7. Ceza Dairesi 2023/11769 E. , 2023/10720 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/161 E., 2020/702 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği te…
**7. Ceza Dairesi 2023/11769 E. , 2023/10720 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/161 E., 2020/702 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.03.2012 tarihli ve 2012/45 Esas, 2012/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 500, 00 TL adlî para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.03.2012 tarihli ve 2012/45 Esas, 2012/74 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 30.12.2013 tarihli ve 2013/1421 Esas, 2013/1414 Karar sayılı ilâmıyla; mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.01.2015 tarihli ve 2014/300 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 22.07.2015 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.07.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 14.05.2019 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/318 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.01.2015 tarihli ve 2014/300 Esas, 2015/14 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın asta müessir fiil suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 117 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 360,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; nöbet talimatına uygun davrandığına, tanıkların sadece duyumlarıyla ifade verdiklerine, mağdura darp raporunu kendisinin aldırdığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, olay tarihinde Nöbetçi Amiri olduğu, saat 20.30 sıralarında kantin bölgesine gittiği, kantinin kapalı olduğunu ve orada bulunan askerlerin kantinden alış veriş yapmak istediklerini görmesi üzerine, kantin sorumlusu ...’i çağırtarak kantini açtırdığı ve bu bölgeden ayrıldığı, daha sonra saat 21.45 sıralarında yeniden kantine gittiğinde temiz olmadığını görerek, kantin sorumlusunu çağırttığı ve kantini neden temizlemediğini sorduğu, mağdurun kantin temizliğinin sabahları mıntıka görevlileri tarafından yapıldığını beyan ettiği, bunun üzerine taraflar arasında kantinin temizlenmesi konusunda sözlü şekilde tartışma çıktığı, tartışma esnasında sanığın elinde bulunan kağıtlar ile mağdurun yüzüne vurduğu, mağdurun buranın sorumlusu ben değilim şeklindeki yanıtı üzerine, sanığın sinirlenerek, iki eliyle mağduru göğüs kısmına baskı yapmak suretiyle duvara iteklediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanığın aşamalardaki savunmaları dosyada mevcuttur. 3.Usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar ..., ..., ..., ... ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 4.Erzurum Mareşal Çakmak ... Hastanesinin 06.05.2010 tarihli ve 106 sayılı mağdur ... adına düzenlediği genel adli muayene raporu dosya arasındadır. 5.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunana diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/318 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, müessir fiil suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un ve 1632 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri incelendiğinde, müessir fiil sonucunu doğuran hareketlerin esas olarak bedene yönelik olan ve bedene tesir eden hareketler olduğu görülmektedir. 2.Tanıklar, mağdur ve sanığın aşamalardaki beyanları göz önüne alındığında; sanığın mağdurun yüzüne kağıtla vurmak ve göğsünden tutup duvara ... ittirmek şeklindeki eylemleri ika ettiği kabul edilerek, asta müessir fiil suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının ardından, 18 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/161 Esas, 2020/702 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.