Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10163 E. , 2024/3991 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10163 Karar No : 2024/3991 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı (... Kargo Gümrük Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava kon
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10163 E. , 2024/3991 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10163 Karar No : 2024/3991 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı (... Kargo Gümrük Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından ithal edilen serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı cep telefonlarının radyo özelliği bulunması sebebiyle TRT bandrol ücretine tabi olduğundan bahisle düzenlenen ... tarih ve ... sayılı TRT bandrol ücreti ek tahakkuk kararı ile tahakkuk ettirilen 58.187,12 TL bandrol ücreti ve ... tarih ve ... sayılı para cezası kararı ile kesilen 174.561,34 TL bandrol ücretine ilişkin idari para cezasının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece, esasen iletişime özgü olarak üretildiği bilinen cep telefonlarının ithalat işlemlerinin davacı şirket tarafından tamamlanmasından çok sonra, söz konusu ithal edilen bu eşyaların numunesi bulunmadan ve bu numuneler üzerinde gereken teknik araştırma ve incelemeler yapılmadan; yalnızca bu ürünlerin Türkiye temsilcilikleri ve dağıtıcıları ile yapılan yazışmalar sonucunda radyo yayınlarını alma özelliğinin olduğu bildirilen model listelerinden hareketle ve ithal edilen ürünlerin de bu niteliğe sahip olduğunun kabulü yoluyla dava konusu işlemlerin tesis edilip, davacı adına bandrol ücreti tahakkuk ettirildiği ve para cezası uygulandığı; diğer yandan, 3093 sayılı Kanunda gösterilen cihazların bandrol ücreti ödenmeden ithali ve satışı durumunda uygulanacak idari yaptırımın aynı Kanun'un 6. maddesinde açıkça gösterilmekte olup, eşyanın ithali sırasında bandrol ücretine konu olduğunun belirlenmesi durumunda ise, hesaplanacak bandrol ücretinin üç katı para cezası uygulanmasının kanuni bir dayanağının olmadığı; bu durumda, ithal edilen ürünlerin ilgili mevzuat hükümleri kapsamında bandrole tabi olup olmadığının tespiti açısından teknik araştırma ve inceleme yaptırılarak ürünlerin bandrole tabi olup olmadığının somut şekilde ortaya konulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu ek tahakkuk kararının, TRT Bandrol ücretine ilişkin 58.187,12-TL'lik kısmı ile dava konusu ceza kararının TRT Bandrol Ücretinden kaynaklı 174.561,34-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemlerin yasal düzenlemelere uygun ve yerinde olduğu, iptal kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinde, "Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir." (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenleme altına alınmıştır. "Üst makamlara başvurma" başlıklı ve olay tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 11. maddesinde; idari dava açmadan önce ilgililerin, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebileceği ve bu başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde, dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, davanın süresinde açılmadığı anlaşıldığında davaların reddine karar verileceği kurallarına yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, Atatürk Havalimanı Kargo Müdürlüğünce, davacı şirket tarafından ithal edilen Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi (SDGB) muhteviyatı eşyaya (cep telefonlarına) ilişkin yapılan inceleme neticesinde söz konusu beyanname muhteviyatı ithalat işlemlerine konu cep telefonlarından bazılarının dahili tüner ile radyo veya televizyon yayınlarını alabilme özelliğine sahip olup, TRT Bandrol Ücretine tabi telefonlardan olduğunun ve buna karşın TRT bandrol ücretlerinin ödenmediğinin tespit edilmesi üzerine düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ek tahakkuk kararı ile ... tarih ve ... sayılı ceza kararının, davacı şirket tarafından da dava dilekçesinde şirket adresi olarak gösterilen "Maltepe Mah. ... Yolu Sok. ... İş Merkezi No:... Zeytinburnu/İSTANBUL" adresinde şirket çalışanı Fatoş Pala'ya tebliğ edildiği; davacı şirket tarafından 27/08/2018 tarihinde yapılandırma dilekçesi verilerek söz konusu ek tahakkuk ve idari para cezasına ilişkin talepte bulunulduğu; 04/10/2018 tarihinde ise İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne, dava konusu ek tahakkuk ve idari para cezasına ilişkin karara karşı itiraz edildiği, davalı idare tarafından itiraza cevap verilmediği, davacı şirket tarafından işbu davanın, dava konusu ek tahakkuk ve ceza kararından ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 19/12/2018 tarihinde taraflarına tebliğ edilmesi üzerine haberdar olunduğu belirtilerek açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; ... tarih ve ... sayılı ek tahakkuk kararı ile ... tarih ve ... sayılı ceza kararının 06/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği; buna ilişkin davacı şirketin, tebligatın yapıldığı adresin kendilerine ait olmadığı ve tebligatı alan Fatoş Pala'nın çalışanları olmadığı iddia edilmiş ise de; Mahkemece verilen ara kararı üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerden "Fatma Pala (Özdemir)" adlı kişinin söz konusu tarihlerde şirketin çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan dava konusu işlemlerin tebliğ edildiği "... Mah. ... Sok. ... İş Merkezi No:... Zeytinburnu/İSTANBUL" adresinin, davacı tarafından haberdar olunduğu belirtilen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliği ile aynı adres olmasının yanında, söz konusu adresin 04/11/2016 tarihili Ticaret Sicil Gazetesinde adres değişikliği ile beyan edilen şirket adresi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının 06/08/2018 tarihinde yapılan tebligatın usulsüz olduğu, söz konusu ek tahakkuk ve ceza kararından bu borçlara ilişkin ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesiyle haberdar olunduğu iddiasına itibar etmek mümkün değildir. Kaldı ki; davacı şirket, bu tebligattan önce, 27/08/2018 tarihinde dava konusu işlem içeriği borçlara ilişkin 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunmuş; akabinde 04/10/2018 tarihli dilekçe ile İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz etmiştir. Olayda; dava konusu işlemlerin davacıya 06/08/2018 tarihinde tebliğ edildikten sonra 59.günde, yani 04/10/2018 tarihinde üst makama başvuru yapıldığı, sürenin bu şekilde durmuş olduğu, itirazın 60 gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmiş sayılmasının ardından kalan 1 günlük süre içinde, en geç 05/12/2018 tarihinde açılması gerekirken 27/12/2018 tarihinde açıldığı anlaşıldığından; davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken esası incelenerek verilen iptal kararına ilişkin istinaf isteminin reddi kararında yasal isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.