Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/2517 E. , 2024/3782 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2517 Karar No : 2024/3782 DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı . VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti sebebiyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin 18/02/2015 günlü, 698 sayılı işlem ile dayanağı olan ve 26/03/2013 günlü, 28599 sa…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/2517 E. , 2024/3782 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2517 Karar No : 2024/3782 DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı . VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti sebebiyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin 18/02/2015 günlü, 698 sayılı işlem ile dayanağı olan ve 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin, 1. fıkrasının (m) bendi ile 21. maddesinin 11. fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, zorunlu hizmet yükümlülüğünü tamamladıktan sonra Şanlıurfa'ya atandığı, eşinin 2007 yılından bu yana Ankara'da sigortalı serbest avukat olarak görev yaptığından eş mazereti nedeniyle Ankara'ya atanma talebiyle davalı idareye başvurduğu, dava konusu işlemle stratejik personel olması nedeniyle talebinin reddedildiği, Zorunlu hizmet yükümlülüğünü yerine getirmiş bir hekimin neye göre stratejik personel olarak kabul edildiğinin belli olmadığı, Eşinin Ankara'da kendisinin Şanlıurfa'da olması hasebiyle aile birliğinin sağlanamadığı, davaya konu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idarece; davacının uzman tabip unvanlı bir personel olması ve bu yönüyle Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca, "stratejik personel" olarak kabul edilmesi nedeniyle eş durumu mazeretiyle atanma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin, 657 sayılı Kanun'a ve 3359 sayılı Kanun'a uygun olduğu, Devlet için Anayasal bir görev olan, sağlık hizmetlerinin tüm yurtta sunumunun önündeki zorluklar ve ihtiyaç durumu göz önüne alınarak Yönetmelik değişikliklerinin yapıldığı, Devlet'e yüklenen sağlık hakkının korunması ödevi kapsamında getirilen düzenlemeler ile vatandaşlara etkin, verimli ve hızlı bir hizmet sunumu ile yükümlü olan bir kısım sağlık personelinin "stratejik personel" olarak belirlenebileceği, Stratejik personel uygulaması ile zaman içinde sağlık hizmetlerinin sunumunun iyileştirildiği, hem daha iyi noktalara gelmek hem de gelinen noktayı korumak için uygulamanın devam etmesi gerektiği, Davaya konu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Olağanüstü ve özel durumlarda yer değişikliği" başlıklı 21. maddesinin son fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı, Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin iptali istemi yönünden davanın reddi, eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin işlemin ise iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacının, eş durumu sebebiyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin 18/02/2015 tarih ve 698 sayılı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu işleminin ve dayanağı olan ve 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (m) bendi ile 21. maddesinin son cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (m) bendinin, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ve 30/09/2016 tarih ve 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirildiği, 21. maddesinin ise başlığı ile birlikte, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 9. maddesi ile tamamen değiştirildiği ve yapılan değişiklik kapsamında 21. maddenin 11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" şeklindeki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı görülmüştür. Davacının, eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun reddine ilişkin 18/02/2015 tarih ve 698 sayılı işlemin istemine gelince: Dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin özel bir şirkette yaklaşık sekiz yıldır Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak SGK kapsamında sigortalı olarak çalıştığı ve davacı tarafından bu gerekçeyle eş durumu mazeretine dayalı atanma talebinde bulunulduğu, yapılan bu başvurunun, kendisinin stratejik personel kapsamında olduğu ve ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" düzenlemesi gerekçe gösterilerek reddedildiği görülmüştür. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 21. maddesinin 11. fıkrasında "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile, stratejik personelin, aynı yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde yer alan "217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren bir kurum veya kuruluşta, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre açıktan istihdam edilenler ile geçici işçiler hariç statüsüne bakılmaksızın kamu görevlisi olduğunu ve teşkilatının bulunmaması veya başka bir yerde istihdamının mümkün olmaması gibi nedenlerle bulunduğu yerde çalışma zorunluluğu olduğunu,", aynı fıkranın (c) bendinde yer alan "Sosyal güvenlik kurumları kapsamında veya sosyal güvenlik kurumları kapsamı dışında kalan ve özel kanunlarla düzenlenmiş bulunan diğer sandıklara tabi olarak çalışması hâlinde müracaat tarihi itibari ile en az üç yıl, son bulunduğu yerde kesintisiz en az iki yıl prim ödediğini veya Bağ-Kur sigortalısı olanların Bağ-Kur borçlarını yapılandırdıklarını,", aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan "Devlet tarafından işyeri sahiplerine prim ödeme kolaylığı ya da prim affı getirildiği dönemlerde sigorta primi kesilen işyeri çalışanın bu durumu Sosyal Güvenlik Kurumu veya Maliye Bakanlığı makamlarından alacağı belge ile," ve yine aynı fıkranın (d) bendinde yer alan "Kamu kurum ve kuruluşlarında geçici işçi olarak çalıştığını ve müracaat tarihi itibari ile en az üç yıl, son bulunduğu yerde kesintisiz en az iki yıl prim ödediğini," ve 7.fıkrasında yer alan "Personelin sağlık ile ilgili bir alanda en az dört yıllık lisans öğrenimi gördüğünü belgelendirmesi hâlinde, münhal kadro olması ve öğrenim süresi ile sınırlı olmak kaydıyla, öğrenim gördüğü yere yer değiştirme suretiyle atanma talebi değerlendirilir." hükmü yer almaktadır. Anılan Yönetmelik ile, dayanağı olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer almadığı halde, serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla sağlık personeline eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkı tanınmış iken, hekimleri kapsayan "stratejik personel"e bu konuda kısıtlama getirilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinde, memurun, kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde eşin bulunduğu yere atanabileceği düzenlenmiş ve bu suretle, tüm Devlet memurları için bu hak, unvan veya sıfat yönünden herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmadan tanınmıştır. Yukarı yer verilen açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilen, eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun reddine ilişkin 18/02/2015 tarih ve 698 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (m) bendi ile 21. maddesinin, 11. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığı, bireysel işlemin ise iptali gerekeceği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 25/08/2017 günlü, 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 15. madde uyarınca, kaldırılan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun dava ve icra takip işlerinin Sağlık Bakanlığına devredildiği görüldüğünden, davanın Sağlık Bakanlığı husumetiyle görülmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacının eşinin özel bir şirkette yaklaşık sekiz yıldır Ankara Barosuna kayıtlı avukat olarak SGK kapsamında sigortalı olarak çalıştığı ve davacının eş durumu mazereti nedeniyle atanma talebinde bulunduğu, talebinin, kendisinin stratejik personel olması nedeniyle ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" düzenlemesi gerekçe gösterilerek reddedilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir... Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir..." kuralı yer almaktadır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un "Bazı sağlık personelinin atanması" başlıklı Ek 1. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman , tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak açıktan atamalar, açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilir ve bunların yerleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile yapılır. Kura ile yapılacak atamalara ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, Ek 3. maddesinde ise; "İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan ..... Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler..." hükmüne yer verilmek suretiyle belirli şartları haiz hekimlere Devlet hizmeti yükümlülüğü getirilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.", hükmü yer almakta olup, "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı 72. maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı; aynı maddenin son fıkrasında da, yer değiştirme ile ilgili atama esaslarının Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 19/04/1983 günlü, 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki halinde; "Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, ... atanması suretiyle yapılabilir. Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Özel Yönetmelikler" başlıklı 28. maddesinde; "Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz....", 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmeliğin 12. maddesi ile eklenen Geçici 5. maddesinde de, "Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." düzenlemeleri yer almıştır. (Ek Yönetmelik 16/08/2014 günlü, 29090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak, sağlık hizmetlerinin yurt genelinde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Dava konusu işlem tarihi itibarıyla Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, "Stratejik personel: Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş personel ile tabip ve diş tabibi unvanındaki personel olarak tanımlanmış olup, "Olağanüstü ve özel durumlarda yer değişikliği" başlıklı 21. maddesinin 11. fıkrasında, "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" düzenlemesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 1-26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin iptali istemine ilişkin olarak; Davanın açıldığı tarihten sonra söz konusu maddede değişiklik yapılmış ve stratejik personel tanımı genişletilmiş ise de; davacının dava açmaktaki amacının "Stratejik personel" kavramının kendisi olup, bu kavramın da hala yürürlükte olduğu göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi. Devlet, Anayasa'nın 17. maddesinde kişilere tanınmış olan yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olup, kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklarındandır. Bu haklara karşı olan her türlü engelin ortadan kaldırılması da Devlete ödev olarak verilmiştir. Bireylerin sağlıklı yaşam hakkına sahip olması, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanmasına bağlıdır. Anayasa, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak Devlete sağlık hizmetlerinin sunumunda pozitif yükümlülük vermiş, Devleti bu haklardan yararlanmayı artıracak önlemleri almakla mükellef kılmıştır. Bu nedenle Anayasa'nın 56. maddesinde öngörülen sağlık hakkından yararlanma konusunda en geniş ölçekli uygulamaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez özelliğe sahip olduğundan, yurdun her yerine sağlık hizmeti götürülebilmesi adına birtakım düzenlemeler yapmanın, idare açısından bir zorunluluk olduğu açıktır. Bu itibarla, Sağlık Bakanlığınca, 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 4. maddesine, 24/06/2006 günlü Yönetmelik ile eklenen (m) bendinde; "Stratejik Personel: Bakanlık tarafından istihdamında güçlük çekilen uzman tabip ve tabip unvanlarındaki personelini ifade eder." kuralı düzenlenerek, ilk kez "stratejik personel" kavramı kullanılmıştır. Bilahare, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 08/06/2004 günlü Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, "stratejik personel" kavramı mevzuattaki varlığını korumuştur. 04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "stratejik personel tanımı" yeniden yapılmış ve tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG) ve tabip unvanındaki personel, stratejik personel olarak belirlenmiş, en son 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "stratejik personel tanımı" güncellenerek uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personeli de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve yapılan açıklamalar ışığında; stratejik personel uygulamasının, Devletin sağlık hizmetlerinin sunumundaki pozitif yükümlülüğü gereği almak zorunda bulunduğu tedbirlerden biri olduğu, zira, istihdamında güçlük çekilen ve insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan tabiplerin, yurdun her yerinde görev yapmasını sağlamak için diğer kamu görevlilerinden farklı düzenlemelere tabi tutulmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında gereklilik arz ettiği sonucuna varılmıştır. Bu sebeple; Devlet'e yüklenen sağlık hakkının korunması ödevi kapsamında getirilen düzenlemeler ile vatandaşlara etkin, verimli ve hızlı bir hizmet sunumu ile yükümlü olan bir kısım sağlık personelinin "stratejik personel" olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2- 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Olağanüstü ve özel durumlarda yer değişikliği" başlıklı 21. maddesinin 11. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak; 21. maddenin başlığı ile birlikte, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 9. maddesi ile tamamen değiştirildiği ve yapılan değişiklik kapsamında 21. maddenin 11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz" şeklindeki düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı görülmüştür. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği bu kısma ilişkin düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır. Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi : Doktor olarak görev yapan davacının, eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; Genel Yönetmelik olan ve kurumların çıkaracakları özel yönetmeliklerde dayanak alınan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte, serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkı tüm Devlet memurları için unvan veya sıfat yönünden herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmadan yer aldığı halde, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile, hekimleri kapsayan "stratejik personel"e bu konuda kısıtlama getirildiği görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin üç yıldan fazla süredir Ankara ilinde serbest avukat olarak çalıştığı ve davacı tarafından bu nedenle, eş durumu mazeretinden dolayı Ankara iline atanma isteminde bulunduğu; bu başvurunun, kendisinin stratejik personel kapsamında olduğu ve ilgili Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin atama taleplerinde üçüncü fıkranın (a), (c), (ç) ve (d) bentleri ile yedinci fıkrası uygulanmaz." düzenlemesi gerekçe gösterilerek reddedildiği anlaşılmıştır. Dava konusu edilen Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrası, 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mezkur Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilmiş ve benzer hüküm 20. maddenin 7. fıkrasında "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiş, yapılan bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2016 günlü, E:2016/963, K:2016/3923 sayılı sayılı kararıyla; Yönetmeliğin 20. Maddesinin 7. fıkrasında; "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." düzenlemesinin yer aldığı, anılan Yönetmelik ile, dayanağı olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer almadığı halde, serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla sağlık personeline eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkı tanınmış iken, hekimleri kapsayan "stratejik personel"e bu konuda kısıtlama getirildiği, ancak, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinin, 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirildiği, anılan değişiklikle memurun, kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde eşin bulunduğu yere atanabileceğinin düzenlendiği ve bu suretle tüm Devlet memurları için bu hakkın, unvan veya sıfat yönünden herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmadan tanındığı, dolayısıyla, hekimleri kapsayan "stratejik personel"e, serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla, eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkına kısıtlama getirilmesine ilişkin dava konusu düzenlemenin, Genel Yönetmeliğe, dolayısıyla hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Yönetmeliğinin 20. maddesinin 7. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin (........) beşinci fıkrası uygulanmaz." ibaresinin iptaline karar verilmiş, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/03/2017 günlü, E:2017/168, K:2017/1137 sayılı kararıyla açıklamalı olarak onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda; davacı hakkında tesis edilen bireysel işleme gerekçe olarak gösterilen yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasındaki düzenleme doğrultusunda getirilen benzer nitelikteki 20. maddesinin 7. fıkrasında yer alan hükmün yargı kararı ile hukuka aykırı bulunması karşısında, davacının söz konusu yönetmelik hükümleri uyarınca eş durumu gözetilerek Ankara'ya atanma başvurusunun reddi yolunda kurulan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan; Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe 16/08/2014 günlü, 29090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile getirilen ve tüm Devlet memurlarını kapsayan, kamu personeli olmayan eşin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde eşin bulunduğu yere atanabileceği yolundaki düzenlemeye, 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/08/2016 günlü, 2016/9097 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile anılan Yönetmeliğin "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesine "Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." cümlesinin son fıkra olarak eklenmesiyle istisna getirilerek, Sağlık Bakanlığı'nın atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde diğer kurumlardan farklı düzenleme yapmasına imkan tanınmış olup, 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mezkur Bakanlar Kurulu kararı öncesinde, davalı idarenin Genel Yönetmelikte yer alan hususlardan farklı bir düzenleme yapma yetkisi bulunmadığı açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 2. Aynı Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasının iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 3. Davacının eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanma isteminin reddine ilişkin işlemin İPTALİNE oybirliğiyle, 4. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta pulu ücretinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/06/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu edilen Yönetmeliğin 21. maddesinin 11. fıkrasının dava devam ederken başka bir yönetmelik değişikliğiyle yürürlükten kaldırılmış olmasının, bu konudaki davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece bu kısma yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.