19. Ceza Dairesi 2015/27912 E. , 2017/3069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ticareti usulüne aykırı olarak terk etme suçu açısından ise şikayetçi vekilinin 13.11.2012 tarihli haciz işleminde suçtan haberdar o
**19. Ceza Dairesi 2015/27912 E. , 2017/3069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Ticareti usulüne aykırı olarak terk etme suçu açısından ise şikayetçi vekilinin 13.11.2012 tarihli haciz işleminde suçtan haberdar olduğuna dair herhangi bir beyanı veya buna ilişkin bir bilgi bulunmadığı, dolayısıyla şikayetin İİK’nın 347. maddesinde belirtilen 3 aylık süreden sonra yapıldığının tespit edilmemesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, 1- Sanığın yetkilisi olduğu şirketin zabıta araştırması ve vergi dairesi kayıtlarına göre faal olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre borçlarını ödeyebilecek durumda bulunduğu anlaşıldığından sanığın ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331 maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 3- Şikayetçi vekilinin, 19.02.2013 havale tarihli şikayet dilekçesinde, İİK'nın 337/a maddesi uyarınca cezalandırılması isteği ile birlikte aynı Kanun'un 333/a maddesi uyarınca da cezalandırılmasını talep etmesi karşısında, mahkemece, şikayetçi vekilinin İİK'nın 333/a maddesi uyarınca da hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmaması, Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.