4. Hukuk Dairesi 2021/22925 E. , 2023/13425 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına SAYISI : 2016/238 E., 2018/276 K. Taraflar arasındaki muvazaa nedeni ile tapu iptal ve tescil davasınından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı
**4. Hukuk Dairesi 2021/22925 E. , 2023/13425 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine istinaf talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına SAYISI : 2016/238 E., 2018/276 K. Taraflar arasındaki muvazaa nedeni ile tapu iptal ve tescil davasınından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı Nil Eğitim Hizmetleri yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.07.2016 tarihli 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK gereğince kapatılan ve tüm malvarlığının Hazine adına tesciline karar verilen Nil Eğitim Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye 137 ada 27 parsel numaralı 48.191,99 m2 yüzölçümündeki fıstıklık vasfındaki taşınmazın 1/4 hissesinin 03.11.2015 tarihinde davalı ...'e muvazaalı olarak 4.000,00 TL bedelle satıldığını, davalının Gölbaşı Yunus Emre Anadolu Lisesinde öğretmen olduğunu 667 sayılı KHK ile açığa alındığını, FETÖ/PYD ile iltisakı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğunun tespit edildiğini ayrıca Milli Güvenliği tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PYD aidiyeti ve iltisakı veya irtibatı belirlenen davalı şirkete ait Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi Asfalt Mahallesi 242 ada 194 parsel, ( 4 katlı bina ve arsa) Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi Yeni mahallesi 127 ada 36 parsel, Akçakaya köyü 103 ada 10 parsel, 137 ada 27 parsel sayılı taşınmazlarında yakın tarihte başka şahıslara devir edildiğini, bu parsellere karşı da dava açıldığını, satışların eş zamanlı olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmaz olan Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi Çataltepe köyü Yanıkmağra mevkii 137 ada 27 parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin satışının iptali ile söz konusu taşınmazın 23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin 667 sayılı kanun hükmündeki kararname ve daha sonra alınan kararlar uyarınca ... adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; söz konusu gayrımenkul alımının anayasal güvence altında olduğunu, davalının taşınmazı kredi çekerek bedelini ödeyerek satın aldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 02.07.2021 tarihli ve 2019/1644 Esas ve 2021/1031 Karar sayılı kararıyla; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan dernek ve kurumlar içerisinde Nil Eğitim Hizmetleri Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin bulunduğu, Nil Eğitim Hizmetleri Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin terör örgütü ile bağlantısının açık olduğu, suç örgütü olduğu Devlet tarafından açıkça ilan edilen FETÖ/PYD terör örgütü ile açıkça bağlantılı olduğu anlaşılan dernek ve şirketlerin devir işlemlerinin 675 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi kapsamında muvazaalı olduğunun kabulü gerektiği, davalı ...'ün de 21.07.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ve 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiğine ilişkin yazı cevabı dosya arasında olduğu, her ne kadar bedeli ödenerek söz konusu gayrımenkulün alındığı iddia edilmişse de dinlenen tanıkların davalı ...'ün taşınmazı alacağından haberdar olduklarını, bunun için kredi kullandığını ve aracını sattığını bildiklerini ancak taşınmazın nerede olduğunu ve kaç liraya alındığını bilmediklerini belirtmeleri karşısında, birinci derece yakınları olan tanıkların taşınmazın yerini ve fiyatını bilmemelerinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği ayrıca dava konusu taşınmazın değerinin çok altında bir fiyata satın alınması ve davalı Nil Hizmetleri adına kayıtlı bulunan 242 ada 194 parsel, 103 ada 10 parsel ve 127 ada 36 parsel sayılı taşınmazların yaklaşık birer ay ara ile satışının yapılması sebebiyle davalı vekilinin araç satışına ve bankadan çekilen krediye ilişkin yazılı beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın kabulüne, Nil Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye yönelik davanın ise taraf sıfatının bulunmaması sebebiyle husumet yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve vekalet ücreti yönünden ise davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini, davalı şirket yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, beyan ederek istinaf taleplerinin kabul edilmesine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalının taşınmazı aracını satarak satın aldığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, satışın gerçek olduğunu muvazaanın olmadığını, eksik inceleme neticesi hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince; "HMK'nın 297/2 nci maddesine göre; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken, hükmün sonuç kısmının eksik ve infazda tereddüt yaratacak şekilde gösterilmesi doğru bulunmamış, ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek esas hakkında yeniden karar vermek üzere mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." denilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili adli yardım talepli olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, muvazaa nedeni ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi, 675 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekilinin temyiz başvurusunda bulunurken adli yardım talebinde bulunduğu, bu talebinin değerlendirilebilmesi bakımından, dosyaya gerekli belgelerin ibraz edildiği görülmektedir. Adli yardımdan yararlanabilmenin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 334/1 inci maddesinde "Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler" denilmek suretiyle adli yardımdan yararlanabilecek kişilerle ilgili genel çerçeve çizilmiştir. Dosya kapsamındaki belgenin incelenmesinden; davalı ...'ün mali durumu itibariyle temyiz harçlarını yatırmasının güç olduğu, bu giderleri ödeme konusunda ödeme gücünün bulunmadığı anlaşıldığından davalı ...'ün adli yardım talebi kabul edilerek temyiz itirazları incelenmiştir. 2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; Davalı Nil Eğitim Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin terörle irtibatlı ve iltisaklı kurumlar kapsamında 667 sayılı KHK gereğince kapatılan ve tüm mal varlığının hazine adına tesciline karar verilen tüzel kişilerden olmasına, adı geçen davalının, Milli Güvenlik Kurulunun 30 Ekim 2014 tarihli kararında FETÖ/PYD’nin milli güvenliği tehdit eden, kamu düzenini bozan, iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanma olduğu tespitinin yapılmasından ve 29 Nisan 2015 tarihli kararda milli güvenlik siyaset belgesine tehdit olarak işlenmesinden sonra tüm mal varlığını elinden çıkarmaya yönelik girişimlerde bulunmasına, bu kapsamda diğer taşınmazlarını da aynı süreçte başka şahıslara devretmesine, devre konu hissenin bilirkişilerce tespit edilen bedeli ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında fahiş fark bulunmasına, tapuda gösterilen satış bedelinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin savunmanın ancak yazılı belge ile ispatlanabilecek olmasına, buna göre bankadan çekilen kredi ve araç satışı alım fiyatı içerisinde değerlendirilebilecek ise de bu halde dahi fahiş farkın bulunduğunun değişmeyecek olmasına, davalının ve tanıkların gerçek satış bedelini bildirmemesine, dava konusu taşınmazı devralan davalı ...’ün de FETÖ/PYD ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun tespit edilmesine, tüm bu olgular karşısında her ne kadar dava konusu devir işlemi 667 sayılı KHK’ın yürürlüğe girmesinden önce yapılmış ise de davalı tüzel kişinin Milli Güvenlik Kurulu kararı sonrası muvazaalı olarak dava konusu taşınmazı elden çıkarmak istediğinin ve bu hususta davalı ... ile yapmış oldukları muvazaa anlaşması kapsamında davaya konu devir işlemini gerçekleştirdiğinin dolayısıyla anılan devir işleminin Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca geçersiz olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Değerlendirme bölümün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin adli yardım talebinin kabulüne, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.