmeliğin 6. maddesi çerçevesinde temin edilen bilgiler işlenerek uygun ölçekte eşik analizi haritası ve bahse konu alanlara ilişkin aşağıdaki başlıkları içerecek şekilde yer seçimi etüt raporu hazırlanmasını öngörmektedir. Bunlar; a) Mevkii, b) Şehir merkezine göre konumu, c) Çevresinde bulunan diğer yerleşim merkezlerine (köy, kasaba) göre konumu, ç) Büyüklüğü, d) Mülkiyet ve kadastro durumu ve tahmini arazi maliyeti, e) Karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ulaşım altyapısına göre durumu, f) İhtiyaç duyulabilecek tahmini içme ve kullanma suyu ile elektrik gücü, doğal gaz temin kaynakları, g) Tahmini atıksu ve katı atık miktarının bertarafına ilişkin alıcı ortam varlığı, ğ) Tarım arazilerinin sınıfları, mevcut arazi kullanım durumu, çevresindeki alanların mevcut ve planlama durumu, h) İdari, imar ve mücavir alan sınırlarına göre konumu, ı) Varsa çevre düzeni planına göre kullanım fonksiyonu, i) Eğimi ve yönü ve varsa heyelan envanter haritasındaki konumu ve diğer kütle hareketleri ve sıvılaşma açısından durumu, j) Diri fay haritası açısından aktif faylarla ilişkisi, meydana gelen tarihsel depremler ve diğer depremsellik verileri, k) Hakim rüzgar yönü itibarıyla yakınındaki yerleşim merkezlerine etkisi, l) Genişleme olanağının bulunup bulunmadığı, çevresinde konut ve yan sanayi, diğer ihtiyaç duyulabilecek destek ve hizmet birimlerinin yerleşimine uygun alan bulunup bulunmadığı, m) Özel çevre koruma bölgeleri, sit alanları, milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları ve tabiat anıtları, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, sulak alanlar, doğal anıtlar gibi koruma alanları ile uluslararası sözleşmeler gereği korunması gereken alanlara göre konumu, n) Drenaj durumu, o) Taşkın yönetim planları ve yaşanmış seller açısından taşkına maruz kalma durumu, ö) Yeraltı ve yüzeysel içme ve kullanma suyu kaynaklarına ve havzaları ile sulak alanlara göre konumu, p) Maden ve jeotermal ruhsat sahaları ile mevcut veya planlanan işletme durumundan oluşmaktadır. Yönetmeliğe göre, eşik analizi haritası ve yer seçimi etüt raporunun konumlar ve durumlar gibi fiziken etüt edilecek konuların yanı sıra etkileri belirlenecek hususları da içermesi gerektiği, amacın yer seçimine ilişkin fizibilite raporunun, kurum ve kuruluşların görüşleri eşliğinde yerinde de incelenerek düzenlenmesini öngördüğü, Bakanlık tarafından yaptırılan bu incelemenin karar verilmesine esas oluşturması karşısında; özel endüstri bölgesinde yapılacak yatırıma ait yerin önemi, özelliği ve stratejik konumu, yatırımın niteliği, ülkemiz açısından taşıdığı önem ve büyüklüğü göz önünde tutulduğunda, söz konusu hususlarda uzmanlığı bulunan kişiler tarafından hazırlanması gerekliliğine ilişkin duraksama bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kapsamında, tekniker ve maden mühendisliği uzmanlığı olan iki kişi tarafından yapılan inceleme ve çalışmalar üzerine düzenlenen işlem dosyasında örneği bulunan Yer Seçimi Etüt Raporu'nun, işlem tesisine esas oluşturacak teknik yönlerin tümünü içermesi açısından yeterli olduğunun kabulüne imkan bulunmadığından dava konusu işlem bu yönüyle de hukuka uyarlık taşımamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu 06/07/2022 tarihli, 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri A.Ş., 18/10/2021 tarihli dilekçesi ile fizibilite raporu ve bir takım belgeleri de sunmak suretiyle Hatay ili, Erzin ilçesinde yer alan alanın "... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi" olarak tescil edilmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasını davalı idarelerden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan talep etmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından başvuru evrakının incelenmesi akabinde ... tarih ve ... sayılı yazı ile yer seçimine ilişkin olarak ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri talep edilmiş, gelen kurum görüşleri ve yapılan yer seçimi çalışması sonrasında yaklaşık 45 hektar büyüklüğündeki alan özel endüstri bölgesi olarak değerlendirmeye alınmıştır. Özel endüstri bölgesi olarak tescil edilmesi istenilen alanda, davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Propandan Polipropilen Üretme Tesisi, Su Alma Yapısı ve Derin Deniz Deşarjı" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı verilmiştir. Anılan sürecin tamamlanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, yer seçimi etüdü neticesinde hazırlanan özet değerlendirme raporu ile talebe konu alanın sınırlarını gösterir haritanın Cumhurbaşkanlığı'na sunulması üzerine tesis edilen ve 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/07/2022 tarih ve 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hatay ili, Erzin ilçesinde bulunan ve sınırları Karara ekli haritada gösterilen alanın 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi gereğince ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 1-.Davalı İdarelerin Ehliyet İtirazının İncelenmesi Davalı idareler tarafından, davacıların dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı, davanın bu nedenle ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Derneklerin faaliyetleri" başlıklı 90. maddesinin 1. fıkrasında; "Dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere, tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunurlar.", 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde, "Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Topluluk Davası" başlıklı 113. maddesinde, "Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir" hükmü yer almaktadır. İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Hatay ili, Erzin ilçesinde bulunan ve sınırları Karara ekli haritada gösterilen alanın 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi uyarınca ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dernekler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olduğu zaman tüzel kişilik kazanmakta ve buna bağlı olarak da fiil ehliyetine ve objektif dava ehliyetine de sahip olmaktadır. Derneğin subjektif dava ehliyetinin ise, her uyuşmazlığa özgü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında kurulan ve tarımsal amaçlı olarak faaliyet gösteren davacı tarımsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin de subjektif dava ehliyeti değerlendirilmelidir. Davacı dernek tüzüğünün incelenmesinden, davacı derneğin amaçları arasında çevre bilincinin geliştirilmesi ile çevrenin ve doğanın korunmasını gerçekleştirmek olduğu görülmektedir. Davacı tarımsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin ise dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilen alanın bulunduğu Hatay ili, Erzin ilçesinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı derneğin ve tarımsal kalkınma ve sulama kooperatiflerinin bakılan davayı açmakta hukuki menfaatlerinin, dolayısıyla sübjektif dava ehliyetlerinin olduğu, davalı idarelerin davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 2-.Davalı İdarelerin Süre İtirazının İncelenmesi Davalı idareler tarafından, davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının resen incelenmesi talep edilerek, açılmamış ise süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 2. fıkrasında ise, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı hüküm altına alınmıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın 07/07/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı, davacı tarafından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın yayımından itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi içerisinde olacak şekilde 02/08/2022 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davalı idarelerin davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun "Özel endüstri bölgeleri" başlıklı 4/Ç maddesinin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı yüz elli bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar plânları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az elli bin metrekare tevsi imkânı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan, iki yüz bin metrekareden büyük alanlar gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine, Cumhurbaşkanınca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilir. Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda; a) Gerçekleştirme süresi beş yılı geçmemek üzere 213 sayılı Kanun uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla en az dört yüz milyon Türk lirası tutarında yeni yatırım taahhüdünde bulunulması, b) Başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, önerilen alanın en az %51’inin mülkiyetine ve/veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip olması, c) Yeni yatırıma ilişkin “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmış olması, şartları aranır..." hükmü yer almaktadır. 06/08/2019 tarih ve 30854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, ÇED, çevresel etki değerlendirmesi olarak; (j) bendinde, özel endüstri bölgesi, önerilen alanın en az %51’inin mülkiyetine ve/veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine ilan edilebilecek endüstri bölgesi olarak tanımlanmış; "Yer seçimi ve ilan" başlıklı 33. maddesinde ise, "(1) Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için; bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır. (2) ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesine karar verilir. (3) Başvuru sahibinin, Cumhurbaşkanı kararından önce özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanların yönetim ve işletilmesinden sorumlu olmak üzere 6102 sayılı Kanuna göre bir anonim şirket kurması zorunludur. (4) Özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alanlar yatırım için gerekli olan sosyal, idari, lojistik, ticari ve benzeri faaliyetler haricinde hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi ve Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin 33. maddesi uyarınca, bir alanın Cumhurbaşkanı Kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilebilmesi için bu alanda gerçekleştirilecek yeni yatırıma ilişkin olarak "ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmış olması zorunludur. Bu zorunluluk çerçevesinde, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmeden önce söz konusu alanda, davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Propandan Polipropilen Üretme Tesisi, Su Alma Yapısı ve Derin Deniz Deşarjı" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı verilmiş ve ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile başvurunun Cumhurbaşkanlığı'na sunulması üzerine dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Hatay ili, Erzin ilçesinde bulunan ve sınırları Karara ekli haritada gösterilen alan, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi gereğince ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Ancak bahsi geçen .... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapora göre, dava konusu ÇED Olumlu kararına dayanak alınan raporda, alanda yaşayan kurbağa türleriyle ilgili yeterli önlemlerin alınmadığı ve bu türlerle alakalı yeterli değerlendirme yapılmadan raporun oluşturulduğu, göçmen kuş türlerinin sayısı ile ilgili olarak oldukça yüksek bir farkın bulunduğu (ÇED raporunda 53 tür belirlenmiş iken, bilirkişiler marifetiyle yapılan incelemede 183 türün mevcut olduğunun anlaşıldığı) ve hem bu türlerle hem de tatlısu ve nil kaplumbağaları ile alakalı olarak yeterli önlemlerin belirlenmediği, kum köpek balıklarının alanın kalabalıklığından ve stresinden etkilenmelerinin kuvvetli bir ihtimal olduğu ve yine deşarj hattı üzerinde hem yuva hem de aktif sahil kertenkelesi türü bireylerin tespit edildiği, deşarj borusunun toprak altına gömülmesi ve boru hattının döşenmesi aşamasında habitatın kazılarak tahrip edileceği, bu kazıların yuvaların yok olmasına ve yuvada yaşayan ergin bireylerin ölümüne neden olacağı, sonuç olarak dava konusu ÇED Olumlu kararının, Kimya ve Kimya Teknolojileri, Tarım ve Toprak, Jeoloji, Çevre Mühendisliği ve Şehir ve Bölge Planlama açısından mevzuata ve kriterlere uygun olduğu; Karasal Hayvanlar, Yaban Hayatı, Deniz Kaplumbağaları ile Deniz Ekosistemi ve Su Ürünleri açısından mevzuata ve kriterlere uygun olmadığı hususlarının bilirkişi raporuyla tespit edilmesi karşısında, dava konusu Kararın belirtilen bölümler yönünden mevzuatın aradığı kriterleri karşılamadığı gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptaline karar verilmiş olup, anılan karar, Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13785, K:2024/3951 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Yargı yerlerince hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır. Bir başka deyişle, yargı kararıyla iptal edilen idari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkar. Dolayısıyla, yargı kararıyla iptal edilen idari işleme bağlı olarak tesis edilen diğer işlemler de hukuka aykırı hale gelir. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olup, iptal kararları, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/02/2021 tarih ve E:2020/572, K:2021/305; 21/02/2022 tarih ve E:2021/1511, K:2022/548; 15/06/2022 tarih ve E:2021/2270, K:2022/2177 sayılı kararları da bu yöndedir. Bu durumda; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilen alanda gerçekleştirilmesi planlanan "Propandan Polipropilen Üretme Tesisi, Su Alma Yapısı ve Derin Deniz Deşarjı" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen 07/06/2022 tarih ve 6686 sayılı ÇED Olumlu kararı, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşen yargı kararlarıyla iptal edilmiş olduğundan, tesis edildiği tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkmış ve hukuk aleminde hiç doğmamış hale gelmiştir. Dolayısıyla, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarih itibarıyla da, özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesi istenilen alanda gerçekleştirilmesi planlanan yatırım projesine ilişkin olarak alınmış hukuka uygun bir ÇED Olumlu kararı bulunduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Bu haliyle, dava konusu 06/07/2022 tarih ve 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı tesis edilirken esas alınan ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tespit edilerek iptal edilmiş ve tesis edildiği tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkarak hukuk aleminde hiç doğmamış hale gelmiş olması nedeniyle dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığı ve iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, Dairemizin 16/09/2024 tarih ve E:2022/5367, K:2024/2929 sayılı kararı ile dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptaline karar verilmiş olup; söz konusu kararın henüz kesinleşmemesi, dolayısıyla kanun yolu aşamasında taraflarının kişilik ve niteliğinde değişiklik veya davadan feragat gibi öngörülmeyecek hallerin vuku bulması durumunda, anılan davada verilen iptal kararının hukuki sonuçlarının ortadan kalkma (iptal kararının hukuk aleminde varlığını sürdürememe) ihtimalinin bulunması karşısında; işbu davada da işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Hatay ili, Erzin ilçesinde bulunan ve sınırları Karara ekli haritada gösterilen alanın, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun 4/Ç maddesi uyarınca ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri Anonim Şirketi Hatay Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin 06/07/2022 tarih ve 5772 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idareler yanında müdahil tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen ... TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avanslarından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre davacıya ve davalı idareler yanında müdahile iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/12/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun "Özel endüstri bölgeleri" başlıklı 4/Ç maddesinin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "Üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunan, arazi alanı yüz elli bin metrekareden büyük, kurulduğu dönemde geçerli olan imar plânları uyarınca gerekli izinleri alarak faaliyete geçmiş ve yeni yapılacak yatırım yeri için en az elli bin metrekare tevsi imkânı sağlayan alanlar veya üzerinde kurulu sanayi tesisi bulunmayan, iki yüz bin metrekareden büyük alanlar gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine, Cumhurbaşkanınca özel endüstri bölgesi olarak ilan edilir. Özel endüstri bölgesi ilan edilecek alanlarda; a) Gerçekleştirme süresi beş yılı geçmemek üzere 213 sayılı Kanun uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla en az dört yüz milyon Türk lirası tutarında yeni yatırım taahhüdünde bulunulması, b) Başvuru sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, önerilen alanın en az %51’inin mülkiyetine ve/veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip olması, c) Yeni yatırıma ilişkin “ÇED Olumlu” kararı veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmış olması, şartları aranır..." hükmü yer almaktadır. 06/08/2019 tarih ve 30854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, ÇED, çevresel etki değerlendirmesi olarak; (j) bendinde, özel endüstri bölgesi, önerilen alanın en az %51’inin mülkiyetine ve/veya varsa süreleri ile sınırlı olmak kaydıyla irtifak hakkına veya kullanma iznine sahip gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine ilan edilebilecek endüstri bölgesi olarak tanımlanmış; "Yer seçimi ve ilan" başlıklı 33. maddesinde ise, "(1) Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için; bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır. (2) ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile özel endüstri bölgesi olarak ilan edilmesine karar verilir. (3) Başvuru sahibinin, Cumhurbaşkanı kararından önce özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanların yönetim ve işletilmesinden sorumlu olmak üzere 6102 sayılı Kanuna göre bir anonim şirket kurması zorunludur. (4) Özel endüstri bölgesi olarak ilan edilen alanlar yatırım için gerekli olan sosyal, idari, lojistik, ticari ve benzeri faaliyetler haricinde hiçbir şekilde başka amaçlarla kullanılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; ... Petrol Ürünleri Terminal Hizmetleri A.Ş.'nin 18/10/2021 tarihli başvurusu üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından endüstri bölgeleri mevzuatı uyarınca gerekli iş ve işlemlerin gerçekleştirildiği, özel endüstri bölgesi olarak tescil edilmesi istenilen alanda davacı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "Propandan Polipropilen Üretme Tesisi, Su Alma Yapısı ve Derin Deniz Deşarjı" projesi ile ilgili olarak ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının alındığı, ayrıca yukarıda anılan mevzuat çerçevesinde özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanda gerçekleştirilmesi planlanan yeni yatırıma ilişkin "ÇED Olumlu" kararı alınmış olması dışında aranan şartların da davalı idareler yanında davaya müdahale eden şirket tarafından sağlandığı, bunun üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile başvurunun Cumhurbaşkanlığı'na iletildiği ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği anlaşılmaktadır. Daire kararında belirtildiği gibi, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilen alanda gerçekleştirilmesi planlanan projeye ilişkin ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği tarihten sonra ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu ÇED Olumlu kararı; alanda yaşayan kurbağa türleriyle ilgili yeterli önlemlerin alınmadığı ve bu türlerle alakalı yeterli değerlendirme yapılmadan raporun oluşturulduğu, göçmen kuş türlerinin sayısı ile ilgili olarak oldukça yüksek bir farkın bulunduğu (ÇED raporunda 53 tür belirlenmiş iken, bilirkişiler marifetiyle yapılan incelemede 183 türün mevcut olduğunun anlaşıldığı) ve hem bu türlerle hem de tatlısu ve nil kaplumbağaları ile alakalı olarak yeterli önlemlerin belirlenmediği, kum köpek balıklarının alanın kalabalıklığından ve stresinden etkilenmelerinin kuvvetli bir ihtimal olduğu ve yine deşarj hattı üzerinde hem yuva hem de aktif sahil kertenkelesi türü bireylerin tespit edildiği, deşarj borusunun toprak altına gömülmesi ve boru hattının döşenmesi aşamasında habitatın kazılarak tahrip edileceği, bu kazıların yuvaların yok olmasına ve yuvada yaşayan ergin bireylerin ölümüne neden olacağı, sonuç olarak dava konusu kararın, Kimya ve Kimya Teknolojileri, Tarım ve Toprak, Jeoloji, Çevre Mühendisliği ve Şehir ve Bölge Planlama açısından mevzuata ve kriterlere uygun olduğu; Karasal Hayvanlar, Yaban Hayatı, Deniz Kaplumbağaları ile Deniz Ekosistemi ve Su Ürünleri açısından mevzuata ve kriterlere uygun olmadığı hususlarının bilirkişi raporuyla tespit edilmesi karşısında, dava konusu Kararın belirtilen bölümler yönünden mevzuatın aradığı kriterleri karşılamadığı gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptaline karar verilmiş olup, ... İdare Mahkemesinin anılan kararı, Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13785, K:2024/3951 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Bununla birlikte, iptal kararlarının gerekçesiyle bir bütün olduğu ve bu gerekçe dikkate alınarak uygulanması gerektiği de açıktır. Anılan iptal kararının incelenmesinden; ÇED Olumlu kararının, bir takım eksiklik ve belirsizlikler içeren ÇED raporuna dayalı olarak verilmesi nedeniyle iptal edildiği, bahse konu eksiklik ve belirsizliklerin ise her zaman düzeltilip giderilebilecek nitelikte olduğu görülmektedir. Nitekim, ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesin anılan kararının onanmasına dair Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2023/13785, K:2024/3951 sayılı kararının incelenmesinden, mahkemenin iptal kararının gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle yeni bir ÇED raporu hazırlandığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının alındığı görülmektedir. Bu durumda, uyuşmazlıkta, yukarıda anılan mevzuat çerçevesinde özel endüstri bölgesi olarak ilan edilecek alanda gerçekleştirilmesi planlanan yeni yatırıma ilişkin "ÇED Olumlu" kararı alınmış olması dışında aranan şartların tamamının müdahil şirket tarafından sağlandığı ve dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın tesis edildiği esnada hukuken geçerli bir şekilde mevcut olan ÇED Olumlu kararının daha sonraki bir tarihte iptal edilmesinin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nı tek başına hukuka aykırı hale getirmeyeceği sonucuna varılmakla birlikte, ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptaline ilişkin mahkeme kararındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle yeni bir ÇED raporu hazırlandığı ve ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının alındığı da anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.