4. Hukuk Dairesi 2021/15817 E. , 2022/15313 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya…
**4. Hukuk Dairesi 2021/15817 E. , 2022/15313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf isteminin esastan reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; davacıların oğluna 07.01.2014 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, aracın bulunamadığını, savcılık soruşturmasının ise devam ettiğini, davalının 16.06.2015 tarihli yazısında görüleceği üzere destek tazminatı hesaplaması yapılmışsa da yeterli olmadığını, bu nedenle kabul etmediklerini, beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle taleplerini davacı ... için 106.376,73 TL, davacı ... için 101.468,09 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davacılara 26.176,00 TL teklif ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, hesaplanacak tazminatta arada fahiş fark olmaması halinde davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri için aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, vefat eden çocuğun kusurunun ve müterafık kusurunun belirlenmesi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, faiz talebine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulü ile davacı ... için 106.376,73 TL, davacı ... için 101.468,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının 09.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalının istinaf taleinin esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. Her anne ve babanın çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 15.01.2020 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda, desteğin kaza tarihinde 12 yaşında olduğu, anne ve babasına destek olacağı kabul edilmiş, ancak babadan yetiştirme gideri tenzil edilmiş ise de davacı anneden tenzil edilmemiştir. Oysa, 12 yaşındaki desteğin 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, davacı annenin de yetiştirme gideri yapacağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, davacı anneden yetiştirme gideri tenzil edilmemesi bozma nedenidir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.11.2022 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 4721 sayılı TMK’nun 185. madde hükmü gereğince, anne-baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı yasanın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır.” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir. Yetiştirme gideri indiriminin yapılabilmesi için davacının çalışan, geliri olan, desteğin yetiştirme giderlerini kısmen de olsa üstlenmiş olan kişilerden olması gerekmektedir. Dosya kapsamında davacı annenin çalıştığına dair bir iddia ve delil bulunmayıp davacı anne bakımından hesaplanan tazminattan yetiştirme giderinin indirilmemesi yerinde olmakla Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.