10. Hukuk Dairesi 2025/898 E. , 2025/5882 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2024/214 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı birleşen davalı şirket vekili, davalı birleşen davacı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100…
**10. Hukuk Dairesi 2025/898 E. , 2025/5882 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/65 E., 2024/214 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı birleşen davalı şirket vekili, davalı birleşen davacı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1.Davacı şirket vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ın davacıya ait iş yerinde 1991-2015 yılları arasında üretim operatörü olarak çalıştığını, 25.05.2015 tarihinde işten ayrıldığını, davalı sigortalının iş yerinden ayrıldıktan sonra sol elinde Karpal Tünel Sendromu tanısı konulan rahatsızlığın belirdiğini, İstanbul SGK İl Müdürlüğünün sağlık kurulu raporunda söz konusu rahatsızlığın meslek hastalığı olduğunu ve sigortalının %14,6 oranında sürekli maluliyetine yol açtığına karar verildiğini, Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 2017/325 E. sayılı dava dosyasında kurum zararlarının tahsili için rücu davasının açıldığını, davalı sigortalıda beliren rahatsızlığın çalışma şartlarına bağlanarak meslek hastalığı olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacı işverenin tüm işçilerine her türlü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığını, söz konusu rahatsızlığın median sinirinin sıkışması ile ortaya çıktığını, pek çok farklı nedene bağlı olarak gelişebildiği gibi herhangi bir neden olmaksızın belirmesinin de çok sık rastlanan bir durum olduğunu ileri sürerek, davacıdaki rahatsızlığın mesleki olduğuna ve %14,6 oranda sürekli maluliyetine yol açtığına yönelik kararın iptaline karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 2021/184 E.-2023/118K. sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iş yerinde yakalanmış olduğu karpel tünel sendromu hastalığı ile ulnar tuzaklanma sendromu (dirsek) meslek hastalığı ve vücudunun diğer bölgelerindeki meslek hastalıklarının ve bu meslek hastalıklarına ilişkin maluliyet oranlarının yeniden tespit edilmesine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'ın davacı iş yerinde çalışmaları sebebiyle meslek hastalığına maruz kaldığını, İstanbul SGK Bölge Sağlık Kurulu raporunda %14,6 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiğini, yardıma muhtaç olmadığına karar verildiğini, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 17.06.2016 tarihli raporunda rahatsızlığın mesleki olduğuna karar verildiğini, söz konusu rahatsızlığın sık tekrarlı işlerde çalışanlarda sık görülen bir rahatsızlık olduğunu, davalı işçinin davacı iş yerinde sık tekrarlı hareketler yaptığını belirterek davanın reddini istemiş, birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı birleşen davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Kuruma müracaat şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davalının iş yerinde 1991 yılı Mayıs ayından 25.05.2015 tarihine kadar yaklaşık 24 sene çalıştığını, en son operatör olarak lastik imalat işlerinde yarı mamül kısmında çalıştığını, günde 8 saat olmak üzere haftada 6 gün aynı şekilde çalıştığını, davalı sigortalı işçinin yaptığı işlerin el, bilek, kol, omuz ve bel gücüne dayalı olduğunu, yemek ve ara dinlenme süreleri boyunca sürekli ayakta çalıştığını, iş yerinde yapılan işlerin sürekli tekrarlanan işler olduğunu, davacı iş yerinin %100 oranında kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davacı bileşen dava davalısı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2020 tarih ve 2018/40 E.-2020/75 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile - Davanın, ...'da tespit edilen karpel tünel sendromu rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespiti yönünden reddine, - Davalı ...'ın karpel tünel sendromu nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %0 olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2022 tarih ve 2020/2447 E.-2022/1563 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile "...Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinin 27.12.2019 tarihli ve 21624 Karar sayılı raporunda; her iki el bilek tuzaklanma sendromu hastalığının (karpel tünel sendromu) mesleki olduğu ancak maluliyet oranı tayini gerektirecek derecede fonksiyonel araz mevcut olmadığının belirtildiği, tespit edilen ulnar tuzaklanma sendromunun (dirsek), kişinin yaptığı işten kaynaklandığı, mesleki olduğunun kabulünün gerektiği, E cetveline (yaşına) göre %10.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının mütalaa edildiği belirtildiğinden, mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde açıklayıcı rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de Yüksek Sağlık Kurulunun 23.05.2018 karar tarihli kararı ile karpel tünel sendromu hastalığının mesleki olduğu ve maluliyet oranının düzeltme kaydıyla %0 olduğunun belirlenmesi karşısında, Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağının göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2024 tarih ve 2023/65 E.- 2024/214K. sayılı kararı ile davacının dava dilekçesi, davalıların cevap dilekçeleri, Bölge Sağlık Kurulu raporu, Yüksek Sağlık Kurulu raporu, Adli Tıp Kurumu raporu, Kurum kayıtları ve bozma sonrası alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 07.12.2023 tarih ve 3883 sayılı raporu birlikte değerlendirildiğinde, 1-Asıl dava yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davanın, ...'da tespit edilen karpel tünel sendromu rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespiti yönünden reddine, davalı ...'ın karpel tünel sendromu nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %0 olduğunun tespitine, 2-Birleştirilmesine karar verilen Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 2021/184 E.-2023/118 K. sayılı davada davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı birleşen davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporun "Sonuç" kısmında "A) Tespit edilen her iki el bilek tuzaklanma sendromu hastalığının (karpal tünel sendromu) kişinin yaptığı işten kaynaklanan...B) Kişide tespit edilen ulnar tuzaklanma sendromunun (dirsek), kişinin yaptığı işten kaynaklandığı.." şeklindeki değerlendirmesinin doğru olmadığını, raporun dosya kapsamındaki beyanları dikkate alınmaksızın hazırlandığını, kurul tarafından hiçbir somut gerekçe yokken meslek hastalığı değerlendirmesi yapıldığını, yine raporda davalı yanın, şirketteki çalışması ve yaptığı işin mevcut hastalıklarına sebebiyet verip vermeyeceği irdelenmeksizin meslek hastalığı kabul edilmesi ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yasal dayanaktan yoksun raporu kabul etmediklerini belirterek usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı birleşen davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı ve eksik incelemeye dayalı verildiğini, asıl davadaki talebin davalı sigortalıdaki karpel tünel sendromu rahatsızlığının meslek hastalığı olup olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, zira davalının rahatsızlığının mesleki olduğunun ispatlandığını, bu durumda davanın reddi gerekirken kısmen kabulünün hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden ise bozma sonrası alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda kişide tespit edilen ulnar tuzaklanma sendromunun (dirsek), kişinin yaptığı işten kaynaklandığı, mesleki olduğunun kabulünün gerektiği, hastalığın başlangıç tarihi olan 17.06.2016 tarihinden itibaren %10.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, meslek hastalığının başlangıç tarihinin İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 17.06.2016 tarihli raporu olduğu belirtildiği halde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken Kurum aleyhine kısmen kabul kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada meslek hastalığı olmadığının ve meslekte kazanma gücü kaybı bulunmadığının tespitine, birleşen davada maluliyet oranının tespitine ilişkindir. 1.İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı ...'da tespit edilen karpel tünel sendromu rahatsızlığının meslek hastalığı olmadığının tespitine yönelik talebin reddine, davalı ...'ın karpel tünel sendromu nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %0 olduğunun tespitine, birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de asıl dava yönünden kurulan hüküm yerinde olup, birleşen dava yönünden hüküm yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. 2.Bozma kararı sonrası alınan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 07.12.2023 tarih ve 3883 sayılı raporunda; ...’da tespit edilen her iki el bilek tuzaklanma sendromu hastalığının (karpal tünel sendromu) kişinin yaptığı işten kaynaklanan her iki elin tekrarlanan sebepten kullanımından kaynaklandığı; mesleki olduğu ancak maluliyet oranı tayini gerektirecek derecede fonksiyonel araz mevcut olmadığı, kişide tespit edilen ulnar tuzaklanma sendromunun (dirsek), kişinin yaptığı işten kaynaklandığı, mesleki olduğunun kabulü gerektiği; hastalığın başlangıç tarihi olan 17.06.2016 tarihinden itibaren %10.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Meslek hastalığının başlangıç tarihinin İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi'nin 17.06.2016 tarihli raporu olduğunun belirtilmesi karşısında, bu husus nazara alınmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.