21. Hukuk Dairesi 2007/23038 E. , 2008/7195 K. "" MAHKEMESİ : Kartal 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 12/07/2007 Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan H. G.ile M.G.vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla d…
**21. Hukuk Dairesi 2007/23038 E. , 2008/7195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kartal 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 12/07/2007 Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan H. G.ile M.G.vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacıların murisi F.B.in 18.11.2003 tarihinde davalıya ait işyerinde konteyneri boyarken çelik halatlardan birinin kopması sonucu düşen konteynerin altında kalarak öldüğü mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda işverene %90, kazalıya %10 oranında kusur izafe edildiği anlaşılmaktadır. Davacılarında kabulünde olan “Teminat sözleşmesi” başlıklı belge ile “makbuz” başlıklı belgeden davalılar tarafından davacılar H.B., K.B., H.B.ve K.B’e maddi ve manevi zararları karşılığı dava açılmazdan önce 14.1.2004 tarihinde 30.000,00-YTL ile dava açıldıktan sonra 19.10.2004 tarihinde 29.200 Euro karşılığı 53.822,52-YTL para ödendiği görülmektedir. Uyuşmazlık davacılara maddi ve manevi zararların karşılığı yapılan bu ödemelerin davacıların manevi tazminat alacaklarının alıp bu suretle borçluyu borcundan kurtardığı biçiminde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, maddi tazminat alacağına karşılık yapılan ödemelerin davacıların maddi zararından ne şekilde düşüleceği noktasındadır. Manevi tazminat istemine gelince; davalılar tarafından yapılan ödemenin bir miktarının manevi zarara karşılık yapıldığı “Teminat Sözleşmesi” adlı belgenin içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Manevi zarar yönünden ihtilaf manevi zararın bölünüp bölünemeyeceği noktasındadır. Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K'nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı Kararı da bu doğrultudadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın manevi tazminatın bölünemeyeceği göz ardı edilerek davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmiş olması isabetsiz olmuştur.