Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/577 E. , 2024/1179 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/577 Karar No : 2024/1179 DAVACILAR: 1- … 2- … VEKİLİ: Av. … DAVALILAR: 1- … Bakanlığı 2- … Belediye Başkanlığı İSTEMİN ÖZETİ: 6306 sayılı Yasa gereğince yapılan arsa payı satış işlemi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/577 E. , 2024/1179 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/577 Karar No : 2024/1179 DAVACILAR: 1- … 2- … VEKİLİ: Av. … DAVALILAR: 1- … Bakanlığı 2- … Belediye Başkanlığı İSTEMİN ÖZETİ: 6306 sayılı Yasa gereğince yapılan arsa payı satış işlemi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istenilmiştir. DAVACILARIN İDDİALARI: Davacıların İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan ve riskli yapı kararı verilen binada 10/324 oranında arsa payı sahibi olduğu, taşınmaz hakkında riskli yapı kararı verilmesi sonrası kendilerine haber verilmeksizin toplanan kat malikleri kurulunda alınan karar gereğince, 6306 sayılı Yasa gereğince ancak usulsüz bir şekilde maliki bulundukları arsa paylarının satışının talep edildiği, bu satış işleminin ve dayanağı 6306 sayılı Kanunun 6/1 maddesinde yer almayıp da Uygulama Yönetmeliğinin 15/2 maddesine sonradan eklenen "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin Anayasanın temel ilkelerine açıkça aykırı olduğu gibi 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun toplantı usul ve koşullarını düzenleyen hükümleri ile ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun paylı mülkiyete ilişkin hükümlerine de aykırı olduğu iddia edilerek, maliki oldukları arsa paylarının satışına ilişkin işlem ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istenilmiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Satış işlemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, düzenleyici işlem yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacıların bağımsız bölüm maliki olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi üzerine, kat malikleri kurulu kararına katılmayan davacıların arsa paylarının satışına ilişkin işlem ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın satış işlemine ilişkin kısmının incelenmesinde; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde; dava dilekçelerinin dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan işleme karşı açılan davalarda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Gerek Danıştay içtihatlarında gerekse doktrinde idarenin tek yanlı ve kamu gücüne dayalı olarak tesis ettiği ve icrai nitelik taşıyan işlemler, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir işlem olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle, kesin ve yürütülmesi zorunlu, idari davaya konu olabilecek işlemler, idarenin kamu gücüne dayanarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir deyişle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir. Davacıların maliki olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan bina hakkında 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı kararı verilmesi sonucu, davacıların katılmadığı 06/08/2023 tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısında binanın yıkılıp yeniden yapılmasına dair kararlar alındığı, toplantıda alınan kararlara 15 gün içinde iştirak edilmesi aksi takdirde arsa payının satışa çıkarılacağına ilişkin davacılara Kadıköy 34. Noterliğinin 08/08/2023 tarihli ihtarnamesinin gönderildiği, ancak davacıların alınan karara iştirak etmemesi üzerine diğer arsa payı malikleri tarafından 25/08/2023 tarihinde davacıların arsa payının satışının davalı Kadıköy Belediye Başkanlığından istenildiği; Bunun üzerine, davacılar tarafından 12/09/2023 tarihinde Kadıköy Belediye Başkanlığına başvurularak, hisse satış işlemlerinin durdurulmasının talep edilmesi üzerine Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısında; davacıların hisselerinin tapu kayıtları üzerinde Kadıköy 1. Aile Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin olması nedeniyle Mahkemesine görüş sorulduğu, görüş doğrultusunda uygulamaya devam edileceğinin bildirildiği; Davacıların başvurusu üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarihli ve E:… D.İş, K:… sayılı kararı ile davacılara ait anılan hissenin satış ve devir işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, davacılar tarafından bu kararla birlikte 20/10/2023 tarihinde tekrar başvurularak, yeniden hisse satış işlemlerinin durdurulmasının talep edilmesi üzerine, Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında; arsa payı hisselerinin tapu kayıtlarına ... Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının tedbir şerhinin işlendiği ve bu karar doğrultusunda satış işlemlerinin durdurulduğu, öte yandan, hisselerinin tapu kayıtları üzerinde ... Aile Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin olması nedeniyle Mahkemesine görüş sorulduğu, ancak Mahkeme görüşünün henüz ulaşmaması nedeniyle satışa yönelik işlem yapılamadığının bildirildiği; Davacıların arsa paylarının satışına ilişkin işlem ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasındaki "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin iptali istemiyle 07/11/2023 tarihinde açılan davada ise Dairemizin 21/12/2023 tarih ve E:2023/13769, K:2023/7192 sayılı kararıyla; iptali istenilen dava konusu Yönetmelik hükmünün yanı sıra yine bu Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen arsa payı satış işleminin de dava dilekçesine eklenmesi (belirtilmesi) suretiyle düzenlenecek dava dilekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun olarak yeniden dava açılmasının gerektiği belirtilerek dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine, 14/02/2024 tarihli dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı görülmüştür. Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacıların arsa payının satışına ilişkin idari işlemin hangi idare tarafından yapılacağı/yapıldığı ile tarih ve sayısının yine belirtilmediği (idari işlemin dava dilekçesine eklenmediği) anlaşılmaktadır. Bu durumda; Kadıköy Belediye Başkanlığı tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının tedbir şerhinin davacıların arsa payının tapu kaydına işlendiği ve bu karar doğrultusunda satış işlemlerinin durdurulduğu, öte yandan, davacılar hissesinin tapu kayıtları üzerinde Kadıköy 1. Aile Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin olması nedeniyle Mahkemesine görüş sorulduğu, ancak Mahkeme görüşünün henüz ulaşmaması nedeniyle satışa yönelik işlem yapılamadığı yolundaki beyanları ile dilekçe ret kararı üzerine sunulan dava dilekçesinde davacıların arsa payının satışına ilişkin idari işlemin hangi idare tarafından yapılacağı/yapıldığı ile tarih ve sayısının yine belirtilmediği (idari işlemin dava dilekçesine eklenmediği) hususları dikkate alındığında, davacıların arsa payının satışına ilişkin sürecin başladığı, ancak satışın yapılmasına yönelik henüz bir işlem tesis edilmediği anlaşılmaktadır. Davacıların beyanlarından; ilerleyen süreçte oluşabilecek ve telafisi mümkün olmayan zararın önlenmesi amacıyla henüz gerçekleşmemiş, ancak gerçekleşmesi muhtemel satış işleminin iptalinin hedeflendiğinin anlaşıldığı, ancak henüz hukuk aleminde meydana gelmemiş bir işlemin iptalinin istenilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu durumda; ortada yargılamaya konu edilebilecek herhangi bir satış işleminin bulunmaması nedeniyle, uygulama (satış) işlemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davanın düzenleyici işleme (Yönetmelik hükmü) ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, hüküm altına alınmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü uyarınca düzenleyici işlemlere karşı iki ayrı yol izlenerek dava açma imkanı tanınmıştır. Buna göre, düzenleyici işlemin ilanı üzerine dava açılabileceği gibi, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine de, uygulama işleminin tebliğ tarihinden itibaren düzenleyici işleme veya düzenleyici işlemle birlikte uygulama işlemine karşı dava açılabilecektir. Bu şekilde, düzenleyici işlemin ilanı üzerine düzenleyici işleme karşı dava açmamış bulunan ilgililere, dava konusu edebilecekleri bir uygulama işleminin varlığına bağlı olarak, düzenleyici işleme karşı da dava açma imkanının sağlanması amaçlanmıştır. Olayda ise; iptali istenilen 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 15. maddesinin 2. fıkrasına eklenen "toplantı yapılması gerekmeksizin ve herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın" ibaresinin 06/01/2023 tarihli ve 32065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu hükmün iptali için yayım tarihini izleyen günden itibaren süresinde dava açılmadığına göre, yalnızca söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu işlemin tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde uygulama veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği, ancak yukarıda açıklandığı üzere ortada bir uygulama işlemi bulunmamaktadır. Bu durumda; dava konusu düzenleyici işleme karşı (koşulları varsa) Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih olan 06/01/2023 tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 07/11/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Uygulama (satış) işlemi yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Düzenleyici işlem (Yönetmelik hükmü) yönünden ise DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 3. Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta gideri avansından artan tutar ile … TL yürütmenin durdurulması harcının kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/02/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.