11. Ceza Dairesi 2016/1875 E. , 2018/2391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1- 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, üzerine atılı suçlamayla ilgisinin bulunmadığını, ... Oto Yedek Parça Kauçuk Metal Taş.San.Ltd.Şti.'nin mesul müdürü ve sahibi olduğunu, şirketinde sahte fatura düzenlemediğini, ancak dışardan gelen faturaların sahte olup olmadığını bilemeyece
**11. Ceza Dairesi 2016/1875 E. , 2018/2391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet 1- 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, üzerine atılı suçlamayla ilgisinin bulunmadığını, ... Oto Yedek Parça Kauçuk Metal Taş.San.Ltd.Şti.'nin mesul müdürü ve sahibi olduğunu, şirketinde sahte fatura düzenlemediğini, ancak dışardan gelen faturaların sahte olup olmadığını bilemeyeceğini beyan etmesi; vergi tekniği raporunda belirtilen Ba-Bs karşılaştırmasında sanığın düzenlediği faturaları kullandığı tespit eden şirketler hakkında karşıt inceleme yapılmadığının anlaşılması, ayrıca sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, öncelikle suça konu fatura asılları ya da onaylı örneklerinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması ve incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi; faturaların unsurlarının tam olduğunun belirlenmesi halinde, varsa sanığın düzenlediği faturaları kullanan şirketler hakkında düzenlenen vergi tekniği ve ek raporların getirtilerek, şirket yetkilileri hakkında bu faturalardan dolayı kamu davaları açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının belirlenmesi halinde mümkünse bu dava ile birleştirilmesi, aksi halde gerekli belgelerin onaylı örneklerinin dosya arasına konulması; faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgelerinin ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin karşılaştırmalı inceleme yaptırılarak saptanıp bu kapsamda faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler tanık olarak dinlenerek sözü edilen faturaları kimden ve hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıklarının ve bunlarla ilgili belgeler olup olmadığının sorulması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a)Sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde tek hüküm kurulması, b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 20.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.