10. Hukuk Dairesi 2024/6375 E. , 2024/6593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1139 E., 2023/963 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/372 E., 2022/117 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesin
**10. Hukuk Dairesi 2024/6375 E. , 2024/6593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1139 E., 2023/963 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/372 E., 2022/117 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.09.2020- 02.12.2020 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde balık ağları üretiminde, balık ağı örme makinesinde çalıştığını belirterek, davacının Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına kayıtlı iş yerinin 03.11.2020 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, davacının hizmet cetvelinde davalıya ait işyerinden davacı adına bildirilen çalışmaların bulunmadığı, davacının bu dönemde dava dışı iş yerlerinden de hizmet bildirimlerinin bulunmadığı dikkate alınarak ve 02.12.2020 tarihli "Kasım Hakediş" açıklamasını içeren, davalı işverene ait logonun bulunduğu, delil başlangıcı sayılabilecek 2.300 TL'lik makbuz, davacının bu işyerinde 27.11.2020 tarihinde kaza geçirdiğine dair 27.11.2020 tarihli Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen konsultasyon formu, davacıyla beraber ihtilaflı dönemde davalıya ait iş yerinde çalıştığı anlaşılan ve Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma nedeniyle ifadeleri alınan davacı ve tanıkların anlatımı karşısında, davacının bu iş yerine ziyaret amacıyla gelip gittiğine dair tanık anlatımlarına yaşamın olağan akışına uygun bulunmaması nedeniyle itibar edilmeyerek ve dava konusu dönemde faal bir işyerinin bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne davacının davalı şirkete ait 1404201 007 sicil numaralı iş yerinde 02.09.2020 - 02.12.2020 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; olay sonrası hastane kayıtlarında olay iş kazası olarak bildirebilecekken bildirilmediğini, işyerinde çalışmayan işçinin işyerinde kendi kusuru ile yaşanmış bir talihsiz olayı ''iş kazası'' olarak nitelendirmek için açmış olduğu davanın tamamen kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesine ek olarak sunulan belgelerin hiç birinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, çelişkili tanık beyanları ile davanın kabulünün mümkün olmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, hizmet tespiti davalarında asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden yalnızca tanık beyanının hükme yeterli olmayacağını, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK kayıtları, bordro tanık beyanları, son aya ilişkin ücret ödeme belgesi, hastane kayıtları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı işveren yanında talebe konu sürede kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, iş yerinde çalışmayan davacının kendi kusuru ile yaşanmış olayı iş kazası olarak nitelendirmek için bu davayı açtığını, dosyaya sunduğu belgelerin hiç birinde işverenin imzası bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.