Başvuru, yurt dışında mukim olan şirketin Türkiye de yaptığı yatırımlar nedeniyle yararlandığı yatırım indirimi tutarları üzerinden uluslararası ikili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına aykırı olarak fazladan gelir vergisi kesintisi yapılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yurt dışında mukim olan şirketin Türkiye'de yaptığı yatırımlar nedeniyle yararlandığı yatırım indirimi tutarları üzerinden uluslararası ikili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına aykırı olarak fazladan gelir vergisi kesintisi yapılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 30/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından 2015/12768, 2015/12769, 2015/13798 ve 2015/13799 numaralı bireysel başvuru dosyalarının aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2015/12767 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine ve incelemenin 2015/12767 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, bu aşamada başvuru hakkında bir görüş bildirilmeyeceğini ifade etmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Şirket Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) mukim olup Türkiye'de kurulan Ford Otomotiv Sanayi Anonim Şirketinin (Ford Otomotiv) %41,04 oranında ortağıdır. Ford Otomotiv 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 vergilendirme döneminde 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici maddesi hükmüne istinaden yatırım indiriminden yararlanmış; bu indirim üzerinden tevkifat yoluyla %19,8oranında gelir vergisi ödemiştir. İzleyen vergilendirme dönemlerinde Ford Otomotivin söz konusu vergilendirme dönemi kârları ortaklara dağıtılmıştır. Başvurucu tarafından, ABD ile Türkiye arasında imzalanan 28/3/1996 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükûmeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması (ÇVÖA) ve bu tür anlaşmalara ilişkin 1 seri No.lu ÇVÖA Genel Tebliği (Genel Tebliğ) hükümleri gereği, ÇVÖA'nın maddesinde belirtilen %15 oranını aşan tevkifat tutarına ilişkin sırasıyla 935,71 TL, 926,61 TL, 845,64 TL, 584,84 TL ve 007,58 TL farkın iadesi istemiyle Ford Otomotivin bağlı bulunduğu vergi dairesine 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca düzeltme başvurularında bulunulmuştur. Düzeltme istemlerinin zımnen reddi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığına şikâyet başvurularında bulunulmuş ve bu başvurular da zımnen reddedilmiştir. Düzeltme ve şikâyet başvurularının reddine ilişkin işlemlerin iptali talebiyle başvurucu tarafından İstanbul ve Vergi Mahkemelerinde (Mahkemeler) davalar açılmıştır. Dava dilekçelerinde, ÇVÖA'nın maddesi uyarınca ortaklara dağıtılan kâr payının %15 oranında vergilendirilmesi gerektiği ileri sürülmüş ve bu oranı aşan mezkur tutarların iadesine karar verilmesi istenmiştir. Mahkemelerin 17/7/2010, 20/7/2011 ve 29/9/2014 tarihli kararlarıyla davalar kabul edilmiştir. Kararların gerekçelerinde 193 sayılı Kanun'un maddesi kapsamındaki menkul sermaye iratlarının aynı zamanda temettü olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemelere göre ABD'de mukim davacı şirketin %41,04 oranında ortağı olduğu Ford Otomotiv ilgili vergilendirme dönemlerinde yararlandığı yatırım indirimi tutarlarının başvurucu şirkete dağıtılması sırasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması hükümlerine göre %15 oranında tevkifata tabi tutulması gerekirken, yine geçici madde gereğince %19,8 oranında tevkifata tabi tutulmasında ve buna ilişkin olarak yapılan düzeltme şikâyet başvurusunun reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Başvurucunun Mahkeme kararlarına yönelik temyiz istemleri, Danıştay Dördüncü Dairesinin (Dördüncü Daire) 12/4/2013 tarihli kararlarıyla kabul edilmiş ve ilk derece mahkemelerinin kararları bozulmuştur. Kararların gerekçelerinde gelir vergisinde vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmesi olduğundan, yatırım indiriminden yapılan stopajın, sadece geçmişte kar payı üzerinden yapılacak tevkifatlarla aynı Kanun maddesinde düzenlenmesinden hareketle temettü vergilemesi olarak kabul edilemeyeceği gerçeğine işaret edilmiştir. Dördüncü Daireye göre anlaşma uyarınca bir temettüden bahsedilebilmesi için maddede belirtilen kaynaklardan bir gelirin elde edilmiş olması gerekmektedir. Dördüncü Daire somut olayda ise dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın henüz kurum bünyesindeyken vergilendirilen yatırım indirimi tutarının davacının elde ettiği kar payı geliri niteliğinde olmadığını ifade etmiştir. Dördüncü Daireye göre 193 sayılı Kanun'un geçici maddesinde yer alan, geçici madde kapsamında tevkifata tabi tutulmuş kazançlarının dağıtımı hâlinde madde uyarınca tevkifat yapılmayacağına ilişkin hüküm, dağıtılmakla ortağın geliri hâline gelen ancak daha önce kurum bünyesinde vergilendirilmiş olan tutarın mükerrer olarak vergilenmesinin önüne geçilmesine yönelik bir düzenlemedir. Dördüncü Daire yatırım indiriminden yapılan stopajın kâr payı vergilemesi olarak kabul edilmesi hâlinde, kâr dağıtımı yapılmasa bile yatırım indiriminden yapılacak tevkifatın yabancı ortağın hissesine isabet eden kısmının çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında öngörülen oranda, fazlaya ilişkin kısmının ise %19,8 oranında yapılması gerektiğine işaret etmiştir. Dördüncü Daireye göre, indirimden yararlanan kurum tarafından yatırım indirimi stopajının tamamının %19,8 üzerinden yapılması hâlinde, yabancı ortağın hissesine isabet eden kısım üzerinden hesaplanacak tutarın indirimden yararlanan ve kâr dağıtımında bulunmayan kuruma iadesi gerekir ki, bu durum da Geçici maddenin amacıyla bağdaşmamaktadır. Dördüncü Daire sonuç olarak temettü vergilemesi niteliğinde olmayan, yatırım indirimi üzerinden yapılan tevkifatın çifte vergilendirme anlaşmasıyla temettüden alınan vergiler için belirlenmiş olan %15'in üzerinde kalan kısmının iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatini açıklamıştır Başvurucunun karar düzeltme talepleri, Dördüncü Dairenin 26/5/2014 tarihli kararları ile reddedilmiştir. Bu defa Mahkemelerin 12/9/2014 ve 29/9/2014 tarihli kararlarıyla bozma gerekçeleri doğrultusunda davalar reddedilmiştir. Başvurucunun Mahkeme kararlarına yönelik temyiz istemleri, Dördüncü Dairenin 11/6/2015 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Bu kararlar, başvurucuya 13/7/2015 ve 23/7/2015 tarihlerinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/7/2015 tarihinde bireysel başvurularda bulunmuştur. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Ford Motor Company, B. No: 2014/13518, 26/10/2017, §§ 21-