4. Hukuk Dairesi 2011/4408 E. , 2011/5825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Uluslararası Nakliyat Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ...aleyhine 08/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece zamanaşımından davanın reddine dair verilen 06/04/2010 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.05.
**4. Hukuk Dairesi 2011/4408 E. , 2011/5825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Uluslararası Nakliyat Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ...aleyhine 08/10/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece zamanaşımından davanın reddine dair verilen 06/04/2010 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.05.2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine kimsenin gelmediği görüldü, davalılardan ... vekili Avukat ... 'ın mazeret telgrafı gönderdiği, başka duruşması olduğundan duruşmaya gelemeyeceğini mazeretinin kabulünü istediği görüldü, mazereti yerinde görülmedi. Açık duruşmaya devam olundu, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece zamanaşımı nedeniyle istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Zamanaşımı, bir istek ve dava hakkının yasada belirtilen süre içinde kullanılmaması durumunda, usul hukukunca öngörülen biçimde ileri sürülmek koşuluyla, borçluya borcunu ödememe olanağı veren bir hukuki savunma yoludur. İlk itiraz niteliğinde olmadığından esasa yanıt süresinden sonra da ileri sürülebilirse de davacının da buna karşı savunmanın genişletildiğini ileri sürerek karşı koyma hakkı vardır. Davacı, süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunmasına karşı koyduktan sonra ıslah dilekçesi verilerek zamanaşımı savunması ileri sürülemez; diğer bir anlatımla, süresi içinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunmasının ıslah dilekçesi ile ileri sürülmesi, esasa yanıt süresi içinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunması süresinde ileri sürülmüş duruma getirmez. Diğer yandan, Borçlar Yasası'nın 140. maddesi gereğince kişisel bir def’i olan zamanaşımı savunması yasal süresi içinde ileri sürülmediği zaman mahkemece kendiliğinden gözetilemez. Dosya içeriğinden, 26.10.2009 günü dava dilekçesi tebliğ edilen davalılardan ...'nın 10.12.2009 günü ileri sürdüğü zamanaşımı savunmasına davacının süresinde ileri sürülmediğini belirterek karşı çıktığı, bunun üzerine ıslah dilekçesi veren adı geçen davalının yeniden zamanaşımı savunmasında bulunduğu; diğer davalı ...'ın ise zamanaşımı savunmasında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.