1. Hukuk Dairesi 2022/4242 E. , 2024/1273 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2022/63 K. DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM : Ret Taraflar arasında görülen kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar ver…
**1. Hukuk Dairesi 2022/4242 E. , 2024/1273 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/260 E., 2022/63 K. DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM : Ret Taraflar arasında görülen kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; tapuda adına kayıtlı bulunan ... köyü 516 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bayii ... ile taşınmaza komşu 516 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı arasında kadastro çalışmalarından önce düzenlenen 06.08.1996 tarihli “anlaşma zaptı'' başlıklı ölçeksiz ve basit krokisiz köy senedi bulunduğunu, bu senette anlatıldığı biçimde dava konusu taşınmazlar arasında yer alan boşluğun ikiye ayrıldığını ve taşınmazların müşterek sınırında yer alan ve 3 adet katran ağacından oluşan hattın evvelden beri sınır olarak tespit edilmesine rağmen davalıya ait 516 ada 3 parsel sayılı taşınmazla arasındaki müşterek sınırın kadastro sırasında yanlış belirlendiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 516 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına kayıtlı 2 parsel sayılı taşınmazla birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiğini, bu tespite karşı açtığı dava sonrasında taşınmazın adına hükmen tescil edildiğini, davacının kadastro tespiti sırasında hiçbir itirazı olmadığını, 06.08.1996 tarihli anlaşma zaptının doğru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2014/50 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşifte davacı ve davalı tanığı olan ... ve ...'a taşınmazlar arasındaki sınırların sorulduğu, bu tanıkların davacının iddia ettiği katran ağaçlarını değil daha iç tarafta kalan katran ağaçlarını gösterdiği, diğer tanık beyanları ile de bu hususun teyit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.