7. Ceza Dairesi 2011/3462 E. , 2012/1662 K. Pankart asmak eyleminden kabahatli ...'nin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42.maddesi gereğince 143,00 Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 17.07.2010 tarihli ve 2010/02 sayılı idari yaptırım karar tutanağına karşı başvurunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına ilişkin AYDIN 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 03.09.2010 tarihli ve 2010/363 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adal…
**7. Ceza Dairesi 2011/3462 E. , 2012/1662 K.** **"İçtihat Metni"** Pankart asmak eyleminden kabahatli ...'nin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42.maddesi gereğince 143,00 Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 17.07.2010 tarihli ve 2010/02 sayılı idari yaptırım karar tutanağına karşı başvurunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına ilişkin AYDIN 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 03.09.2010 tarihli ve 2010/363 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.01.2011 gün ve 6798 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve KYB. 2011-84837 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42/1.maddesinde yer alan, "Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kağıt ve benzeri afiş ve ilan asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." şeklindeki düzenleme ve mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan taşınmaz üzerine pankart asılması karşısında, başvurunun reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Mahkeme tarafından pankartın kamu alanına taşıp taşmadığı konusunda delil takdiri yapıldığından verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08.02.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY 1-... Valiliği tarafından 17.07.2010 tarihinde parti tüzel kişiliği adına “11x3 metre ebadında naylon muşamba üzerine yazılı “sen açıldıkça analarımız ağlıyor” ibareli pankartın parti binasına asılması nedeni ile 143,00 Tl. idari yaptırım kararı verilmiştir. 2-İdari yaptırım kararına karşı SCM. sine başvuruda bulunulmuştur. 3-Sulh Ceza Mahkemesi 03.09.2010 tarih ve 2010/363 sayılı kararı ile başvurunun kabulüne ve idari yaptırım kararı hukuka uygun olmadığı anlaşıldığında kaldırılmasına karar vermiştir. 4-Mahkeme bu kararını verirken 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 42 maddesinde düzenlenen “afiş asma” fiili hakkındaki düzenlemeyi yorumlamıştır. Anılan düzenleme şu şekildedir. “(1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kağıt ve benzeri afiş ve ilan asan kişiye,….”. Mahkemece, kamuya da ait olsa, tapuya tescilli bir gayrimenkulün özel mülkiyete konu olduğu ve kabahatler kanunundaki düzenlemenin kapsamı dışında kaldığı sonucuna varılarak idari yaptırım kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulüne karar verilmiştir. 5-Mahkemenin bu değerlendirmesi delil değerlendirmesi ve takdiri olmayıp kanun metninin yorumlanması niteliğindedir. Kanun metninin Mahkeme tarafından yanlış yorumlanması gerekçesi ile kanun yararına bozma yasa yoluna müracaat olanaklıdır. Olayımızda da Mahkeme kanun metnini yorumlamıştır. Delil değerlendirilmesi ve takdir hakkının kullanılması söz konusu değildir. 6-Açıkladığımız bu gerekçelerle Sulh Ceza Mahkemesinin kararına karşı kanun yararına bozma yasa yoluna gelinmesi mümkündür. Talebin incelenerek sonuçlandırılması gerekir. Çoğunluk görüşüne katılmıyoruz