Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından ... numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı ... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ.'ne ait kesik parça deri cinsi emtiaların davalı sorumluluğunda ... ve ... plakalı tır ile Portekiz'den Gemlik Bursa'ya nakliyesi esnasında emtiaların hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplam 1.261,95 Euro sigortalı zararının, davacı şirket tarafından sigortalı adına müşterisin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin perakende sektöründe ağırlıklı olarak elektronik cihazların satışı işiyle iştigal ettiğini ve tüketiciler tarafından çeşitli şikayetlerle kendisine teslim edilen ürünleri, teknik servis olarak faaliyet gösteren belirli şirketlere onarım için yönlendirdiğini, bu lojistik faaliyetlerin zaman zaman, kargo şirketi olarak faaliyet gösteren davalı taraf ile gerçekleştirildiğini, ... A.Ş.'nin, müvekkili şirketin ticari ilişkileri kapsamında belirli ürünlerini teslim ettiği bir yetkili teknik servis olarak faaliyet gösterdiğini ve belirli cihazları onarım için teslim aldıktan sonra yine müvekkili şirkete teslim ettiğini, bu operasyonların dış lojistik tarafının da ...'nin anlaşmalı olduğu kargo şirketi olan davalı taraf ile gerçekleştirildiğini, bu ticari ilişki sebebi ile yedi adet cep telefonun da onarım için ...’ne gönderildiğini ve ...’nde işleme tabi tutulan 7 adet telefonların gönderici sıfatı ile ... tarafından müvekkili şirkete teslim edilmek üzere kargoya verildiğini, 19/02/2017 tarihinde diğer ürünlerin teslim edildiğini, ancak yedi adet cep telefonunun teslim edilmediğini, teslim edilmediğinin farkına varılmasının ardından müvekkili şirketin yetkililerinin gecikmeksizin davalı yetkililerine bilgi verdiğini ve sorunun çözülmesini talep ettiklerini ve yine ... yetkilileri ile de koordinasyon halinde olunduğunu, ...’nden alınan bilgi uyarınca da, "içerisinde 7 (yedi) adet cep telefonunun yer aldığı kolinin, müvekkili şirkete teslim edilmek üzerine kargoya verildiğini, ancak ilgili kolinin, müvekkili şirketin İzmit ... Mağazası yetkililerine 19/02/2017 tarihinde ve sonrasında teslim edilmediğini" tespit ettiklerini, İzmit ... Mağazası’nın kamera kayıtları incelendiği takdirde kolilenmiş bir kargonun müvekkili şirkete hiçbir zaman teslim edilmediğinin anlaşılacağını, bunun üzerine davalıdan ilgili ürünlerin tazminine ilişkin işlemlerin başlatılmasını talep ettiklerini, ancak davalı şirketin, kendi yetkililerine izletilen kamera görüntüleri sonucunda söz konusu ürünlerin "..teslim edilmediğini şifahen ikrar etmesine rağmen" sorumluluğunu bir türlü yerine getirmediğini, kendilerine gönderilen e-maillere ise şirket yetkililerinin cevabının "..kolinin akıbetinin bilinemediği" olduğunu, davalı şirketin yükün başına ne geldiğini açıklayamıyor olmasının, kendilerinin kasta eşdeğer kusurları bulunduğunu ve zararlarının tamamını karşılamaları gerektiğini gösterdiğini belirterek, 9.248,00 TL tutarındaki zararın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde davaya konu taşımaya ilişkin herhangi bir taşıma fatura bilgisi verilmediğini, taraf isimlerine bağlı olarak müvekkili şirket kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde herhangi bir taşıma kaydına rastlanılmadığını, dolayısıyla davacının hangi taşımaya konu kargo ile ilgili dava açtığının net ve belirgin olmadığını, yine taşımaya konu kargonun içeriğini ispata yönelik herhangi bir fatura ve irsaliye dahi bulunmaksızın tazmin talebinde bulunulduğunu, taşıma işinin müvekkili tarafından yapıldığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte, taşımaya konu edildiği iddia edilen kargonun davacı tarafından da açıkça belirtildiği üzere tamire gönderilen, ikinci el (kullanılmış ve arızalı) bir ürün olduğunu, tamire gönderilen ikinci el bir ürünün tamir kabul etmeyecek durumda bir hurda olmasının muhtemel olduğunu, ancak taşımaya ilişkin bir bilgi taraflarına sunulmadığından bu hususta araştırma yapmanın da mümkün olmadığını, her şeyden önce, TTK 886 uyarınca tam tazminata hükmedilebilmesi için zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusuru varlığının da ispat edilmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilemisini talep etmiştir.