1. Ceza Dairesi 2022/11346 E. , 2023/7789 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve yerel mahkemece beraat verilme
**1. Ceza Dairesi 2022/11346 E. , 2023/7789 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve yerel mahkemece beraat verilmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet kararı verilerek hüküm türü değiştiğinden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2019/323 Esas, 2020/921 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2020/1542 Esas, 2021/2259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe), sanık müdafiinin (vekalet ücreti yönünden) istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, adîl yargılanma hakkının ihlal edildiğine, atılı suçu işlemediğine, işlediğine dair delil bulunmadığına, takdiri indirim hükmünün uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Müteveffa ... ile mağdur ...’ın Barlar Sokağı’nda tartıştıkları ve kavga ettikleri, bu konuyu konuşmak için tekrar telefonda konuşarak buluşmaya karar verdikleri, suç tarihinde Mithatpaşa İlköğretim Okulu’nun orada buluştukları ve kavga etmeye başladıkları, ...’in dosya kapsamı dışında meydana gelen kavgadan bağımsız olarak 07.04.2018 tarihinde vefat ettiği, yalnızca soruşturma aşamasında alınan ifadesi ile yetinildiği, soruşturma aşamasında verdiği beyanında karşılıklı olarak kavga etmeye başladıklarını, ...'in bıçak çıkarıp kendisine savurduğunu, bıçağı tutmaya çalıştığını, avuç içinden yaralandığını, kendisininde üzerinde bulunan bıçağı çıkararak savunmak amacıyla ...’e salladığını ancak neresine geldiğini bilmediğini beyan ettiği, ...'ın olaydan 6 gün sonra alınan sağlık raporunda belirtilen sağ el avuç içinde eski kapanmış düzgün sınırlı yüzeysel kesi skarı şeklindeki yaralanmasının anlatımı ile uyumlu olduğu, sanık ... hakkında ...’i yaralama suçundan açılan kamu davasında, sanığın hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında verdiği beyanında kuzeni....’ın yanında bulunduğu, ...’e karşı herhangi bir fiziki müdahalesinin bulunmadığı, yalnızca taraflar arasında gelişen kavgayı ayırmak amacıyla hareket ettiği yönünde savunma yaptığı, ...’in hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında verdiği beyanları değerlendirildiğinde ... tarafından darp edildiğini ve yaralandığını beyan ettiği, ... tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen herhangi bir eylemi tariflemediği, ... tarafından yaralanmadığı yönünde beyanda bulunduğu, sanığın cezalandırılmasına yeterli vicdani kanaat oluşturacak herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla beraatine karar verildiği belirtilmiştir. 2. Tarafların anlatımları, kolluk tutanakları, doktor raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Mağdur ile olaydan sonra; 07.04.2018 günü başka bir nedenle vefat etmiş bulunan ...'in kavga ettikleri ve olay günü gece vakti Mithatpaşa ilköğretim Okulu civarında buluşmaya karar verdikleri, buluştuklarında ise tartışmalarını müteaakip karşılıklı bıçaklarını çekerek birbirlerine saldırdıkları, olay nedeniyle mağdurun, "... ile kavga ettikleri sırada onun bıçak ile kendisine saldırdığını, akabinde 20-30 kişinin ellerindeki sopa ve bıçaklar ile kendisine saldırdığını, kaçtığını, bir büfeye (Bağlar market) girerek ellerinden kurtulduğunu"; ...'in, "mağdurun bıçağını salladığını, tutmaya çalıştığını, avuç içinden yaralandığını, kendi bıçağını çıkardığını, salladığını, mağdurun neresine geldiğini bilmediğini, kuzeni ...'ın tesadüfen oradan geçerken olayı görmüş olduğunu, kuzeninin kendisine yardım etmek üzere mağdur ile kavga ettiğini ilk anda görmediğini, sonradan ...'ı gördüğünü, kavgadan sonra ... ile mağduru kovaladıklarını, onun kaçtığını" ve sanık ...'ın ise "olay mahallinden tesadüfen geçtiğini, kuzeni olan ... ile mağdurun kavga ettiklerini gördüğünü, ayırmak için yanlarına gittiğini, mağdurun kendisine bıçak çekmesi üzerine kendisininde üzerinde bulunan çakı bıçağını çıkarıp, mağdurun bacağına doğru korkutmak amaçlı salladığını, mağdura isabet edip etmediğini bilmediğini" beyan ettikleri, mağdurun vücudunun alın sol tarafında horizantal uzanımlı 3 cm'lik kesi, alın orta hatta vertikal 2.5 cm'lik kesi, fronta temporal bölgede sağ tarafta 2 cm'lik paralel 2 kesi, oksipital bölgede 4-6 cm lik 2 adet kesisi, sol el dorsumunda 1/3 alt kısımda horizantal uzanımlı kesi, sağ el 3. parmak MTKF eklem hizasında dorsumda, 1,5 cm'lik kesi, nazal kemiklerde solda belirgin multipl fraktür ve pulmoner kontüzyon nedeniyle yaşamsal tehlike geçirecek, hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek ve yüzünde sabit iz oluşacak nitelikte yaralandığı belirtilmiştir. 2. Bu itibarla tarafların sıcağı sıcağına alınan kolluktaki beyanları, sanık ...'ın, ...'in beyanı ile de teyit edilen tevil yollu ikrarı ve mağdurun hazırlık aşamasında sanığı teşhis etmesi ile dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay günü gece vakti kuzeni ... ile mağdurun tartışıp, kavga ettiklerini görmesi üzerine ilk elde tarafları ayırmak üzere yanlarına gittiği, mağdurun bıçağını çekip, kendisine de saldırması nedeniyle kavgaya dahil olarak kuzeni ... ile birlikte mağduru yukarıdaki paragrafta belirtilen nitelikte elleri-ayakları ve uhdelerindeki bıçakları ile yaraladıkları, olay sonucu akciğerde pulmoner kontüzyon oluşması nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği ve hayat fonksiyonlarını (2.) derecede etkileyen kemik kırığı (nazal kemik) meydana gelecek nitelikte yaralandığı anlaşılan mağdurun söz konusu yaralanmalarının, yüz bölgesindeki bıçak yara izi nedeniyle oluşan 'yüzde sabit iz' niteliğindeki yaralanmasından ve diğer yaralanmalarından bağımsız olarak bıçak ile değil, muhtemelen el-ayak darbeleri şeklindeki künt travma nedeniyle gerçekleştiği, dolayısıyla mağdura yönelik bıçaklı saldırılar sırasında hayati vücut bölgelerinin hedeflenmediğinin görülmesi, sanık ile kuzeni ...'ın fırsat ve imkanları bulunmasına rağmen eylemlerini bu minval üzere gerçekleştirmeleri, sanık ile mağdur arasında kasten öldürme suçunu akla getirir önceki bir husumetin bulunmaması ve mağdurun tek yaralanma nedeniyle hayati tehlike geçirmiş bulunması değerlendirildiğinde sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. 3. Suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile birden fazla nitelikli halin bulunması dikkate alınarak takdiren alt sınırın üzerinde ceza belirlendiği, sanığın aksi sabit olmayan savunmaları nazara alınarak mağdurun olay sırasında herhangi bir şekilde yaralanmadığı anlaşılan sanığa bıçak ile saldırma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulandığı, sanığın geçmişi, olaydan sonra ve yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi hükmünün takdiren uygulanmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.10.2021 tarihli ve 2020/1542 Esas, 2021/2259 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.