Başvuru, kanuna aykırı şekilde teknik araçlarla izleme tedbirine başvurulması nedeniyle özel hayata saygı hakkının, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi, istinaf kanun yolu incelemesinin dosya üzerinden yapılması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kanuna aykırı şekilde teknik araçlarla izleme tedbirine başvurulması nedeniyle özel hayata saygı hakkının, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilmesi, istinaf kanun yolu incelemesinin dosya üzerinden yapılması ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.A. Bireysel Başvuru Süreci Başvurucu R.A. olay tarihinde Millî Emlak Müdürlüğü Anadolu Yakası Tespit Koordinatörlüğünde memur olarak görev yapmaktadır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından yürütülen bir soruşturma neticesinde, başvurucu ile birlikte T.B. ve N.T.nin rüşvet alma ve verme suçundan cezalandırılması talebiyle 28/3/2016 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamenin kabulü ile açılan kamu davası İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) yürütülmüştür. Mahkeme yargılama neticesinde başvurucu ile birlikte diğer sanıkların beraatine 21/2/2017 tarihinde karar vermiştir. Katılan Maliye Bakanlığı vekili beraat kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 12/4/2017 tarihinde beraat hükmünün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak devam edilen yargılamanın 7/12/2017 tarihli celsesinde başvurucunun rüşvet suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Gerekçeli kararda -diğerlerinin yanı sıra- teknik araçlarla izleme ve iletişim tespiti tedbirleri kapsamında elde edilen kayıtlar ve yapılan tespitlere de yer verilmiştir. Başvurucu, mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, başvurucunun istinaf talebinin esastan reddine 4/4/2018 tarihinde kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu 10/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç Başvurucu, bazı suçlar bakımından verilen hükümlere karşı -ceza miktarı önemli olmaksızın- temyiz yoluna başvurulmasına imkân tanıyan 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine 31/10/2019 tarihli dilekçeyle Bölge Adliye Mahkemesine başvurmuş; kesinleşen hükmün 7188 sayılı Kanun uyarınca yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, mahkûmiyet kararına konu rüşvet alma ve verme suçunun söz konusu kanuni düzenlemede tahdidî olarak sayılan suçlardan olmaması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar vermiştir. Başvurucu 1/11/2019 tarihli temyiz talebinin reddi kararına karşı 4/11/2019 tarihinde temyiz kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 15/5/2023 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesinin 1/11/2019 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve 4/4/2018 tarihli istinaf talebinin esastan reddi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bozma sonrası yargılama neticesinde Mahkeme, başvurucu ile müdafiinin de hazır bulunduğu 21/11/2023 tarihli oturumda başvurucunun beraatine hükmetmiştir. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla anılan davanın temyiz kanun yolu aşamasında derdest olduğu tespit edilmiştir.