Başvurucu, 30/12/2008 tarihinde aleyhine açılan menfi tespit davasına ilişkin verilen Mahkeme ve Yargıtay kararlarının gerekçesiz olduğunu ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, hukuki dinlenilme, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, 30/12/2008 tarihinde aleyhine açılan menfi tespit davasına ilişkin verilen Mahkeme ve Yargıtay kararlarının gerekçesiz olduğunu ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, hukuki dinlenilme, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Başvuru, 27/5/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 5/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 30/12/2008 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan menfi tespit davasının davalı tarafı olarak, ilk oturumda kabul beyanında bulunmuş, bunun üzerine Mahkeme 15/6/2009 tarihli ve E.2008/765, K.2009/381 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar vermiş ve başvurucuyu harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutmuştur. Başvurucunun temyizi üzerine dosya eksiklik nedeniyle Yargıtay Hukuk Dairesinin, 15/2/2011 tarihli ilamı ile geri çevrilmiş, eksikliğin tamamlanmasının ardından yapılan inceleme sonucu Dairenin 30/5/2011 tarihli ve E. 2011/4910, K.2011/6023 sayılı ilâmıyla "... eldeki davanın açılmasında kusuru bulunmayan ve ilk oturumda davayı kabul eden davalı, harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulamaz" gerekçesine dayanılarak hükmün bozulmasına ve “peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine” karar verilmiştir. Aynı Daireye davacı tarafça yapılan karar düzeltme istemi, 1/12/2011 tarihli ve E.2011/12818, K.2011/12851 sayılı ilâm ile reddedilmiştir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi bozma kararına uyarak 18/4/2012 tarihli ve E.2011/574, K.2012/24 sayılı kararı ile davanın açılmasında kusuru bulunmayan ve ilk oturumda davayı kabul eden davalının harç yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, “davalının kabul beyanı esas alınarak davanın kabulüne, davanın açılmasında kusuru bulunmayan ve ilk oturumda davayı kabul eden davalının harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmamasına, davacı üzerinde bırakılmasına, davalı vekili her ne kadar 312/2 maddesi ve 323/g maddesi gereği lehine avukatlık ücretini takdiren istemiş ise de yerinde görülmeyen talebin reddine” karar vermiştir. Başvurucu, İlk Derece Mahkemesinin kararını, yargılama boyunca yaptığı masrafların davacı tarafından kendisine ödenmesine yönelik bir hüküm tesis edilmediği ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle temyiz etmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Hukuk Dairesi, 6/11/2012 tarihli ve E.2012/11699, K.2012/16236 sayılı ilâmı ile “dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına” karar vermiştir. Karar düzeltme istemi üzerine aynı Dairenin 2/4/2013 tarih ve E.2013/1379, K.2013/6037 sayılı ilâmı ile “temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı kanunun 442/ ve 4421 sayılı Kanunun ve 4/b- maddeleri gereğince takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine” karar verilmiştir. Bu karar, başvurucuya 14/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 27/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 6100 sayılı Kanun’un “Feragat ve kabul halinde yargılama giderleri” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“(2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.” 6100 sayılı Kanun’un “Yargılama giderlerinin kapsamı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“(1) Yargılama giderleri şunlardır: … ğ)Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, …” 6100 sayılı Kanun’un “Yargılama giderlerinden sorumluluk” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Şu kadar ki müddeaaleyh hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermemiş ve ilk muhakeme celsesinde de müddeinin iddiasını kabul etmiş ise masarifi muhakeme ile ilzam olunamaz.” 21/12/2011 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.”