Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7830 E. , 2024/969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7830 Karar No : 2024/969 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ: Av. … 2-(DAVACI) … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu ist
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7830 E. , 2024/969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7830 Karar No : 2024/969 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/… VEKİLİ: Av. … 2-(DAVACI) … VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, … Dış Ticaret ve Pazarlama Anonim Şirketin'den alınamayan 2016 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının üç yıl süre ile geçerli olmak üzere 05/12/2014 tarihinde şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, sonrasında görev süresinin uzatılmasına ilişkin herhangi bir ilân bulunmadığı ve başka bir şahsın 26/09/2017 tarihinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak atandığı olayda dava konusu ödeme emrinin 48. sıra numarasında yer alan ve şirket adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kamu alacağının, davalı idarece tanzim edilen 30/06/2020 tarihli bilgi isteme yazısına rağmen şirketin bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığı, belirtilen tarihte şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan davacı söz konusu özel usulsüzlük cezasından sorumlu tutulamayacağından, belirtilen alacak yönünden kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin diğer kısımlarının şirket adına 2016 yılının muhtelif dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, söz konusu vergi ve cezalara karşı açılan davaların reddi üzerine düzenlenen (2) nolu ihbarnamelerin ve alacağın tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebligat yoluyla usulüne uygun tebliğ edildiği dolayısıyla kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun bir biçimde kesinleştirildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin banka hesabına uygulanan haciz ile toplamda 12.637,47 TL tahsilat gerçekleştirildiği, ancak bu tahsilatla ilgili mahsup durumu dava konusu ödeme emri düzenlenirken gözetilmediğinden dava konusu ödeme emrinin 48. sıra numarasında yer alan alacak harici diğer kısmının 12.637,47 TL'yi aşan bölümünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin 48. sıra numarasında yer alan alacak ile 12.637,47 TL'lik kısmı iptal edilmiş, ödeme emrinin kalan kısmı yönünden dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun olarak kesinleştirilen ancak vadesi geldiği hâlde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, davacının ihtilaflı dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu, yapılan mal varlığı araştırmasında alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kanuni temsilci nezdinde takip yapıldığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, şirketteki hisselerin 2017 yılında devredildiği dolayısıyla bu tarihten sonra şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, şirketi temsil ve ilzama yetkili olunmayan dönemde şirkete ait defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu ödeme emri içeriği alacağın vade tarihi 2020 yılına rastladığından devir tarihinden sonra tahakkuk eden borçlar nedeniyle takip edilemeyeceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. Davacı tarafından, hukuki dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve tüm takip yollarının usulüne uygun biçimde tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması gerekir. Dava konusu ödeme emrinin sebep unsuru olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine karşı şirket tarafından dava açıldığının anlaşıldığı olayda, şirket nezdinde kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla, davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması, davalı idare temyiz isteminin ise bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.