Başvuru, işverenle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; işverenle güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 20/1/2006 tarihinden itibaren Türkiye Vakıflar Bankası Bahçelievler şubesinde en son şef olarak çalışmakta iken 12/8/2016 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespitine ve işe iadesine karar verilmesi talebiyle 8/9/2016 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde on bir yıldır aynı şubede çalıştığını ve son üç yılında şef olarak görev yaptığını, çalışma süresi boyunca başarılı şekilde terfi aldığını, uyarı ve disiplin cezasının bulunmadığını, buna rağmen hiçbir gerekçe olmaksızın işine son verildiğini ifade etmiştir. Bakırköy İş Mahkemesi (Mahkeme) 6/3/2017 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda, başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) finans desteği sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Bank Asyada 2014 yılının Ocak ayı sonrasında destek amacıyla hesap işlemleri olduğu belirtilmiştir. İşverenin bağlılığından şüphe duyduğu personeli çalıştırmak istememesinin işveren açısından geçerli neden oluşturduğu ifade edilmiştir. Karara karşı başvurucu 8/3/2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, Bank Asya hesabındaki paranın babası tarafından satılan evin parası olduğunu ve Bank Asyanın faizsiz bir kurum olması nedeniyle parayı söz konusu Bankaya yatırdığını, bir süre sonra parayı çekerek hesabını kapattığını, herhangi bir terör örgütüyle bağı olmadığını, hakkında hiçbir soruşturma ve kovuşturma bulunmadığını belirtmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 4/4/2018 tarihinde istinaf başvurusunu kabul ederek mahkeme kararının kaldırmış, delillerin toplanması ve davanın görülmesi için dosyayı Mahkemeye iade etmiştir. Kararda, başvurucu hakkında yürütülen savcılık soruşturmasının, ceza dosyasının, adli makamlardan sorulmak suretiyle gelen belgelerin değerlendirilerek ayrıca varsa tarafların tanıkları da dinlenerek karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkeme 17/1/2019 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda, başvurucunun FETÖ/PDY'ye finans desteği sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Bank Asyada 2014 yılının Ocak ayı sonrasında destek amacıyla hesap işlemleri olduğunun tespit edildiği, hesap hareketlerine ilişkin olarak banka kayıtlarının istendiği belirtilmiş, söz konusu kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucunda başvurucu açısından duyulan şüphenin geçerli nedene dayandığının, buna bağlı olarak işveren açısından başvurucu ile aralarındaki güven ilişkisinin bozulduğunun anlaşıldığı değerlendirmesine yer verilmiştir. Başvurucu karara karşı 15/2/2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde 8/3/2017 tarihli istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarladıktan sonra Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca yapılan araştırma sonucunda hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığını Mahkemenin öğrendiğini, bundan da anlaşılacağı üzere hiçbir terör örgütüyle bağlantısı bulunmadığını ifade etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 11/4/2019 tarihinde istinaf başvurusunu esastan kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar başvurucuya 29/5/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu karara karşı 27/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.