13. Hukuk Dairesi 2007/12820 E. , 2008/2573 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalılardan ... ve ...’in davalı arsa maliki ... ile 10.02.2004 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yüklenici ola
**13. Hukuk Dairesi 2007/12820 E. , 2008/2573 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalılardan ... ve ...’in davalı arsa maliki ... ile 10.02.2004 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yüklenici olan davalıların adi ortaklık kurup para toplayarak kendilerine isabet eden bağımsız bölümleri ortaklığa dahil ettikleri şahıslara vermeyi taahhüt ettiklerini, kendisinin de düzenli olarak ödeme yaptığını, ancak davalıların 11.05.2004 tarihinde aralarındaki sözleşmeyi ortaklığa katılanların onayını almadan feshedip ibralaştıklarını, fesih tarihine kadar inşaatın geldiği seviye itibarıyla davalı arsa malikinin de sebepsiz zenginleştiğini, daire verileceği vaadiyle iyiniyetle yaptığı ödemeler nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek zararından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000 YTL nın davalılardan alınmasına, bu olmaz ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği 15.000 YTL nın davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı arsa maliki ..., davacıyı tanımadığını, davacıya taahhüdü olmadığını, davacının diğer davalılara ödediği bedeli kendisinden istemeyeceğini savunmuş, diğer davalılar ise arsa maliki ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesini yeterli ortak bulamadıkları için anlaşarak feshettiklerini, arsa malikinin başka bir müteahit ile anlaştığını, bir kısım ortakların parasını arsa malikinin ödediğini, davacının kendilerinde alacağı olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne 15.000 YTL nın davalılardan eşit olarak alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm; davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan ... ve ...’in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı, ... Yapı Ortaklığına üye olmak için ortaklık adına davalılardan ... ile imzaladığı tarihsiz sözleşme gereğince ortaklık hesabına ödemede bulunmuştur. Davalılardan arsa maliki ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisi olmadığı gibi, bu davalı adına davacı tarafından yapılmış bir ödeme de yoktur. Davacı da, davalı arsa malikinin inşaatın geldiği seviye itibarıyla sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek talepte bulunmuştur. Arsa maliki davalı ... ile müteahit olan diğer davalılar arasındaki sözleşme karşılıklı anlaşma ile sona erdirildiğine ve inşaatın geldiği seviyeye göre de ibralaşıldığına göre arsa malikinin sebepsiz zenginleştiğinden söz edilemez. Davacı ancak akidi olan müteahitlerden zararını isteyebilir. Bu durumda davalı arsa maliki ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3-Davacı ile ortaklık adına davalı ... arasında düzenlenen tarihsiz sözleşme ile davacının ... Konut Yapı Ortaklığına hissedar olduğu ve bu ortaklık adına ödemeler yaptığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, yapı ortaklığında kendilerine karşı idareci ortak konumunda olan müteahit davalıların arsa maliki ile imzaladıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesini kendilerinin onayı olmadan feshetmeleri ve inşaatı yarım bırakmaları nedeniyle uğramış olduğu zararın ödetilmesini istemiştir. Ortaklık nedeniyle davacıya daire ya da tapuda arsa payı verilmediği, müeahitlerle arsa sahibi arasındaki sözleşmenin feshedildiği anlaşıldığına ve davacı da ortaklıktan ayrılma yönündeki iradesini açıkladığına göre BK 535 ve devamı maddeleri gereğince, yapı ortaklığının özel hukuki yapısı gözardı edilmeden ve davada taraf olmayan diğer ortaklar arasındaki menfaat dengelerinin korunması suretiyle davacının talep edebileceği miktarın hesaplanması gerekir. Davacının, yapı ortaklığı sözleşmesi, yaptığı ödemeler ve inşaatların davalılar arasındaki sözleşmenin fesih tarihi itibarıyla mevcut seviyesine göre ödenmesi gerekli olan toplam miktarı ... olması halinde, uğramış olduğu zararının yaptığı ödemelere oranla karşılanması zorunludur. Bu nedenle mahkemece öncelikle yapı ortaklığı sözleşmesine, ödenmesi gereken aylık aidat miktarlarına, ödemelerin süresine ve inşaatların seviyesine göre davacının ödemekle yükümlü olduğu toplam aidat miktarları belirlenmeli, inşaatların fesih tarihindeki seviyesine ve yapılan ödemelere orantılı olarak rayiç değere hükmedilmelidir. Davacının ödediği bedelin iadesine ilişkin olarak verilen kararı temyiz etmediği ve bu sebeple davalılar yararına oluşan kazanılmış hak göz önüne alınmalıdır. Mahkemece, yapı ortaklığı sözleşmesinin adi ortaklık olduğu ve davacının bu ortaklıktan çıkma iradesini ortaya koyarak tasfiye istediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ...’in sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı ... , üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının davalılara iadesine, 26.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.