Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bilgisayar Otom. Yemek Tem. İnş. İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 paya sahip ortağı olduğunu, davalı hakkında ... yevmiye sayılı işlemi ile onaylanan 2014/3 nolu kararı ile kısmi bölünme kararı alındığını, söz konusu kısmi bölünme kararı neticesinde şirketin 500.000,00-TL olan sermayesinin 100.000,00-TL'ye düşürüldüğünü, möz konusu kısmi bölünme neticesinde 200.000,00-TL sermaye karşılığı ... Entegre Tesis Sosyal Hizmetler Tic. A.Ş.,
davacı vekili tarafından talep edilen kayyım atanması ve şirketin banka hesaplarına tedbir konulması talebinin, kararda yazılı nedenlerle reddine dair ara kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2016 yılında iki ortaklı olarak kurulduğunu, eşit paylı diğer ortağın hukuka aykırı işlemler yapması nedeniyle müvekkilinin ciddi zararlara uğradığını ve ortaklığının çekilmez hale geldiğini, şirketin gelir giderleri hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, diğer ortakça şirketin mal varlığı üzerinde usulsüz işlemler yapıldığını, şirket hesabından ortağın şahsi hesaplarına para aktarıldığını, kamu borçlarının ödenmediğini, şirketin keyfi şekilde yönetildiğini, müvekkilinin bilgi edinme talebinin karşılanmadığını, diğer ortakça müvekkilinin darp edildiğini, yaralama ve tehdit boyutuna varan eylemler ile şirket ortaklığının çekilmez hale gelmesi nedeniyle fesih koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, şirketin feshine karar verilinceye kadar davalı şirketinin menkul, gayrimenkul, hak ve alacakları başta olmak üzere her türlü malvarlığı ve hakları üzerini ihtiyati konulmasına, şirketinin feshine karar verilinceye kadar davalı şirket hakkında yönetimin yapacağı tüm işlemlerin mahkemenin onayı ile yapılması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine veya tedbiren şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 27.12.2021 tarihli ara kararında; "...Şirketlerde asıl olanın, ortakları tarafından alınan kararlar ile belirlenen yöneticiler tarafından yönetilmesidir. Davalı şirkette organ boşluğu bulunmamaktadır. Dava yöneticinin azli veya sorumluluğu davası da değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirmekte olup, talep tarihi itibariyle yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle davacı iddialarının yaklaşık olarak ispatının sağlanamadığı anlaşılmakla, davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik taleplerinin reddine, ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin 50.000 TL teminat mukabilinde kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtları üzerine satış ve devrin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına..." gerekçesiyle davacı vekilinin kayyım atanması talebinin reddine, davalı şirketin üzerine kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin 50.000 TL teminat mukabilinde kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araç kayıtları üzerine satış ve devirlerinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekili, 24.12.2022 tarihli dilekçesiyle; diğer ortağın şirket hesabındaki 250.000,00 TL'yi şahsi hesaplarına aktardığını, müvekkilince vergi borçlarını ödenmesi için şirket hesabına yatırılan paranın bu amaçla kullanılmadığını belirterek, şirketin tüm banka hesaplarına teminatsız veya uygun teminat karşılığında tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi 24.12.2022 tarihli tedbir talebini değerlendirdiği 27.12.2021 tarihli ara kararıyla; "...TTK 636.maddesi uyarınca şirket aleyhine açılan davada, dava açan ortağın haklarının korunması için uygun önlemlere karar verilmesi gerekmektedir. Ancak mahkemece alınacak önlemlerin davalı şirketin faaliyetini kısıtlayacak veya tamamen durduracak mahiyette olmaması gerektiği gibi, davanın tarafı olmayan ortağın kişisel malvarlığını veya şirketten alacağı olan 3.kişilerin haklarını etkiler şekilde hüküm altına alınmamalıdır. Davacı vekili tarafından davalı şirketin banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep edilmiş ise de, mahkememizce davalı şirket adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulduğu, banka hesapları üzerine tedbir konulmasının ise davalı şirketin faaliyetini kısıtlayacak ya da tamamen durmasına sebebiyet verecek mahiyette olacağı gibi, şirketten alacaklı olan 3.kişilerin haklarını etkiler mahiyette olacağı, zira davacı vekili tarafından davalı şirkete ait olduğu belirtilen hesaba ilişkin dökümde aynı hesap üzerinden kurum ödemelerinin de gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bununla birlikte iddialara ilişkin 'yaklaşık ispat' düzeyinin bu aşamada sağlanmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin, davalı şirketin banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin reddine... " gerekçesiyle, davalı şirketin banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin işlerinden haberdar edilmediğini, şirket hesaplarından usulsüz işlemler yapıldığını, müvekkilinin bu durumu öğrenmesi üzerine gerginlik yaşandığını, diğer ortak tarafından yaralanan ve tehdit edilen müvekkilinin şikayetçi olduğunu, yaralama ve tehdit boyutuna varan eylemler nedeniyle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, şirket hesabındaki 250.000,00 TL'nin hiçbir dayanağı olmaksızın diğer ortak ...'in bireysel hesabına gönderildiğini, vergi borcu için müvekkilince şirket hesabına yatırılan 50.000 TL'nin vergi borcunun ödenmesinde kullanılamadığını, şirket hesaplarındaki paranın sürekli şekilde usulsüz işlemlerle diğer ortağının hesabına aktarıldığının kanıtlarıyla dosyaya sunularak bu işlemlerin önlenmesinin talep edildiğini, mahkemece bir kısım tedbir taleplerinin kabul edilmesine rağmen kayyım atanması ve hesaplara yönelik tedbir isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, fesih davasında haklı nedenlerin bulunması halinde kayyım atanmasına karar verilebileceğini, aynı şekilde şirket hesaplarından usulsüz işlemler yapılması nedeniyle banka hesaplarına da tedbir konulması gerektiğini, müvekkilinin hesapları kontrol edememesi nedeniyle usulsüzlüklerin devam edeceğinin açık olduğunu, banka hesaplarındaki paranın şirketin tek mal varlığı olması nedeniyle korunması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve kayyım atanmasına ve şirketin banka hesaplarına tedbir kararı konulmasına karar verilmesini istemiştir.