(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4076 E. , 2011/11515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı adına trafikte kayıtlı aracın alkollü sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/4076 E. , 2011/11515 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı adına trafikte kayıtlı aracın alkollü sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada 3.kişiye ait araca çarparak hasarladığını, 12.521 TL tutarında hasar oluştuğunu, poliçe teminatına göre bunun 8.000 TL'sının zarar görene ödendiğini, olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini belirterek 8.000 TL'nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili kusur oranını, hasar miktarını kabul etmediğini, alkollü araç kullanmanın trafik kanununa göre ayrı bir cezayı gerektirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 8.000 TL alacağın 28.11.2008 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, ... sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nun 48.maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1.maddesinde; alkollü içki almış olması sebebiyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, ... Genel Şartlarının B.4.d.maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, ... Genel Şartlarının B.4.d.maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48.maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2.fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yeralan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla,sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında, sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK, 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Somut olayda, davalı şirkete ait aracın sürücüsü ... 143 promil alkollü olarak araç kullanırken park halindeki 3.kişiye ait araca çarparak bu ve trafik sigortalı aracın hasarlanmasına sebebiyet vermiştir. Ancak yukarıda açıklanan ilkelere göre, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmez. Oluşan hasarın salt alkolün etkisi altında oluşup oluşmadığının saptanması gerekir. Bu konuda nörolog bilirkişiden rapor alınmamış ise de olaya ilişkin düzenlenen kaza tesbit tutanağı ile makina mühendisi bilirkişi ile ayrıca Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda; davalı aracın sürücüsünün dalgın ve tedbirsizce araç kullanarak park halindeki araca arkadan çarpmak kuralını ihlal etmekten %75 oranında, dava dışı zarar gören 3.kişinin ise, kesin park yasağının bulunduğu, yol genişliği ve işaretlemelerle sollamanında yasak olduğu olay mahalline aracını park halinde bırakmak suretiyle %25 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiş; davacı vekili 1.12.2010 tarihli duruşmada kusur yönünden aldırılan bu raporlara diyeceği olmadığını beyan etmiştir. Alkol dışında başka etken olan 3.kişinin de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmakla münhasırlık unsuru ortadan kalkmış olduğundan nörolog bilirkişiden rapor alınmasına da gerek kalmamıştır. Bu durumda mahkemece kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisi ile meydana gelmediğinin, hasarın trafik sigortası teminatı içinde kaldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... End. Mak. San. Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... End. Mad. San. Tic. Ltd. Şti'ne geri verilmesine 1.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.